Kategori: Blog

  • Adi Ortaklığın Feshi ve Tasfiyesi Dava Dilekçesi

    Adi Ortaklığın Feshi ve Tasfiyesi Dava Dilekçesi

    Türk Borçlar Kanunu’nun 620. ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca ulaşmak üzere birleştirdikleri, tüzel kişiliği bulunmayan en temel ortaklık yapısıdır. Ancak ortaklar arasındaki güven ilişkisinin zedelenmesi, ortaklık amacının gerçekleşmesinin imkansız hale gelmesi veya bir ortağın haklı sebeple ayrılmak istemesi durumunda ortaklığın sona erdirilmesi gerekir. Adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi istemi dilekçesi, bu süreci yargıya taşıyarak ortaklık malvarlığının (ortaklık aktiflerinin) tespiti, borçların ödenmesi ve kalan net tutarın ortaklar arasında paylaştırılmasını sağlayan temel hukuki yoldur.

    Adi ortaklığın tasfiyesi, kural olarak tüm ortakların katılımıyla gerçekleştirilir; ancak ortaklar arasında mutabakat sağlanamazsa mahkemece bir veya birkaç tasfiye memuru atanarak süreç yönetilir. Dilekçede; ortaklığın kuruluş tarihi, sermaye oranları, fesih nedenleri ve tasfiyeye konu olan malvarlığı kalemleri (nakit para, taşınır/taşınmaz mallar, haklar) detaylandırılmalıdır. Özellikle ortaklık süresince elde edilen kâr ve zararın paylaşımı ile ortakların ortaklığa getirdikleri sermaye paylarının iadesi talepleri, yasal faizleriyle birlikte formüle edilmelidir. Tasfiye davası, ortaklığın mali geçmişinin incelenmesini gerektiren teknik bir dava olduğu için, delillerin (defterler, banka kayıtları, şahit beyanları) dilekçeye eksiksiz eklenmesi davanın süresini doğrudan etkiler.

    Adi Ortaklığın Feshi ve Tasfiyesi İstemi Dilekçesi Örneği

     

    ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

    DAVACI                                                     :

    VEKİLİ                                                     :

    DAVALI                                                   :

    ADRESİ                                                   :

    KONU                                                      : Adi Ortaklığın feshi ve tasfiyesi isteminden ibarettir.

    AÇIKLAMALAR                                   :

    1- Müvekkilimin murisi dava dışı … … ile davalı … … arasında …/…/… tarihinde inşaat alanında faaliyet göstermek üzere bir adi ortaklık sözleşmesi kurulmuştur. (EK – 1)

    2- Ortaklık sermayesinin  toplamı … TL’dir.  Bunun … TL. si müvekkilimin murisi tarafından getirilmiş, davalı ise ortaklığa … TL. sermaye koymuştur. Ayrıca müvekkilimin murisi … …, karşılıksız olarak kendine ait iki ayrı taşınmazını ortaklığa tahsis ve bu iki taşınmazdan biri üzerinde davalı yararına … yıl süre ile irtifak hakkı tesis etmiştir.

    3- Müvekkilin murisinin …/…/… tarihinde vefat etmesi üzerine (EK – 2) müvekkil ile davalı adi ortaklığın devamı ve davalının idareci ortak olması hususunda anlaşmışlardır. Bu anlaşmanın üzerinden … yıl geçmiş olmasına rağmen davalı kar payı ödememiş, …/…/… tarih ve … yevmiye nolu ihtarlar (EK – 3) da davalı tarafından yanıtsız bırakılmıştır. İdareci ortak olan davalı, müvekkilime işlerin gidişatıyla ilgili hesap vermemekte, talebimize rağmen kar payı ödememekte, görev ve sorumluluklarını yerine getirmemektedir.

    4- 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 639. maddesinde belirtilen haklı sebep müvekkilim ve davalının ortakları olduğu şirket açısından gerçekleşmiş bulunmaktadır. Bu nedenle taraflar arasında kurulu bulunan adi ortaklığın mahkemenizce haklı sebebe dayalı olarak feshi ve ortaklık mallarının tasfiyesi için mahkemenize başvurmak zorunluluğu doğmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER                : 6098 S. K. m. 620 – 639. maddeler

    HUKUKİ DELİLLER                  :

    1-) Ortaklık sözleşmesi,

    2-) Nüfus Kaydı

    3-) İhtarname suretleri,

    4-) Bilirkişi İncelemesi

    SONUÇ VE İSTEM                     : Yukarıda açıklanan  nedenlerden dolayı müvekkilim ile davalı arasında mevcut olan adi ortaklığın haklı nedenlerle feshine, …-… yıllarına ait kar paylarına  her yıl için ayrı ayrı % … reeskont faiz işletilerek hesaplanacak miktarın davalıdan alınarak müvekkile verilmesine ve feshedilen adi ortaklığın mahkemenizce tasfiye edilmesine ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz.

    EKLER                                      :

    1-) Ortaklık sözleşmesi,

    2-) Nüfus Kaydı

    3-) İhtarname suretleri,

    4-) Bir adet onaylı vekaletname örneği

    Davacı Vekili

    Av.

     

  • Taşkın Haczin Kaldırılması Talebi Dilekçesi

    Taşkın Haczin Kaldırılması Talebi Dilekçesi

    İcra ve İflas Kanunu’nun 85. maddesi uyarınca, borçlunun malvarlığına haciz konulurken “borcun karşılanmasına yetecek miktarda” malın haczedilmesi esastır. Alacak miktarının çok üzerinde bir değerin haczedilmesi, hukuk sistemimizde taşkın haciz olarak adlandırılır ve mülkiyet hakkının ölçüsüz bir şekilde kısıtlanması anlamına gelir. Taşkın haczin kaldırılması dilekçesi, borçlunun mevcut borcunu fazlasıyla karşılayan hacizlerin, yasal sınırlara çekilmesi ve ihtiyaç fazlası kısıtlamaların sonlandırılması amacıyla icra dairesine veya şikayet yoluyla icra mahkemesine sunulan başvurudur.

    Taşkın haciz durumunda, icra müdürü dürüstlük ve ölçülülük ilkeleri gereği borçlunun yaşamını veya ticari faaliyetini imkansız kılacak hacizlerden kaçınmalıdır. Örneğin; 50.000 TL’lik bir borç için borçlunun hem maaşına, hem banka hesaplarına hem de piyasa değeri 1.000.000 TL olan aracına aynı anda haciz konulması bariz bir taşkın haciz örneğidir. Dilekçede; takibe konu asıl alacak, ferileri ve masraflar hesaplanmalı; mevcut hacizlerin toplam değerinin bu miktarı ne kadar aştığı somut verilerle (kasko değer listesi, banka bloke tutarları vb.) ortaya konulmalıdır. İcra dairesi bu talebi reddederse, işlem öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde İcra Hukuk Mahkemesi’ne şikayet yoluna başvurulması gerekir.

    Taşkın Haczin Kaldırılması Dilekçesi Örneği

     

    ….. NÖBETÇİ İCRA HAKİMLİĞİ’NE,

    ŞİKAYET EDEN
    (BORÇLU) : VEKİLİ :
    KARŞI TARAF : … 1. İcra Müdürlüğü
    KONU : ….. 1. İcra Müdürlüğü’nün 2013/…. E. Sayılı dosyası nezdindeki Taşkın Hacze İtiraz. AÇIKLAMALAR :
    1. …… …. MAHKEMESİ’NİN 2010/…. E. , 2012/… K. SAYI VE 20.04.2012 TARİHLİ KARARI KESİNLEŞMİŞ VE ….. 1. İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN 2013/…. E.SAYILI DOSYASIYLA İLAMLI İCRAYA KONU EDİLMİŞTİR.
    Bahsi geçen ilamın konusu, Müvekkilim ….. ile …. ın boşanma davası sonucunda müvekkilim aleyhine 75.000-TL maddi-manevi tazminat ödemesine hükmedilmesidir.
    Müvekkilim bu tutarı ödeyecek miktarda nakit paraya sahip olmadığından borcu ödeyememiştir. Ancak bu bedeli ödeyebilmek için, ….’te bulunan taşınmazlarından birini satmaya çalışmıştır.

    1. Müvekkilim borcu ödemek için taşınmazını satmaya uğraşırken, eski eşi …… bu defa da müvekkilime karşı ….. Mahkemesinin 2012/…. E. no.su ile KATKI PAYI ALACAĞI DAVASI açmıştır ve bu dosya üzerinden müvekkilimin adına kayıtlı bulunan toplam 5 adet taşınmazın hepsine birden İHTİYATİ TEDBİR konulmuştur.
      Müvekkilim, gayrimenkullerinin üzerinde tedbir varken hiçbir daireyi satamamış ve bu süreç yine uzamıştır.
    2. Müvekkilim, ….. İli, ….. İlçesi, ….. Mevkiinde ….Parselde kayıtlı, …Cilt ve …. sayfa no ile kayıtlı … KATTA BULUNAN … NO.LU BAĞIMSIZ BÖLÜMDE kayıtlı dairesine alıcı bulmuştur. Bunun üzerine, …..Mahkemesi Hakimliği’ne 16.01.2014 tarihinde tedbirin kaldırılması talebimizi içeren dilekçemizi sunmuştuk (EK-3) ve bu talebimiz kabul edilerek TEDBİRİN KALDIRILMASINA KARAR VERİLMİŞTİR (EK-4) Mahkemece 24.01.2014 tarihinde …. Tapu Sicil Müdürlüğü’ne yazılan TEDBİRİN KALDIRILMASI hususundaki yazı ile de bahsi geçen taşınmaz üzerindeki TEDBİR KALDIRILMIŞTIR (EK-5)
    3. Anılan dosya nezdinde, TAKİP ALACAKLISI VEKİLİ, HÜKMÜN İCRAEN YERİNE GETİRİLMESİNİ TEMİNEN TEMİNAT MAHİYETİNDE MÜVEKKİLİN MALLARINA HACİZ KONULMASINI TALEP ETMİŞTİR.
      Sayın mahkemenizce tetkik edildiğinde görüleceği üzere, müvekkilin tüm taşınmazları haczedilmiştir.
      ….1. İcra Müdürlüğü’nün 2013/…. E. Sayılı haciz yazıları ile ….-TL bedel ile alacaklı …. lehine, müvekkilimin tüm mal varlığına haciz işlenmiştir. Takyidatlı tapu kayıtları ektedir. (EK-6)
      5. HACZEDİLEN TAŞINMAZLARIN KIYMET TAKDİRİ YAPILMAMIŞTIR.
      Müvekkile ait 5 adet taşınmazın her birinin RAYİÇ BEDELİNİN ….-TL olduğunu gösteren 27.01.2014 tarihli belge işbu dilekçemiz ekindedir(EK-7)
      Ayrıca müvekkile ait taşınmazların yaklaşık değerleri, yüzölçümü olarak aynı niteliklere sahip ve aynı mevkiide bulunan benzer taşınmazların satılık ilanlarından görüleceği üzere 200.000-TL ile 300.000-TL arasındadır. Hürriyet Emlak, Milliyet Emlak ve Sahibinden.com internet sitelerinden alınan güncel satılık emlak ilanlarını işbu dilekçemiz ekinde sunuyoruz (EK-8)
      6. ASIL ALACAĞI, FER’İLERİ VE TAKİP GİDERLERİNİ AŞAN ÖLÇÜDE HACİZ YAPILMIŞTIR. BU DURUM İİK 85/I’E VE YARGITAY İÇTİHATLARINA AYKIRIDIR. Şöyle ki;
      YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ 2000/3575 E. 2000/3801 K. ve 15.05.2000 tarihli kararında “…..HACZİ MÜMKÜN TAŞINMAZLAR AÇISINDAN DEĞER TESPİTİ YAPARAK, ALACAK MİKTARINI KARŞILAYACAK TAŞINMAZLARI BELİRLEMEK VE FAZLA HACİZLERİ KALDIRMAK GEREKİR….” demektedir.
      Ve yine Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; “İCRA MEMURUNUN, TAKİP KONUSU ALACAK VE TAKİP MASRAFLARINI KARŞILAYACAK MİKTARDAN FAZLA MAL HACİZ ETMEMESİ GEREKİR”, demektedir.

    Ayrıca yine Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, “HACZEDİLMİŞ OLAN TAŞINMAZIN SATIŞ BEDELİNİN BORCU KARŞILAMAYACAĞI ANLAŞILMADIKÇA BORÇLUNUN DİĞER TAŞINMAZLARINA MÜRACAAT EDİLMEYECE DURUMU SÖZ KONUSUDUR”. denmektedir.
    7. Hiçbir kıymet takdiri yapılmadan, ….. 1. İcra Müdürlüğü’nün 2013/…. E. Sayılı dosyasında, müvekkilimin tüm taşınmaz malları üzerine İİK 85/I’e aykırı olarak konulan taşkın haciz işleminden dolayı işbu şikayet davasının açılması zorunluluğumuz doğmuştur.
    AÇIKLAMAYA ÇALIŞTIĞIMIZ TÜM SEBEPLERDEN DOLAYI, SAYIN MAHKEMENİZCE TAŞKIN HACİZLERİN KALDIRILMASI YÖNÜNDE KARAR VERİLMESİ HALİNDE ÖNCELİKLE yukarıda izah etmeye çalıştığımız durumu dikkate alarak, iş bu dilekçenin ekinde yer alan …..İli, ….İlçesi, ….Mevkiinde ….Parselde kayıtlı, …Cilt ve ….sayfa no ile kayıtlı … KATTA BULUNAN …NO.LU BAĞIMSIZ BÖLÜM ÜZERİNDEKİ HACZİN KALDIRILMASINI talep ederiz.

    HUKUKİ SEBEPLER : İİK. m. 16 vd. ve ilgili maddeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili sair mevzuat.
    DELİLLER :
    1. …..Mahkemesi’nin 2010/… E. , 2012/…K. sayılı kararı

    1. …. 1. İcra Müdürlüğü’nün 2013/… E. Sayılı takip dosyası
    2. …. Mahkemesi’ne 16.01.2013 tarihinde verdiğimiz Tedbirin kaldırılması talepli dilekçemiz (EK-3)
    3. …. Mahkemesi’nin 2012/…. E. Sayılı dosyası üzerinde TEDBİRİN KALDIRILMASINA ilişkin kararı (EK-4)
    4. Müvekkilin adına kayıtlı … taşınmaz üzerindeki tedbirin kaldırılmış olduğunu gösteren 31.01.2014 tarihli takyidatlı tapu kaydı (EK-5)
    5. Takyidatlı tapu kayıtları (EK-6)
    6. Müvekkile ait 5 adet taşınmazın her birinin RAYİÇ BEDELİNİN ….-TL olduğunu gösteren 27.01.2014 tarihli belge (EK-7)
    7. Bahsi geçen taşınmazlar ile benzer özelliklere sahip taşınmazların değerinin 200.000-TL ile 300.000-TL arasında olduğunu gösteren Hürriyet Emlak, Milliyet Emlak ve Sahibinden.com internet sitelerinden alınan güncel satılık emlak ilanları (EK-8)
    8. Yargıtay kararları
    9. Keşif ve bilirkişi
    10. Karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil ikame etme hakkımız saklı kalmak kaydıyla ve gerektiğinde her türlü yasal deliller.

    SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığımız ve sayın mahkemenizce de re’sen dikkate alınacak sebepler doğrultusunda;
    1) Davamızın kabulü ile ….İli, …. İlçesi, … Mevkiinde ….Parselde kayıtlı, …. Cilt ve …. sayfa no ile kayıtlı … KATTA BULUNAN …. NO.LU BAĞIMSIZ BÖLÜM ÜZERİNDEKİ TAŞKIN HACZİN KALDIRILMASINA KARAR VERİLMESİNİ,
    2) Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. …..2014

    Şikayet Eden
    …..
    Vekili Av………

     

  • Sebepsiz Zenginleşme Nedeniyle Alacak Davası Dilekçesi

    Sebepsiz Zenginleşme Nedeniyle Alacak Davası Dilekçesi

    Hukuk sistemimizde sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin malvarlığının, haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığı aleyhine çoğalması durumunu ifade eder. Türk Borçlar Kanunu’nun 77. ve devamı maddelerinde düzenlenen bu müessese; sözleşme veya haksız fiil gibi bir hukuki dayanağın bulunmadığı durumlarda ortaya çıkan adaletsiz mali kaymaların giderilmesini amaçlar. Sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak davası dilekçesi, malvarlığında azalma meydana gelen tarafın, karşı tarafa geçen ekonomik değerlerin (para, mal veya hizmet) yasal faiziyle birlikte iadesini talep ettiği temel hukuki belgedir.

    Bu davanın açılabilmesi için dört temel şartın bir arada bulunması gerekir: Bir tarafın zenginleşmesi, diğer tarafın fakirleşmesi, zenginleşme ile fakirleşme arasında illiyet bağı (neden-sonuç ilişkisi) ve bu durumun haklı bir sebebe dayanmaması. Dilekçede; ödemenin sehven yapıldığı, geçersiz bir sözleşmeye dayanarak mal teslim edildiği veya borç olmayan bir paranın ödendiği gibi vakıalar somut delillerle (banka dekontları, yazışmalar, bilirkişi raporları) ortaya konulmalıdır. Sebepsiz zenginleşme davası, alacaklının geri isteme hakkını öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

    Aşağıda, haksız şekilde karşı tarafa geçen malvarlığı değerlerinin iadesini sağlamak amacıyla hazırlanan, teknik kriterlere uygun sebepsiz zenginleşme davası dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Sebepsiz Zenginleşme Nedeniyle Alacak Davası Dilekçesi Örneği

     

    … NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

    DAVACI               :

    VEKİLLERİ          :

    DAVALILAR                   :

     

    KONU                   :… Yılı Ocak ayında satın alınan … plakalı … model

     .. renkli .. marka aracın davacı adına

     tescil edilmesi, aksi halde satış bedeli olan …-TL’nin

     davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya

     verilmesi talebidir.

    Harca Esas Değer : …-TL (Arabanın alış bedeli)

                                                                       

    AÇIKLAMALAR

    Ekli vekâletname uyarınca davacı vekilleri bulunmaktayız.

    Davacı, 2.. yılı Ocak ayında eski eşi .. ile birlikte .. Galeri adlı iş yerinden .. vasıtası ile …isimli şahısla aralarında yapmış oldukları oto satış sözleşmesi ile .. .. plakalı .. model gümüş ..renkli .. marka aracı …-TL peşin …-TL’lik 2 adet çek vererek toplam …,00-TL bedelle haricen satın almıştır. Aynı anda araba kendisine fiilen teslim edilmiş ve zilyetliğini de devralmıştır.

    Vekil eden, aracın alınmasında aracılık eden (eski)eşi .. tanıdığı .. “aracın ruhsat devrini istediğin zaman alabilirsin bir problem çıkmaz” demesi ve bu kişiye duydukları güven nedeniyle ruhsatı kendi üzerine hemen almamış arabayı kendinin olduğu düşüncesi ile kullanmaya başlamıştır.

    Vekil eden satışa konu … plakalı aracı sahibi/yetkilisi olduğu … Haber isimli işyerinin işleri için de kullanmakta iken ve söz konusu araç işyerinin önünde beklerken …04.2007 tarihinde yakalanarak otoparka çekilmiştir.

    Bu olaylar üzerine yapılan araştırmada …’nun  …r’a olan …10.2005 Tanzim tarihli, ..11.2005 Vade tarihli …,00-TL bedelli senet borcundan dolayı ..a …İcra Müdürlüğü 2007/.. E sayılı dosyasından yapılan icra takibi ile araç kaydına konan haciz nedeniyle yakalandığı öğrenilmiştir.

    Vekil eden davacı söz konusu aracın bedelini ödeyerek satın almış ve aynı anda araç kendisine fiilen teslim edilmiş ve zilyetliğini de devralmıştır. Fakat iyi niyetli kendisinin olduğu düşüncesi ile yaklaşık 2-2,5 yıldır kullandığı aracın .. adına kayıtlı olması nedeniyle ve bu kişilerin satıştan çok sonra muvazaalı bir şekilde icra takibi yaparak (icra takibine konu senedin vade tarihi …11.2005 olmasına rağmen icra takibinin …01.2007 tarihinde başlatılması) aracın otoparka çekilmesi, kötü niyetli ve danışıklı olarak hareket ettiklerinin açık bir göstergesidir

     

    Gelişmeler üzerine vekil eden tarafından şikâyet başvurusu yapılmış olup akabinde davalıların muvazaalı icra takibi ve dolandırmaya yönelik eylemleri nedeni ile de haklarında A..

    a .. Ceza Mahkemesi 2008/.. E. sayılı dosyası ile dava açılmıştır. Bu dosya içeriğinde de görüleceği üzere …İcra Müdürlüğü 2007/.. E sayılı dosyasından alacaklı görünen davalıların ..r’ın .. Cumhuriyet Başsavcılığı 2007/.. Soruşturma Nolu dosyası ile 03.07.2007 tarihinde alınan ifadesinde  .. diye birini tanımıyorum. .. da tanımıyorum. Benim kimseden alacağım yoktur.  derken yine …09.2007 tarihinde alınan ifadesinde benim .. alacağım vardır. …. eşi  geldi benden para istedi ben de verdim karşılığında senet aldım, senedi icra takibine koydum ….. .. benim çok samimi arkadaşımdır, maddi durumu bozuk olduğu için senet almıştım….”  şeklindeki  çelişkili ve hayatın olağan akışına da aykırı beyanları kötü niyetli ve danışıklı olarak hareket edildiğinin açık bir göstergesidir.DAVALILAR İLE İCRA DOSYASINDA ALACAKLI GÖRÜNEN MEHMET BAYDAR ANLAŞMALI VE DOLANDIRMAK KASTI İLE HAREKET ETMEKTEDİRLER.

     Ancak olaylar karşısında vekil edenin iyi niyetinin ve bedelini ödeyerek yasaya uygun olarak bir araba satın aldığı dikkate alınarak haklarının korunması ve telafisi imkansız zararlarının doğmasını engellemek için, işbu dava ile verilecek kararın kesinleşmesine kadar geçerli olmak üzere; ….İcra Müdürlüğü’nün 2007/… E sayılı dosyasının yargılama neticesine kadar tedbiren durdurulması ile aracın dava sonuna kadar yedieminde kalması yönünde tedbir kararı verilmesini talep ediyoruz.

    Yukarıda açıklanan nedenlerle iş bu uyuşmazlıkta vekil eden iyiniyetli üçüncü kişidir ve bedelini ödeyerek yasaya uygun olarak aracı satın alarak kullanmıştır.  Bu nedenle, öncelikle … plakalı aracın vekil eden adına tescilini, bu mümkün olmadığı taktirde satış bedelinin iadesi hususlarında davalıların sorumluluğu bulunduğundan satış bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep ediyoruz.

     

    KANITLAR

    ……………….

     

    SONUÇ – İSTEM

     

    Yukarıda açıklanan ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle, sair yasal haklarımız saklı kalmak kaydı ile;

    • Öncelikle, … İcra Müdürlüğü’nün 2007/… E sayılı dosyasının TEDBİREN DURDURULMASI İLE ARACIN DAVA SONUNA KADAR YEDİEMİNDE KALMASI YÖNÜNDE TEDBİR KARARI VERİLMESİNİ,
    • Satışa konu … plakalı aracın trafikte vekil eden davacı adına tescil edilmesine, bu mümkün olmadığı taktirde davalılara ödenen … ,00 TL’nin ödeme tarihi olan …..2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
    • Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini dileriz…/../2008

    Davacı Vekili
    Av.

     

  • Usulsüz Tebligatın İadesi ve Öğrenme Tarihinin Tespiti Dilekçesi

    Usulsüz Tebligatın İadesi ve Öğrenme Tarihinin Tespiti Dilekçesi

    Hukuk yargılamasında tebligat, bir davanın taraflarının iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için yasal bildirimlerin usulüne uygun şekilde iletilmesini sağlayan en kritik işlemdir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve ilgili yönetmelikte belirlenen sıkı şekil şartlarına uyulmadan yapılan tebliğler “usulsüz tebligat” olarak adlandırılır. Usulsüz tebligatın iadesi istemli dilekçe, muhatabın haberdar olmadığı veya yasaya aykırı şekilde yapılmış tebliğ işlemi nedeniyle kaçırılan yasal sürelerin (cevap süresi, itiraz süresi vb.) iadesini ve tebliğ tarihinin “öğrenme tarihi” olarak düzeltilmesini amaçlayan bir şikayet başvurusudur.

    Tebligatın usulsüz sayılması için; muhatabın adreste bulunmamasına rağmen kapıya ihbarname yapıştırılmaması, komşuya haber verilmemesi, adres kayıt sistemindeki (MERNİS) usullere uyulmaması veya tebligatın ehil olmayan kişilere (küçük çocuk, akli dengesi yerinde olmayan vb.) teslim edilmesi gibi durumlar gerekir. Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca, tebligat usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuşsa (öğrenmişse) tebliğ geçerli sayılır; ancak tebliğ tarihi, muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihidir. Bu dilekçe ile mahkemeye başvurulduğunda, usulsüz işlem sonucunda kesinleşen kararların veya icra takiplerinin durdurulması, yargılamanın iadesi gibi hakların korunması hedeflenir. Aşağıda, usulsüz yapılan tebliğ işlemini iptal ettirmek ve hak kaybını önlemek amacıyla hazırlanan profesyonel dilekçe örneği yer almaktadır.

    Usulsüz Tebligatın İadesi İstemli Dilekçe Örneği

     

    … İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NE

     

    DOSYA NO                          :

    ALACAKLI                         :

    VEKİLİ                                 :

    BORÇLU                              :

    TEBLİGATI İADE

    EDEN 3. KİŞİ                      :

     

    VEKİLİ                                 :

    TEBELLÜĞ TARİHİ             : …/…/…

    KONU                                       : Usulsüz tebligatın iadesinden ibarettir.

     

    AÇIKLAMALAR                           

    1-) Yukarıda esas numarasını belirttiğimiz dosyadan borçlu aleyhine çıkartılan icra tebligatı borçla hiçbir ilişkisi bulunmayan  …’ya yapılmıştır.

    2-) Bu nedenle müvekkilimin mağdur olmaması için usulsüz tebligatı iade etmek zorunluluğu doğmuştur.

     

                 SONUÇ VE İSTEM                                   

     Yukarıda açıklanan nedenlerle borçla ve borçluyla hiçbir ilgisi bulunmayan müvekkilime yapılan usulsüz tebligatın yapılmamış sayılmasını saygılarımızla talep ederiz. …/…/…

     

    Üçüncü Kişi Vekili

                                                                                                   Av.

     

  • İstinaf Dilekçesi Örneği ve Kanun Yolu Başvuru Rehberi

    İstinaf Dilekçesi Örneği ve Kanun Yolu Başvuru Rehberi

    Hukuk sistemimizde “istinaf”, ilk derece mahkemeleri tarafından verilen ve henüz kesinleşmemiş olan kararların hem olay (maddi gerçeklik) hem de hukuk yönünden üst bir mahkeme olan Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) tarafından yeniden incelenmesini sağlayan ikincil bir yargılama aşamasıdır. Kararın usul veya yasaya aykırı olduğunu düşünen tarafın sunduğu istinaf dilekçesi, yerel mahkemenin eksik inceleme yaptığı, delilleri yanlış değerlendirdiği veya kanun hükümlerini hatalı uyguladığı iddialarını içeren en temel yasal başvuru aracıdır. Bu aşama, davanın bütünüyle yeniden görülmesi değil, denetim ve hata düzeltme mekanizması olarak işlev görür.

    İstinaf yoluna başvururken en kritik husus, yasal sürelerin takibidir. Hukuk mahkemelerinde bu süre kural olarak kararın tebliğinden itibaren iki hafta, ceza mahkemelerinde ise kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün (bazı özel kanunlarda farklılık gösterebilir) olarak belirlenmiştir. Dilekçede istinaf nedenleri somutlaştırılmalı; hangi vakıaların yanlış anlaşıldığı veya hangi hukuk kuralının ihlal edildiği açıkça belirtilmelidir. Sadece “karar usul ve yasaya aykırıdır” şeklindeki genel ifadeler, başvurunun reddine veya yüzeysel bir incelemeye yol açabilir. Ayrıca, istinaf başvuru harç ve giderlerinin süresi içinde yatırılması, başvurunun usulden reddedilmemesi için zorunludur. Aşağıda, yerel mahkeme kararının düzeltilmesi veya kaldırılması talebiyle hazırlanan, profesyonel istinaf dilekçesi örneği yer almaktadır.

    İstinaf Dilekçesi Örneği

     

    İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ( ) HUKUK DAİRESİ’NE
    Gönderilmek Üzere
    İSTANBUL ANADOLU ……….. İCRA HUKUK MAHKEMESİ

    DOSYA NO : ……….E. ……… K.

    DAVALI : ………….. A.Ş

    VEKİLLERİ :

    DAVACI :

    VEKİLİ :

    KONU : İstinaf dilekçemizdir.

    AÇIKLAMALAR :

    Davacı tarafından, İstanbul Anadolu …… İcra Müdürlüğü’nün …………. E. Sayılı dosyasına vaki itirazın kaldırılması, taşınmazın tahliye ve teslimi talebi ile açılan davanın yargılaması neticesinde, Yerel Mahkemece,

    ”1-Davalı …………………Sanayi Ticaret Limited Sirketi yönünden açılan davanın REDDINE,
    2-Davalı ………………..Anonim Sirketi yönünden davanın KABULÜNE, bu davalının Istanbul Anadolu 24. Icra Dairesi’nin …………… Esas numaralı dosyasına yapmıs oldugu itirazın kaldırılmasına, takibin devamına,
    3- Davalı ………….. Anonim Sirketi yönünden konusuz kalan tahliye talebinin esası hakkında karar verilmesine yer olmadıgına,
    4-Takibe konu asıl alacagın %20’si oranında ……….TL tazminatın davalı ……………. A.S’den alınarak davacıya verilmesine,”

    Karar verilmiştir.

    Anılan karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki;

    Mahkeme kararında; taşınmazın boş olarak davacıya teslim edilmediğinden bahisle müvekkil şirketin kira bedellerinden sorumlu olduğu, ……….. Ltd Şti yönünden ……….. tarihli kira akdinde bu davalının imzasının bulunmadığı, kira bedeli ödemelerinden alt kiracı sıfatıyla sorumlu olmadığı, somut olayda alt kiracının kiralananı asıl kiracıya tanınandan başka bir biçimde kullandığına dair herhangi bir bulgu olmadığı ve davalılar arasında kira ilişkisinin devrinin bulunmadığı gerekçelerine yer verilmiştir.

    Halbuki, taraflar arasında akdedilen Kira Sözleşmesinin ‘Kullanım Amacı ve Mecurun Fiilen Teslimine ilişkin Şartlar’ başlıklı 4. Maddesinde;

    ” Mecurda ………veya………..’in münferiden tayin ve tespit edeceği marka ve logolar altında akaryakıt ve otogaz satış ve servis istasyonu olarak faaliyet gösterilecektir.

    Kiralayan, işbu kira hakkına konu akaryakıt otogaz satış ve servis istasyonunun işleticiliğinin bizzat ………….. tarafından veya münhasıran ………..tarafından …tayin edilecek gerçek veya tüzel kişiler vasıtasıyla yapılacağını kabul ve taahhüt etmiştir. Kiralayan bu hususta herhangi bir takdir hakkı bulunmadığını peşinen kabul etmiştir.

    İşbu sözleşmenin süresinin hitamında yenilenmemesi ve tarafların fesih hususunda mutabık olmaları halinde, mecur üzerinde kurulu akaryakıt ve otogaz satış istasyonunun işletilmesine dair İşletici/Bayi adına tanzim olunan İkinci sınıf İşyerlerine ait İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının Malik’e devri için gerekli koordinasyon sağlanacaktır”

    denilmektedir. Dolayısıyla malik taşınmazda kurulu bulunan akaryakıt istasyonunun başka bir şirket (somut olayda diğer davalı ………. Ltd Şti) tarafından işletileceğini peşinen kabul etmiş, böylesi bir durumda müvekkil şirketin sorumluluğunun yalnızca İşletici/Bayi adına tanzim olunan İkinci sınıf İşyerlerine ait İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının Malik’e devri için gerekli koordinasyon sağlanması olduğunu beyan ve taahhüt etmiştir.

    Bu noktada, müvekkil şirket ile diğer davalı ………..Ltd Şti arasındaki bayilik sözleşmesinin feshi halinde ve en nihayetinde kira sözleşmesinin süresi sonunda taşınmazı tahliye ve teslim etme yükümlülüğü diğer davalı …………… Ltd Şti’dir. Müvekkil şirketin tek yükümlülüğü GSM ruhsatının devri için gerekli koordinasyonun sağlanmasıdır.

    Nitekim, bayilik sözleşmesinin feshi üzerine Ahmet Öztürk Ltd Şti aleyhine İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ………. E. ………… E. Sayılı dosyası üzerinden el atmanın önlenmesi davası ikame edilmiş, dava müdahil sıfatıyla alacaklı yanca takip edilmiş, işbu davanın yargılaması neticesinde;

    ”Davanın kabulü ile; davalının, davacı şirketin kiralayan sıfatına sahip olduğu …………………….. Parsel sayılı taşınmaza ve üzerinde bulunan akaryakıt istasyonuna vaki müdahalesinin önlenmesine”

    karar verilmiş, anılan karara karşı davalı yanca istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Karar henüz kesinleşmemiştir.

    Müvekkil şirketin ödeme yapma yükümlülüğü kira sözleşmesinin sona erdiği tarih olan ……………. tarihinde sona ermiştir.

    Taşınmazın zilyetliği de müvekkil şirkette değil, diğer davalı ……………………. ‘dedir.

    Belirtmek gerekir ki; …………Ltd Şti’nin bayilik sözleşmesinin feshinden sonra müvekkil şirkete ödediği bir bedel de bulunmamaktadır. ………….. Ltd Şti taşınmazı haksız şagil olarak ve herhangi bir bedel ödemeksizin kullanmaya devam etmiştir. Bu noktada taşınmazı kullanan, bedel ödeme yükümlülüğü olan ve yine taşınmazdan tahliye edilmesi gereken taraf diğer davalı ……………… Ltd Şti’dir.

    Yerel Mahkemenin ”somut olayda alt kiracının kiralananı asıl kiracıya tanınandan başka bir biçimde kullandığına dair herhangi bir bulgu olmadığı” gerekçesi de yerinde değildir. Zira ………………… Ltd Şti taşınmazdaki müvekkile ait amblem ve logoları kaldırarak, başka bir dağıtıcı firma markası altında faaliyet göstermiş ve taşınmazı haksız olarak işgal etmiştir. Salt bu husus dahi taşınmazın …………. Ltd Şti tarafından kararlaştırılan biçimde kullanılmadığının açık göstergesidir.

    Yerel Mahkemece müvekkil şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de hatalıdır. İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartlar oluşmamıştır. Kararın bu yönüyle de kaldırılması gerekir.

    SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

     

    Davalı

     

  • Haksız Rekabet Suç Duyurusu Dilekçesi ve Şikayet Süreci

    Haksız Rekabet Suç Duyurusu Dilekçesi ve Şikayet Süreci

    Ticari hayatta dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, sadece özel hukuk alanında tazminat sorumluluğu doğurmakla kalmaz, aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu (TTK) uyarınca cezai yaptırımlara da tabidir. Türk Ticaret Kanunu’nun 62. maddesi, haksız rekabet fiillerini kasten işleyenlerin hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılacağını öngörmektedir. Haksız rekabet suç duyurusu dilekçesi, rakiplerin asılsız beyanlarla ticari itibarı zedelemesi, mesleki sırların yetkisiz kullanımı, müşterileri aldatmaya yönelik yanıltıcı reklamlar veya saldırgan satış yöntemleri gibi durumlarda, kamu davası açılması talebiyle Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan resmi başvurudur.

    Haksız rekabetin cezai boyutu, genellikle dürüstlük kuralının ağır ihlalleri üzerine kurgulanmıştır. Şikayet sürecinin başarılı olması için, eylemin sadece ekonomik bir zarar vermesi değil, aynı zamanda kanunda sayılan suç unsurlarını (kasıt, aldatıcı mahiyet vb.) taşıması gerekir. Dilekçede; haksız rekabet oluşturan fiilin hangi yöntemle (sosyal medya, basın, doğrudan pazarlama vb.) gerçekleştirildiği, bu eylemin ticari işletme üzerindeki somut etkileri ve TTK 55. maddesinde yer alan hangi dürüstlük kuralının ihlal edildiği net bir şekilde belirtilmelidir. Şikayet hakkı, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren başlayan hak düşürücü sürelere tabi olduğundan, vakit kaybetmeksizin delillerin (ekran görüntüleri, tanık beyanları, broşürler) dosyaya sunulması kritiktir. Aşağıda, ticari dürüstlüğü ve rekabet düzenini korumak amacıyla hazırlanan, profesyonel haksız rekabet suç duyurusu dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Haksız Rekabet Suç Duyurusu Dilekçesi Örneği

     

     … CUMHURİYET SAVCILIĞI’NA

     

    YAKINAN                   :

    TC KİMLİK NUMARASI         :

    ADRES                             :

    VEKİLİ                            :

    ADRES                             :

    ŞÜPHELİ                         :

    SUÇ                                   :

     

    SUÇ TARİHİ                   : …/…/…

    AÇIKLAMALAR           :

    1-) Müvekkilimiz, …..’da kurulmuş ….. yıldır ….. alanında faaliyet gösteren ….. şirketinin sahibidir. Müvekkilimiz firma, ….. markalı ürünlerin ve mamullerin her türlü üretimi, dağıtımı ve bunların toptan ve perakende olarak pazarlanması konularında Türkiye çapında yetkilidir. (EK-1)

    2-) Müvekkilimiz tarafından lise eğitimi gören öğrenciler için tüm derslere kolay erişim sağlayan tablet seti için “….” markası ile Türk Patent Enstitüsü’ne …/…/… tarih … başvuru numarası ile marka tescil başvurusunda bulunulmuş ancak henüz tescil edilmemiştir. (EK-2) Başvuruda bulunulan abaküs eğitim setinin üretimi yapılmış, tüm Türkiye’de satışına ve dağıtımına başlanmıştır.

    3-) …/…/… tarihinde eğitim setleri alanında faaliyet gösteren şüpheli ….. firmasının ürünlerinin tescil başvurusunda bulunulan “…” markası ile iltibas yaratacak düzeyde benzerlik taşıdığı anlaşılmıştır. (EK-3) Buna ilişkin olarak, şüpheliye piyasaya sürmüş oldukları ilgili ürünlerin iltibas yaratacak düzeyde benzerlik taşıdığı … Noterliği’nin …/…/… tarih ve … yevmiye nolu ihtarnamesi (EK-4) ile iletilmiş olup şüpheli firma tarafından bu konuda herhangi bir eylemde bulunulmamıştır

    4- ) Yukarıda açıklanan nedenlerle ilgili firma yetkililerinin cezalandırılması amacıyla, gerekli soruşturmanın yapılarak kamu davası açılması için müvekkilimiz adına başvurma zorunluluğu doğmuştur.

    HUKUKİ DELİLLER    :

     

    HUKUKİ NEDENLER  :

     

    SONUÇ VE İSTEM                    : Yukarıda açıklanan nedenlerle ilgili şahıs/şahıslar hakkında tahkikat yapılmak suretiyle cezalandırılması için kamu davası açılmasına karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. …/…/…

     

    Yakınan Vekili

      Av.

     

  • Merci Tayini (Yargı Yeri Belirlenmesi) İstemi Dilekçesi

    Merci Tayini (Yargı Yeri Belirlenmesi) İstemi Dilekçesi

    Hukuk yargılamasında “merci tayini” (yargı yeri belirlenmesi), iki mahkeme arasında çıkan görev veya yetki uyuşmazlığı nedeniyle davanın hangi mahkemede görüleceğinin üst mahkeme tarafından karara bağlanması sürecidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21. ve devamı maddelerinde düzenlenen bu usul, özellikle her iki mahkemenin de kendisini yetkisiz veya görevsiz görerek dosyadan el çektiği “olumsuz yetki/görev uyuşmazlığı” durumlarında davanın sürüncemede kalmasını engeller. Merci tayini istemi dilekçesi, yargılama sürecinin tıkanıklığını gidererek davanın esasına girilmesini sağlayan, usul ekonomisi ve hak arama hürriyeti bakımından hayati bir başvuru mekanizmasıdır.

    Merci tayini yoluna genellikle; yetkisizlik veya görevsizlik kararlarının karşılıklı olarak verilmesi ve bu kararların kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi durumunda başvurulur. Mahkemeye sunulacak dilekçede, uyuşmazlığın niteliği, daha önce verilen kararların özetleri ve davanın neden belirli bir yer mahkemesinde görülmesi gerektiğine dair yasal dayanaklar net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Merci tayini kararı, bölge adliye mahkemesi (istinaf) veya bazı durumlarda Yargıtay tarafından verilir ve bu karar kesin niteliktedir; yani tarafların bu belirlemeye karşı tekrar itiraz etme hakkı bulunmaz. Usulüne uygun hazırlanmayan ve uyuşmazlığın temelini açıklamayan başvurular, davanın gereksiz yere uzamasına ve hak kayıplarına yol açabilir. Aşağıda, davanın görüleceği doğru mahkemenin tayin edilmesi amacıyla hazırlanan, profesyonel merci tayini istemi dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Merci Tayini İstemi Dilekçesi Örneği

     

    ……. 1.SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

     

    DAVACI                            :

    ADRES                              :

    VEKİLİ                             :

    ADRES                              :

    DAVALI                            :

    ADRESİ                            :

    KONU                               : Merci Tayini Talebimizden İbarettir.

    AÇIKLAMALAR               

    ASKİ aleyhine açmış olduğumuz muarazanın önlenmesi ve suyun bağlanmasına ilişkin davamız,  …… Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek …… Mahkemesine gönderilmiştir. …… Mahkemesince de görevsizlik kararı verilmekle olumsuz görev uyuşmazlığı söz konusu oluştuğu görülmektedir.

    HUKUKİ NEDENLER    : 6100 S. K. m. 21, 22, 23,24,25 ve her türlü ilgili mevzuat

    SONUÇ VE İSTEM         : Yukarıda kısaca açıklanan nedenlerle, Antalya () Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı kesinleştiğinde dosyanın mercii tayini için Yargıtay ilgili dairesine gönderilmesini, davacı vekili olarak saygılarımı arz ve talep ederim. …/…/…

    EKLER                  : 1. …. Mahkemesinin …/… E. …/… K. sayılı görevsizlik kararı

    1. Bir adet onaylı vekaletname örneği.

                                                                                   Davacı Vekili
                                                            Av.

     

  • Yetki İtirazı Dilekçesi Örneği ve Hukuki Prosedür

    Yetki İtirazı Dilekçesi Örneği ve Hukuki Prosedür

    Hukuk yargılamasında “yetki”, bir davanın coğrafi açıdan hangi yerdeki mahkeme tarafından görüleceğini belirleyen temel usul kuralıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca, davanın genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yerinde açılması esas olsa da taşınmazın aynına ilişkin davalar, sözleşmenin ifa yeri veya haksız fiilin gerçekleştiği yer gibi özel yetki kuralları da mevcuttur. Yetki itirazı dilekçesi, davanın yasaya aykırı bir yer mahkemesinde açılması durumunda, bu usuli hatanın düzeltilmesi ve dosyanın görevli/yetkili mahkemeye gönderilmesi amacıyla sunulan bir ilk itirazdır. Yetki itirazının süresi içerisinde ve usulüne uygun yapılmaması, davanın yetkisiz bir mahkemede görülmesine ve ileride verilecek hükmün usulden bozulmasına yol açabilir.

    Yetki itirazında bulunurken dikkat edilmesi gereken en kritik husus, itirazın türüdür. Kesin yetki kurallarının (örneğin taşınmazın aynına ilişkin davalar) bulunduğu durumlarda mahkeme bu hususu kendiliğinden gözetirken; kesin olmayan yetki hallerinde tarafın en geç cevap dilekçesi süresi içinde bu itirazı ileri sürmesi zorunludur. Dilekçede sadece mahkemenin yetkisiz olduğu belirtilmemeli, aynı zamanda davanın açılması gereken “yetkili mahkeme” de açıkça gösterilmelidir. Aksi takdirde yetki itirazı geçerli bir ilk itiraz olarak kabul edilmez. Usul ekonomisi açısından davanın doğru yerde görülmesi, yargılama sürecinin hızlanması ve tarafların savunma haklarını etkin kullanabilmesi adına hayati önem taşır. Aşağıda, davanın doğru yargı merciine nakledilmesini sağlamak amacıyla hazırlanan, teknik kriterlere uygun yetki itirazı dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Yetki İtirazı Dilekçesi Örneği

     

    … CEZA MAHKEMESİ’NE

    DOSYA NO                      : …/ … E.

    SANIK:

    SAVUNMA:

    SUÇ                                   :Rüşvet (TCK m.252)

    KONU                               : Yetki İtirazımızdan İbarettir.

     

    AÇIKLAMALAR               

     

    1-) Müvekkilimiz hakkında; 01/01/2021 tarihinde Alanya Cumhuriyet Savcılığı’nın 2021/000000 Hazırlık nolu dosyasının kabulü ile mahkemenizde rüşvet  suçundan kamu davası açılmıştır.

    2-)Müvekkilin Bursa’da yaşamasından dolayı, soruşturma ve olası kovuşturma aşamalarında makamınızın taleplerini yerine getirme konusunda sıkıntı yaşayacağı aşikardır. Bu sebeple yetki itirazı hususu gündeme gelmiştir

    3-) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Yetkili Mahkeme” başlıklı 12. maddesinde;

    “(1) Davaya bakmak yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir

    (2) Teşebbüste son icra hareketinin yapıldığı, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir.

    (3) Suç, ülkede yayımlanan bir basılı eserle işlenmişse yetki, eserin yayım merkezi olan yer mahkemesine aittir. Ancak, aynı eserin birden çok yerde basılması durumunda suç, eserin yayım merkezi dışındaki baskısında meydana gelmişse, bu suç için eserin basıldığı yer mahkemesi de yetkilidir.

    (4) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçunda eser, mağdurun yerleşim yerinde veya oturduğu yerde dağıtılmışsa, o yer mahkemesi de yetkilidir. Mağdur, suçun işlendiği yer dışında tutuklu veya hükümlü bulunuyorsa, o yer mahkemesi de yetkilidir.

    (5) Görsel veya işitsel yayınlarda da bu maddenin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır. Görsel ve işitsel yayın, mağdurun yerleşim yerinde ve oturduğu yerde işitilmiş veya görülmüşse o yer mahkemesi de yetkilidir.”

    3-) Açıkladığımız mevzuat hükümleri gereği, müvekkilimizin hakkında sorgu aşamasına geçilmeden önce yetkisizlik itirazımızın incelenmesini talep ediyoruz.

     

    HUKUKİ NEDENLER  : 5271 S. K. m. 12, 18 ve ilgili mevzuat

    SONUÇ VE İSTEM        : Yukarıda açıkladığımız nedenlerden dolayı, yetki itirazımızın kabulü ile, mahkemenizin yetkisizliğine karar verilmesini, müvekkilimiz adına bilvekale saygıyla talep ederiz. …/ …/ …

     

    Sanık Müdafii

        Av.

     

  • Aynen İfa Talepli Dava Dilekçesi ve Hukuki Süreç

    Aynen İfa Talepli Dava Dilekçesi ve Hukuki Süreç

    Hukuk sistemimizde borç ilişkisinin temel amacı, borçlunun üstlendiği edimi sözleşmeye ve dürüstlük kuralına uygun şekilde yerine getirmesidir. Borçlunun taahhüt ettiği borcu ifa etmemesi durumunda alacaklı, kural olarak borcun doğrudan yerine getirilmesini isteme hakkına sahiptir. Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde düzenlenen aynen ifa talepli dava dilekçesi; alacaklının, borçlunun yerine getirmediği edimi (bir şeyin teslimi, bir işin yapılması veya yapılmaması) mahkeme zorlamasıyla gerçekleştirmesini sağlayan en temel yasal yoldur. Bu dava, tazminat isteminden farklı olarak, taraflar arasındaki asıl borç ilişkisinin aynen korunmasını ve sözleşme amacına doğrudan ulaşılmasını hedefler.

    Aynen ifa talebinde bulunabilmek için borcun muaccel (ödenme vaktinin gelmiş) olması, ifanın halen mümkün bulunması ve borçlunun temerrüde düşmüş olması gerekir. Şayet edimin yerine getirilmesi maddi veya hukuki olarak imkansız hale gelmişse, dava artık aynen ifa değil, ancak tazminat davasına dönüşebilir. Mahkemeye sunulacak dilekçede; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi, borcun kapsamı ve borçlunun yükümlülüğünü neden yerine getirmediği somut delillerle ortaya konulmalıdır. Özellikle taşınmaz teslimi, belirli bir malın iadesi veya sözleşmesel bir işin tamamlanması gibi durumlarda, dilekçeye eklenecek sözleşme örnekleri ve ihtarname kayıtları davanın seyrini doğrudan etkiler. Aşağıda, borçlunun yükümlülüğünü hukuki zorlamayla yerine getirmesini sağlamak amacıyla hazırlanan, profesyonel aynen ifa talepli dava dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Aynen İfa Talepli Dava Dilekçesi Örneği

     

    DAVACI                           :

     

    ADRES                             :

     

    VEKİLİ                            :

     

    ADRES                             :

     

    DAVALI                           :

     

    ADRESİ                            :

     

    KONU                               : Aynen İfa (Olmadığı Takdirde Bedel İadesi) İstemimizden İbarettir.

     

                                                                                  AÇIKLAMALAR               

     

    1-) Müvekkilimiz, parke yer döşemesi yaptırmak amacıyla, davalıdan … TL. bedel karşılığında … m² parke satın almıştır.

     

    2-) Müvekkilimiz ile davalı arasında …/ …/ … tarihinde imzalanan satış sözleşmesinin … maddesinde, sözleşmeye konu olan parke bedelinin …/ …/ … tarihinde davalının … Bankası … Şubesi’nde yer alan … numaralı hesaba müvekkilimiz tarafından havale edileceği, … maddesinde de sözleşmeye konu parkelerin, …/ …/ … tarihinde davalı tarafından müvekkilimizin … … adresindeki evine teslim edileceği kararlaştırılmıştır. (EK-1)

     

    3-) Müvekkilimiz, sözleşmenin kendisine yüklediği edimi yerine getirmiştir. Bu konudaki banka dekontu ektedir. (EK-2) Ancak, davalı gerek sözleşmede yer alan tarihte gerekse de müvekkilimizin kendisine …/ …/ … tarihinde göndermiş olduğu … Noterliği’nin … yevmiye nolu ihtarnamesinde belirtilen …/ …/ … tarihinde, üzerine düşen yükümlüğü yerine getirmemiştir. (EK-3)

     

    4-) Müvekkilimiz, evinde yaptırmakta olduğu tadilat sırasında kullanacağı parkeleri zamanında teslim alamaması nedeniyle zor durumda kalmıştır. Bu sebeple, parkelerin aynen teslimi, aynen ifanın mümkün olmaması halinde ise ödenen parke bedeli olan … TL.’nin davalıdan alınarak müvekkilimize ödenmesi için mahkemenize başvurulması zorunluluğu hasıl olmuştur.

     

    HUKUKİ NEDENLER  : 6098 S. K. m. 123, 124, 125, 126.

     

    HUKUKİ DELİLLER    :

     

    1-) …/ …/ … tarihli satış sözleşmesi,

    2-) Banka Dekontları

    3-) … Noterliği’nin …/ …/ … tarih ve … yevmiye nolu ihtarnamesi.

    4-) Bilirkişi İncelemesi

     

                                                                           SONUÇ VE İSTEM           

     Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, müvekkilimiz tarafından …/ …/ … tarihli satış sözleşmesi ile satın alınan parkelerin aynen teslimine, aynen ifanın mümkün olmaması halinde ise ödenen parke bedeli olan … TL.’nin davalıdan alınarak müvekkilimize ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini, müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. …/ …/ …

     

    EKLER                             :

     

    1-) …/ …/ … tarihli satış sözleşmesi,

    2-) Banka Dekontları

    3-) … Noterliği’nin …/ …/ … tarih ve … yevmiye nolu ihtarnamesi.

    4-) Bir Adet Onaylı Vekaletname Örneği.

     

                                                                                                                                              Davacı Vekili

                                                                                                                                              Av.

     

  • Davaların Birleştirilmesi Kararına İtiraz Dilekçesi

    Davaların Birleştirilmesi Kararına İtiraz Dilekçesi

    Hukuk yargılamasında davaların birleştirilmesi, aralarında hukuki veya fiili irtibat bulunan dosyaların birlikte görülerek çelişkili kararların önüne geçilmesini ve yargılamanın hızlandırılmasını amaçlayan bir usul müessesesidir. Ancak her birleştirme kararı her zaman yargılamanın yararına sonuç doğurmayabilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, birleştirme kararı verilmesi için dosyalar arasında “bağlantı” olması şartı aranırken, bu işlemin yargılamayı daha karmaşık hale getirmemesi ve süreci uzatmaması esastır. Birleştirme kararına itiraz dilekçesi; dosyalar arasında iddia edildiği gibi bir irtibat bulunmadığını, birleştirmenin davanın esasına yönelik incelemeyi güçleştireceğini veya makul sürede yargılanma hakkını zedeleyeceğini mahkemeye bildiren hukuki bir savunma aracıdır.

    Birleştirme kararına karşı yapılacak itirazda, her iki davanın temelindeki vakıaların farklılığı, delillerin toplanma aşamalarının uyumsuzluğu ve birleştirme işleminin usul ekonomisine hizmet etmek yerine “usul karmaşasına” yol açacağı somut gerekçelerle açıklanmalıdır. Özellikle, bir davanın karar aşamasına gelmişken henüz başlangıç aşamasındaki bir başka dosya ile birleştirilmesi, hakkın teslimini haksız yere geciktireceği için güçlü bir itiraz nedenidir. Dilekçede, bekletici mesele yapma imkanı varken birleştirme yoluna gidilmesinin davanın tarafları üzerindeki olumsuz etkileri hukuki argümanlarla vurgulanmalıdır. Yanlış kurgulanmış bir birleştirme süreci, asıl davanın yıllarca sürüncemede kalmasına neden olabilir. Aşağıda, yargılama sürecinin etkinliğini korumak ve dosyalar arasındaki yapay irtibatı çürütmek amacıyla hazırlanan, profesyonel davaların birleştirilmesi kararına itiraz dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Birleştirme Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

     

    … SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE;

     

    İTİRAZ EDEN                            :

     ADRES                                         :

    VEKİLİ                                        :

    ADRES                                         :

    KONU                                           : … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın …/…/… tarihinde                                                                                                                         tebliğ edilen …/…/… tarih ve …/… sayılı birleştirme kararına karşı itirazımızdır.

     

    AÇIKLAMALAR   

     

    1-) … Cumhuriyet Başsavcılığı …/… Hz. ve …/… Hz. sayılı dosyaları üzerinde yaptığı inceleme sonucu hazırlık evrakları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle dosyaların birleştirmesine, …/… Hz. sayılı evrakın kaydının kapatılarak, işlemlerin …/…Hz. sayılı evrak üzerinden yürütülmesine karar vermiş ve …/…/… tarih ve …/… sayılı birleştirme kararı …/…/… tarihinde tebliğ edilmekle beraber yerinde değildir.

    2-)  Zira dosyalar arasında birleştirme kararı verilebilmesi için dosyalarda en azından şüpheli konumunda olanlardan birisi bakımından ortaklığın olması, yani birleştirilmesi düşünülen dosyaların her birisinde en az bir kişinin “şüpheli” olarak yer alması gerekmekte ise de; birleştirmeye konu olan dosyalardan …/… Hz. nolu dosyada müvekkilimiz şüpheli olmakla birlikte diğer dosya açısından bir sıfatı bulunmayıp ilgili dosyayla ilgili sadece tanıklığına başvurulmuş olup bu husus gözden kaçırılmıştır. Mahkemenizce dosyalar üzerinde yapılacak inceleme ile de durum fark edilecektir.

    3-) Açıkladığımız nedenlerle … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın …/…/… gün ve …/… sayılı birleştirme kararının kaldırılmasına karar verilerek, bu hususun yerine getirilmesi için dosyanın ilgili Başsavcılığa geri gönderilmesini isteme zorunluluğu doğmuştur.

     

    HUKUKİ NEDENLER  : 5271 S. K. m. 8-11 ve ilgili mevzuat.

     

    SONUÇ VE İSTEM                       

    Yukarıda açıkladığımız nedenlerle … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın …/…/… gün ve …/… sayılı birleştirme kararının kaldırılmasına karar verilerek, bu hususun yerine getirilmesi için dosyanın ilgili Başsavcılığa geri gönderilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.  …/…/…

     

                                                                                                         İtiraz Eden Vekili