Kategori: Blog

  • 150-C Şerhinin Kaldırılması Talep Dilekçesi Örneği

    150-C Şerhinin Kaldırılması Talep Dilekçesi Örneği

    İcra ve İflas Kanunu’nun 150/c maddesi uyarınca tapu kaydına işlenen şerh, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibin taşınmaz siciline verilmiş resmi bir şerhidir. Bu şerh, taşınmazın satış hazırlıklarının başladığını ve üçüncü kişilerin iyi niyet iddialarının önüne geçilmesini amaçlasa da borcun ödenmesi, takibin iptali veya yasal sürelerin geçmesi durumunda hükmünü yitirir. Tapu kütüğünde yer alan bu kısıtlama, taşınmazın devri veya üzerinde tasarrufta bulunulması önünde ciddi bir engel teşkil ettiğinden, hukuki dayanağı kalmayan 150-c şerhinin kaldırılması istemli dilekçe ile icra müdürlüğüne başvurulması elzemdir. Taşınmazın serbestçe tasarruf edilebilmesi adına bu şerhin sicilden terkin edilmesi, mülkiyet hakkının tam anlamıyla tesisi bakımından kritiktir.

    Bir taşınmaz üzerindeki 150-c şerhinin kaldırılabilmesi için takibin feragat nedeniyle sona ermesi, borcun tamamen itfa edilmiş olması veya icra dosyasının işlemden kaldırılması gibi hukuki nedenlerin varlığı aranır. Özellikle ipotekli takibin satış aşamasına geçilmeden durması veya süresinde satış istenmemesi gibi usuli eksiklikler, şerhin terkini için haklı sebep teşkil eder. İcra müdürlüğüne sunulacak talep dilekçesinde, dosya numarası ve taşınmaz bilgileri net bir şekilde belirtilmeli; şerhin kaldırılmasını gerektiren yasal dayanaklar somut verilerle ortaya konulmalıdır. Yanlış veya eksik talepler, tapu sicilindeki kısıtlamanın devam etmesine ve mülkiyet üzerindeki belirsizliğin sürmesine yol açabilir. Aşağıda, tapu kaydınızdaki kısıtlamayı usulüne uygun şekilde kaldırmanızı sağlayacak profesyonel 150-c şerhinin kaldırılması talep dilekçesi örneği yer almaktadır.

    150-C Şerhinin Kaldırılması Talep Dilekçesi Örneği

    … GENEL İCRA MÜDÜRLÜĞÜ

    DOSYA NO : ……….. E.

    KONU : Tapu üzerindeki 150/C şerhinin kaldırılmasından ibarettir.

    AÇIKLAMALAR :

    1-) Alacaklı …………Anonim Şirketi tarafından borçlular ………………. Limited Şirketi ve……………….. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yaptığı, müdürlüğünüz ………….. Esas sayılı icra takip dosyasından yazılan müzekkere ile müdürlüğünüzce , Borçlu/malik …………….t Limited Şirketi adına kayıtlı aşağıda bilgileri yazılı olan gayrimenkul üzerine İİKm.150/C şerhi konulmuştur.

    2-) Tarafımızca………….-TL tahsil harcı müdürlüğünüz dosyasına yatırılmıştır. Borçlu ……………….Limited Şirketi adına kayıtlı ……………TAŞINMAZ üzerindeki İİK.m.150/C şerhinin kaldırılmasını saygılarımızla talep ederiz.

    ALACAKLI VEKİLİ
    Av…………

     

  • Vesayet Davası Cevap Dilekçesi Örneği

    Vesayet Davası Cevap Dilekçesi Örneği

    Türk Medeni Kanunu kapsamında düzenlenen vesayet kurumu, kişinin kendi işlerini yönetemeyecek durumda olması halinde, haklarını ve malvarlığını korumak amacıyla öngörülmüş bir koruma mekanizmasıdır. Ancak uygulamada, vesayet davası açılan kişinin kısıtlanmasını gerektirecek yasal şartlar oluşmamış olabileceği gibi, vasi olarak atanması istenen kişinin liyakati de uyuşmazlık konusu olabilmektedir. Bu noktada, tarafınıza yöneltilen kısıtlılık iddialarına karşı sunulacak vesayet davası cevap dilekçesi, kişinin fiil ehliyetinin korunması ve hürriyetine yönelik haksız müdahalelerin önlenmesi bakımından hayati bir önem taşır. Akıl sağlığı, savurganlık, kötü yaşam tarzı veya alkol bağımlılığı gibi iddiaların hukuki bir dille ve somut delillerle çürütülmesi, mahkemenin hatalı bir kısıtlama kararı vermesinin önüne geçecektir.

    Vesayet davasında yapılacak savunmada, kısıtlanması istenen kişinin sosyal, fiziksel ve zihinsel durumunun güncel tıp normları ve hukuki kriterler ışığında analiz edilmesi gerekir. Şayet vasi tayini kaçınılmaz bir durumsa, bu kez vasi adayının dürüstlüğü, tarafsızlığı ve kısıtlı adayıyla olan menfaat çatışmaları titizlikle ele alınmalıdır. Mahkemeye sunulacak cevap dilekçesinde, iddia edilen kısıtlılık sebeplerinin maddi gerçekle bağdaşmadığı veya vasi adayı olarak gösterilen kişinin bu görevi kötüye kullanma potansiyeli taşıdığı hukuki argümanlarla ortaya konulmalıdır. Hak kaybına uğramamak ve bireysel özgürlüklerin korunmasını sağlamak amacıyla hazırlanan, teknik ve kapsamlı vesayet davası cevap dilekçesi örneği aşağıda yer almaktadır.

    Vesayet Davası Cevap Dilekçesi Örneği

    … SULH HUKUK MAHKEMESİNE

    DOSYA NO : E.

    KISITLI ADAYI :

    VEKİLİ :

    DAVACI :
    VEKİLİ :

    KONU : Davaya cevap ve delillerimizin sunulmasıdır.

    AÇIKLAMALAR :

    Mahkemenizin yukarıda esas numarası verilen dosyasında davacı, müvekkilin yaşı ve yaşadıkları gereği akıl sağlığının yerinde olmadığını, şahsi işlerini dahi yerine getiremediğini, kandırılmaya oldukça elverişli olduğunu, bu sebeplerle mal varlığını erittiğini öne sürerek davacı olarak kendisinin, müvekkile vasi olarak atanmasını talep etmiştir. Davacı tarafın müvekkile vasi olma isteği haksız, maddi çıkar sağlamaya yönelik olup, kötü niyetlidir kabul etmiyoruz. Şöyle ki;

    Davacı tarafın iddialarının aksine müvekkil, kendi hayatını tek başına devam ettirecek akıl sağlığına sahip olup, herhangi bir fiziki engeli bulunmayan, dolayısıyla korunmaya ve bakıma muhtaç olmayan birisidir. Davacının iddiaları gerçeğe aykırı ve tamamen soyut iddialardan ibarettir. Zira,

    Mahkemenizce … İlçe Jandarma Komutanlığı’na yazılan ../../2022 tarihli müzekkere ile “..kısıtlı adayı ile vasi adayı arasında menfaat çatışması olup olmadığı ve vasi adayının kısıtlı adayına vasi olarak atanmasında sakınca olup olmadığı hususlarının araştırılmasının” istenilmesi üzerine, … İlçe Jandarma Komutanlığınca araştırma yapılmış ve ../../2022 tarihli tutanak ile “.. kısıtlı adayı ve vasi adayı arasında menfaat çatışmasının olduğu ve vasi adayının kısıtlı adayına vasi olarak atanmasının sakıncalı olduğu, uygun olmadığı ..” tespit edilmiştir.

    Yine mahkemenizce … İlçe Jandarma Komutanlığı’na yazılan../../2022 tarihli müzekkere ile “..davacı ile kısıtlı adayı olan babası arasında menfaat çatışması bulunduğu ve vasi olarak atanmasının sakıncalı olacağının tespit edilmesinin gerekçesinin bildirilmesi, kimlerden bilgi alındığının belirtilmesi, menfaat çatışmasının ne olduğu, hangi olaydaki menfaatlerinin çatıştığının tespit edilmesi..” istenilmiş olup, … İlçe Jandarma Komutanlığınca yapılan araştırma neticesinde düzenlenen ../../.2022 tarihli tutanak ile “……. Ve … isimli şahıslardan alınan bilgilere göre, şahıslar arasında çatışmanın baba ve oğul arasında meydana gelen miras paylaşımındaki anlaşmazlık sebebinden kaynaklandığı, kısıtlı adayı davalının şahsına ait bir araziyi bir derneğe bağışlaması sebebi ile davacının iş bu davayı açmış olabileceği, davalının akıl sağlığının yerinde olduğu, fiziki olarak bir engelinin olmadığı …” tespit edilmiştir.

    Mahkemenizce yaptırılan bu araştırmalardan açıkça anlaşılacağı üzere, davacı ile vekil eden davalı arasında miras paylaşımındaki anlaşmazlık nedeni ile menfaat çatışması bulunmakta olup, davacı, vekil edenin yurt dışında bulunmasını fırsat bilerek, vekil edeni fiili ve hukuki olarak etkisiz hale getirip, vekil edene ait menkul ve gayrimenkuller üzerinde serbestçe tasarruf etme amacıyla eldeki davayı ikame etmiştir. Üstelik davacının müvekkili sadece maddiyat olarak gördüğü, müvekkilden sürekli para koparmaya çalıştığı tüm çevrelerince bilinmektedir.Davacı yanın amacı vasi olmaktan çok uzaktır.

    Sayın mahkemenizce Sıhhi Kurul Raporu aldırılması için her ne kadar Elmalı Devlet Hastanesine yazı yazılmış ise de, müvekkil için tanzim edilecek olan Sıhhi Kurul Raporunun, Antalya’da konu ile ilgili uzmanlık alanı olan tam teşekküllü bir sağlık kuruluşundan alınmasını talep ediyoruz. Vekil eden önümüzdeki günlerde Türkiye’ye gelecek olup, vekil eden geldiğinde Sayın mahkemenize müracaat edilecek olup, konu ile ilgili uzmanlık alanı olan mahkemenizce takdir edilecek tam teşekküllü bir hastahaneye sevkinin yapılmasını talep ediyoruz. Zira, davacının kötü niyeti ve eldeki davayı açmakla amaçladığı menfaati göz önünde bulundurulduğunda, davacının halihazırda yaşamakta olduğu ilçe dışında, bağlı olduğu ilde yer alan bir hastaneden rapor aldırılması maddi gerçeğe ulaşmak bakımından daha uygun olacaktır.

    Sonuç olarak, müvekkilin akıl sağlığı son derece yerinde, korunması ve bakımı için herhangi bir yardıma muhtaç olmadan kendi işlerini görebilecek durumdadır. Müvekkil, yılının bir kısmını Almanya’da bir kısmını ise Türkiye ‘de geçirecek kadar sağlıklı ve hareket özgürlüğüne de sahiptir. Sağlık yönünden birtakım tedaviler görmesi onun akıl sağlığının zayi olduğu anlamına gelmemektedir. Ayrıca vekil eden adına kayıtlı malvarlıkları dikkate alındığında, sadece iki arazisini bağışlamış olması kendisini veya ailesini yoksulluğa düşüreceği sonucuna da varılamaz. Bu nedenlerle davacının hukuki dayanaktan yoksun, soyut iddialar ile kötü niyetli olarak açtığı davanın reddi gerekmektedir.

    HUKUKİ NEDENLER : TMK, TBK, HMK ve sair ilgili her türlü mevzuat

    DELİLLER :

    Nüfus Kayıtları,
    Tapu Kayıtları,
    Banka kayıtları,
    Bilirkişi,
    Sağlık Kurulu Raporu,
    Tanık,
    Yemin ve sair her türlü yasal delil.

    SONUÇ : Yukarıda açıklanan ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle, fazlaya dair talep ve diğer yasal haklarımız saklı kalmak kaydı ile;

    Düzenlenecek Sıhhi Kurul Raporunun konu ile ilgili uzmanlık alanı olan mahkemenizce takdir edilecek tam teşekkülü bir hastaneden aldırılmasını,
    Haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE,
    Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ederiz.
    Saygılarımızla…/../..

    Kısıtlı Adayı Vekili
    Av.

     

  • Sıra Cetveline İtiraz Davası Cevap Dilekçesi

    Sıra Cetveline İtiraz Davası Cevap Dilekçesi

    İcra ve iflas hukukunda, satıştan elde edilen paranın tüm alacaklıların talebini karşılamadığı durumlarda düzenlenen sıra cetveli, alacaklılar arasındaki öncelik sıralamasını ve pay oranlarını belirleyen en temel belgedir. Ancak bu cetvelin düzenlenmesiyle birlikte, kendisine pay ayrılmayan veya sırası hatalı belirlenen alacaklıların açtığı “sıra cetveline itiraz” davaları, takibin seyrini doğrudan etkileyebilmektedir. İcra ve İflas Kanunu’nun 142. maddesi kapsamında açılan bu davalara karşı sunulacak cevap dilekçesi, alacağın gerçekliğini, muvazaalı olmadığını ve yasal öncelik hakkının bulunduğunu ispatlamak bakımından hayati bir önem taşır. Davacı tarafın, alacağın miktarına veya sırasına yönelik iddialarını çürütmek, davanın reddini sağlayarak alacağın bir an önce tahsil edilmesine zemin hazırlar.

    Sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, genel hükümlerin aksine alacağın gerçek olduğunu iddia eden ve kendisine pay ayrılan davalı alacaklı üzerindedir. Bu nedenle mahkemeye sunulacak cevap dilekçesinde, alacağın dayanağı olan faturalar, banka kayıtları, ticari defterler ve diğer somut delillerin eksiksiz bir şekilde ortaya konulması gerekir. Davacının, alacağın danışıklı (muvazaalı) olduğu veya borcun aslında mevcut bulunmadığı yönündeki iddialarına karşı, hukuki ve mali verilerle güçlendirilmiş bir savunma hattı kurulmalıdır. Usul ekonomisi ve hak kaybı yaşanmaması adına, mahkemece belirlenen dar süreli cevap verme hakkının profesyonel bir üslupla kullanılması kritiktir. Aşağıda, alacağınızın hukukiliğini ve sıradaki yerinizi korumak amacıyla hazırlanan, teknik detayları içeren sıra cetveline itiraz davası cevap dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Sıra Cetveline İtiraz Davasında Cevap Dilekçesi Örneği

     

    ……….İCRA HUKUK MAHKEMESİ’NE

    Dosya No:

    DAVALI:

    VEKİLİ:

    DAVACI:

    VEKİLİ:

    KONU: Dava dilekçesine karşı cevaplarımızın ve delillerimizin sunulmasıdır.

    AÇIKLAMALAR:

    USUL YÖNÜNDEN BEYANLARIMIZ:

    Sayın Mahkemeniz huzurunda görülmekte olan işbu sıra cetveline itiraz davasının, aynı alacağa ilişkin yine Mahkemeniz … E. Sayılı dosyasında görülmekte olan aynı tarihli sıra cetveline itiraz dosyası ile birleştirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Zira gerek Sayın Mahkemeniz huzurundaki işbu dava ve gerekse Mahkemenizin … E. Sayılı dava dosyası incelendiğinde her iki davanın da … İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosyasından … tarihinde düzenlenmiş olan sıra ve derece kararına yönelik davalar olduğu görülecektir.

    Bu sebeple Mahkemeniz huzurunda aynı sıra ve derece kararına yönelik olarak açılmış davalardan … E. Sayılı dosyasında görülmekte olan davasının, … E. Sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın bu dosya üzerinde devam edilmesine karar verilmesini talep ediyoruz.

    ESASA İLİŞKİN BEYANLARIMIZ:

    Öncelikle davacı tarafın itirazlarının yasal süresi içerisinde yapılıp yapılmadığının tespitini ve süresinde yapılmadığının tespiti halinde itirazlarının reddini talep ediyoruz. 

    Davacı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi gerekmektedir. Şöyle ki;

    Dava dışı … A.Ş. ile yine dava dışı … A.Ş. arasında akdedilmiş ve dava konusu taşınmaz maliki …’ün de müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığı genel kredi sözleşmeleri uyarınca krediler kullandırılmıştır. Kullandırılmış olan kredilerden kaynaklanan borçların geri ödemesinde temerrüde düşen şirket ve kefillerine hesap kat ihtarnameleri keşide edilerek kredi borçlarının ödenmesi ihtar edilmişse de ihtara rağmen borçlar ödenmemiştir.

    İhtara rağmen kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle, alacağını müvekkil şirkete temlik eden dava dışı alacaklı … A.Ş. tarafından fazlaya ilişkin talep hakları saklı tutularak … TL tutarındaki alacağın tahsili istemiyle, dava dışı borçlunun da yer aldığı tüm borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı alınmış, akabinde … İcra Müdürlüğü’nün … Es. sayılı dosyasından esas takibe geçilmiş ve takip kesinleşmiştir.

    Borçlular hakkında başlatılan icra takibine müteakip dava dışı alacaklı … A.Ş. ile müvekkil … Varlık Yönetim A.Ş. arasında akdedilen … Noterliği’nin … tarih ve … yevmiye sayılı Alacak Temlik Sözleşmesi hükümleri uyarınca alacaklı dava dışı … A.Ş.’nin dava dışı … A.Ş.’den olan tüm alacak hakları, alacağın tahsiline yönelik her türlü resmi mercie ve yasal yollara başvurma hakları da dahil olmak üzere müvekkil … Varlık Yönetim A.Ş.’ne devir ve temlik edilmiştir.

    Konu … İcra Müdürlüğü’nün … Es. sayılı icra takibinde … Tapu Sicil Müdürlüğü’ne yazılan … tarihli müzekkere ile dava dışı borçlu … adına kayıtlı tüm taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz şerhi işlenmesi talep edilmiş ve ilgili tapu müdürlüğünce dava konusu dava dışı … adına kayıtlı … İli, … İlçesi, … mahallesi, … ada, … parsel olan taşınmazın … ve … payı üzerinde … tarih ve … yevmiye no ile ihtiyati haciz tesisi işlemi yapılmıştır. Konu taşınmazın … hissesi üzerindeki haczimiz konulduğu tarihte 2. Sırada, … hissesi üzerindeki haczimiz ise, konulduğu tarihte 1. Sıradadır.

    Davacı tarafından başlatılan … İcra Müdürlüğü’nün … Es. sayılı icra takip dosyasından dava dışı …adına kayıtlı dava konusu … İli, … İlçesi, … mahallesi, … ada, … parsel olan taşınmazın … payına ve … payına konulmuş olan haczin tarihi ise …’dür. Buna göre davacı taraf haczi tapu kaydından da açıkça görüleceği üzere … Sıradadır. DOLAYISI İLE DAVACI TARAFIN İLERİ SÜRDÜĞÜ DAVACIDAN ÖNCE BAŞKACA BİR ALACAKLININ HACZİNİN BULUNMADIĞI İDDİASI MESNETSİZ VE GERÇEĞE AYKIRIDIR.

    Davacı tarafın alacaklısı olduğu … İcra Müdürlüğü’nün … Es. sayılı icra dosyasına … tarihinde açmış olduğu talepte dava dışı borçlu … adına kayıtlı … İli, … Bölge, … Mıntıka, … parsel, … cilt, … sayfa noda kayıtlı taşınmaz üzerine haciz şerhi konması talep edilmiş ancak dava konusu taşınmaz hisselerine (… İli, … İlçesi, … mahallesi, … ada, … parsel olan taşınmazın … ve …) haciz şerhi konması talep edilmemiştir. Davacı tarafça ilgili tapu sicil müdürlüğüne gönderilmiş olan  … tarihli müzekkereye verilen cevabi yazıda … tarihli yazıya istinaden dava konusu taşınmazlar üzerine haciz konduğu, … yılında ise, konu taşınmazların isim ve T.C. ile yapılan sorgulamaya rağmen tespit edilemediğinden bahisle haciz şerhi işlenemediği bildirilmiştir.

    Devam eden süreçte dava konusu taşınmaz hisseleri dava dışı alacaklıya ait … İcra Müdürlüğü’nün … Es. sayılı dosyasından satışa çıkartılmış ve … tarihinde satılmıştır. Satıştan kalan meblağ müvekkil şirketin alacaklısı olduğu … İcra Müdürlüğü’nün … Es. sayılı dosyası haczinin 1. Sırada olması sebebiyle sıra cetveli yapılmak üzere işbu icra dosyasına gönderilmiştir. Davaya konu taşınmaz hisseleri üzerindeki haciz sırası değerlendirildiğinde müvekkil şirket alacağı birinci sırada yer almakta olup yapılmış olan sıra cetvelinde iptal edilecek herhangi bir husus bulunmamaktadır.

    HUKUKİ SEBEPLER: İİK., HMK. ve ilgili sair yasal mevzuat.

    DELİLLER : İcra takip dosyaları, tapu kayıtları, icra dosyaları, bilirkişi incelemesi ve sair her türlü yasal delil. Karşı delil sunma hakkımız saklıdır.

    İSTEM VE SONUÇ: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla;

    1. Sayın Mahkemeniz huzurundaki işbu dava dosyasının, yine Mahkemenizin … E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın mahkemeniz … Es. sayılı dosyası üzerinden devamına,
    2. Davacının sıra ve derece kararına yapmış olduğu itirazın reddine,
    3. … İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosyasından düzenlenmiş olan sıra ve derece kararının kabulüne,
    4. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi arz ve talep ederiz.

    Saygılarımızla,

    Davalı Vekili

     

  • Tapu Sicil Müdürlüğü Başvuru Dilekçesi Örneği

    Tapu Sicil Müdürlüğü Başvuru Dilekçesi Örneği

    Gayrimenkul üzerindeki mülkiyet haklarının korunması ve tescil işlemlerinin güvenliği, Tapu Sicil Müdürlükleri nezdinde yürütülen titiz kayıt sistemine bağlıdır. Ancak tapu kütüğündeki isim hataları, yüzölçümü yanlışlıkları veya mevcut bir şerhin/rehnin kaldırılması gibi durumlarda hak sahiplerinin resmi bir başvuru ile süreci başlatması gerekmektedir. Tapu Sicil Müdürlüğü’ne hitaben hazırlanan başvuru dilekçesi, mülkiyet hakkına dair verilerin güncellenmesi veya mevcut bir uyuşmazlığın idari yoldan çözülmesi için yasal bir dayanak teşkil eder. Bu başvurular, taşınmazın hukuki durumunu netleştirmenin yanı sıra ileride doğabilecek mülkiyet ihtilaflarının da önüne geçen koruyucu bir idari mekanizmadır.

    Tapu sicilinin aleniliği ve doğruluğu ilkeleri gereği, yapılan her türlü talebin somut delillere ve ilgili mevzuata dayandırılması zorunludur. Özellikle miras yoluyla intikal, isim düzeltme veya ipotek fekki gibi işlemlerde, başvuru dilekçesinin teknik bir dille yazılması ve gerekli ek belgelerin eksiksiz sunulması işlemin hızlanmasını sağlar. Eksik veya hatalı hazırlanan dilekçeler, talebin reddine veya mülkiyet haklarının kısıtlanmasına neden olabilecek bürokratik gecikmelere yol açabilir. Bu nedenle, sicil kayıtlarındaki maddi hataların düzeltilmesi veya resmi belge temini gibi amaçlarla hazırlanan dilekçelerin hukuki bir titizlikle kurgulanması esastır. Aşağıda, tapu kayıtlarındaki işlemlerinizi usulüne uygun şekilde tamamlamanızı sağlayacak, profesyonel Tapu Sicil Müdürlüğü başvuru dilekçesi örneği yer almaktadır.

     

    Tapu Sicil Müdürlüğü’ne Başvuru Dilekçe Örneği

     

    (…)TAPU SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ’NE,

    BAŞVURAN                   :

    VEKİLİ :

    ADRES                                       :

    KONU                                           : Tapuda …. Parsel, …. Pafta, …..Ada, ………….. adreste bulunan taşınmazın tapu kaydında yer alan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemimizden ibarettir.

    AÇIKLAMALAR                           

    1-Müvekkilimiz …./…/… tarihinde yapılan satım akdi ile tapuda …. Parsel, …. Pafta, …..Ada, ………….. adreste kain olan taşınmazı … …’dan satın almıştır.

    2-…./…/…tarihinde gerçekleşen satım akdi ve tapuda yapılan işlemler sonucunda taşınmazın yeni maliki müvekkilimiz olmuştur.Ancak, tapuda söz konusu taşınmaza yönelik yapılan işlem sırasında müvekkilimizin ismi yanlış yazılmış olup, bahse konu yanlışlık müvekkile ……Belediyesi’nden …./…./… tarihinde gönderilen emlak vergisi burcunun tebliği sırasında fark edilmiştir.

    3-Yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkilin tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesini saygıyla talep ederiz. ……/……../……

    …….Vekili

    Av.

     

  • Davanın Konusuz Kalması Hakkında Dilekçe Sunumu

    Davanın Konusuz Kalması Hakkında Dilekçe Sunumu

    Yargılama süreci devam ederken, dava açıldığı sırada var olan uyuşmazlığın tarafların iradesiyle veya dışsal bir etkenle ortadan kalkması durumunda davanın konusuz kalması söz konusu olur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde bu durum; talep edilen hakka tarafların rızasıyla kavuşulması, borcun ödenmesi veya uyuşmazlık konusunun varlığını yitirmesi gibi çeşitli nedenlerle gerçekleşebilir. Bu aşamada mahkemenin davanın esası hakkında bir hüküm kurması imkansız hale gelir ve “esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına” dair bir hüküm tesis edilmesi gereği hasıl olur. Davanın konusuz kaldığına ilişkin dilekçe sunumu, mahkemenin dosyayı usulden kapatmasını sağlayan ve gereksiz yargılama mesaisinin önüne geçen hayati bir usul işlemidir.

    Davanın konusuz kalması halinde mahkemenin dikkate alacağı en kritik husus, uyuşmazlığın sona erdiği tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hangi taraf üzerinde bırakılacağıdır. Eğer davalı taraf, dava açıldıktan sonra borcu ödeyerek veya talebi yerine getirerek davanın konusuz kalmasına sebebiyet vermişse, davanın açılmasına neden olduğu için yargılama giderlerinden sorumlu tutulacaktır. Bu nedenle mahkemeye sunulacak bildirim dilekçesinde, uyuşmazlığın hangi tarihte ve ne şekilde sona erdiği net bir biçimde belgelendirilmeli, karşı tarafın dava açılmasına sebebiyet verip vermediği hukuki argümanlarla ortaya konulmalıdır. Aşağıda, yargılama sürecini usul ekonomisine uygun şekilde sonlandırmak ve hak kaybını engellemek amacıyla hazırlanan, davanın konusuz kaldığına dair profesyonel dilekçe örneği yer almaktadır.

     

    Davanın Konusuz Kaldığına İlişkin Dilekçe Örneği

     

    ANTALYA …………….TÜKETİCİ MAHKEMESİ’NE

    DOSYA NO : …………….. E.

    DAVACI : ………….

    VEKİLLERİ : Av…………….

    DAVALI : …………………..

    KONU : Davanın konusuz kaldığının bildirilmesinden ibarettir.

    AÇIKLAMALAR :

    Yukarıda dosya numarası ve tarafları belirtilen dosyaya ilişkin olarak, taraflar arasında protokol imzalanmış olup borçlu/davalı tarafça ilgili icra dosyasına ödeme taahhüdü verilmiştir.

    Bu kapsamda, her neviden talep, dava ve şikayet hakkımız saklı kalmak kaydıyla, ödeme taahhüdü alındığı için davanın konusuz kaldığını beyan ederiz.

    Davalıların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığına ilişkin dilekçesi de dosyada mevcuttur.

    Saygılarımızla.

    SONUÇ ve İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle davanın konusuz kaldığını bildirir gereğinin yapılmasını vekâleten arz ve talep ederiz.

    Davacı Vekilleri
    Av…………………

     

  • İstinaf Başvurusunun Reddine İtiraz Dilekçesi Örneği

    İstinaf Başvurusunun Reddine İtiraz Dilekçesi Örneği

    Bölge Adliye Mahkemelerinin, yerel mahkeme kararları üzerindeki denetim yetkisini kullanarak verdiği “istinaf başvurusunun reddi” kararı, davanın esası veya usulü bakımından hak arama yolunun bir üst mercii tarafından kapatılması anlamına gelir. Ancak bu karar her zaman yargılama sürecinin kesinleştiği anlamına gelmez; zira usul yasalarımız, kararın niteliğine göre bu ret kararına karşı itiraz veya temyiz kanun yolunu açık bırakmıştır. İstinaf dairesinin ret gerekçelerinin maddi gerçekle bağdaşmadığı, delillerin eksik değerlendirildiği veya hukukun yanlış uygulandığı durumlarda, üst mahkemeye sunulacak itiraz dilekçesi, hukuki hatanın düzeltilmesi ve yargılamanın yeniden canlandırılması için son derece kritiktir.

    Hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma ilkesi çerçevesinde, istinaf başvurusunun neden reddedildiğine dair gerekçelerin titizlikle analiz edilmesi gerekir. Eğer ret kararı, süresinde yapılmadığı iddiası gibi usule ilişkin bir sebebe dayanıyorsa, tebligat usulsüzlükleri veya mücbir sebepler somut delillerle ortaya konulmalıdır. Şayet ret kararı davanın esasına ilişkinse, yerel mahkeme kararındaki hukuka aykırılıkların Bölge Adliye Mahkemesi tarafından neden düzeltilmediği yönünde güçlü bir savunma hattı kurulmalıdır. Aşağıda, hak mahrumiyetlerinin önüne geçilmesi ve istinaf incelemesinin hukuka uygun şekilde tamamlanmasının sağlanması amacıyla hazırlanan, teknik ve kapsamlı bir istinaf başvurusunun reddine karşı itiraz dilekçesi örneği yer almaktadır.

    İstinaf Başvurusunun Reddine Kararına Karşı İtiraz Dilekçesi Örneği

     

    …. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİ’NE

    Gönderilmek Üzere

                                                      … CEZA DAİRESİ’NE,

     

    DOSYA NO                                  : …/…

    İTİRAZ İSTEMİNDE

    BULUNAN SANIK                    :

     

    SAVUNMA:

    ADRESİ                                       :

    SUÇ                                               :

    SUÇ TARİHİ                               : …/…/…

    KARAR TARİHİ                        : …/…/…

    KONU                                           : …Ceza Dairesi’nin …/…/… gün …/… E. …/… K. sayılı kararına itiraz istemimizden ibarettir.

    AÇIKLAMALAR                       :

    1-) Dairenizin yukarıda belirtilen esasında kayıtlı bulunan dosyanın incelenmesinde;  süre yönünden zamanında yapılmayan istinaf başvurumuzun reddine dair karar verilmiştir.

    2-) Dairenizin yukarıda numarası yazılı kararının eksik inceleme sonucu alındığı, dolayısıyla usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatindeyiz.

    3-) Bu nedenle iş bu itiraz dilekçesini ……. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere, mahkemenize sunmak zorunluluğu hasıl olmuştur.

    SONUÇ VE İSTEM                                : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, red kararına itirazlarımızın değerlendirilmesi için, itiraz dilekçemizin …. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere,  kabulüne karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz. …/…/…

                                                                                                                                                                İtiraz Eden Sanık Müdafii

                                                                                                                                                       İle ilgili.

     

  • Taksirle Yaralama Suçu Savunma Dilekçesi Örneği

    Taksirle Yaralama Suçu Savunma Dilekçesi Örneği

    Ceza hukuku doktrininde taksirle yaralama suçu, failin öngörülebilir bir sonucu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek öngörmemesi neticesinde meydana gelen müessir fiilleri kapsar. Genellikle trafik kazaları, iş kazaları veya tıbbi uygulama hataları şeklinde tezahür eden bu suç tipinde yargılama süreci, doğrudan failin “kusur” derecesi üzerine inşa edilir. Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesi kapsamında açılan bir davada sunulacak savunma dilekçesi, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve müvekkilin hukuki durumunun tayini açısından hayati önem taşır. Zira taksirli suçlarda kastın bulunmaması savunmanın temel eksenini oluştururken; mağdurun kendi kusuru, kaçınılmazlık faktörü veya üçüncü kişilerin müdahalesi gibi unsurların hukuki bir dille ifade edilmesi, beraat veya ceza indirimi yolunu açan en kritik hamledir.

    Savunma sürecinde, olayın oluş şekline dair bilirkişi raporlarındaki teknik hataların tespiti ve “kusur dağılımı”na yönelik itirazlar öncelikli olarak ele alınmalıdır. Taksirle yaralama suçunun şikayete tabi bir suç olması hasebiyle, mağdur ile varılan uzlaşma veya şikayetten vazgeçme gibi usuli durumların mahkemeye bildirilmesi davanın düşmesi sonucunu doğurabilir. Öte yandan, ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmaması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya adli para cezasına çevrilme gibi lehe olan hükümlerin uygulanması talebi, teknik bir titizlikle dilekçeye yansıtılmalıdır. Aşağıda, yargılama makamlarını ikna etmeye yönelik, delillerin tartışılması ve hukuki nitelendirme bölümlerini içeren profesyonel taksirle yaralama suçu savunma dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Taksirle Yaralama Suçu Savunma Dilekçesi Örneği

     

    … ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE

    DOSYA : 2020/.. E.

    SANIK :

    VEKİLİ :

    KATILAN :

    VEKİLİ :

    KONU : Beyan dilekçesi

    AÇIKLAMALAR :

    Ekli vekaletname uyarınca sanık vekili bulunmaktayız.

    1-Müvekkil hakkında Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma Suçundan .. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/.. E. Sayılı dosyası ile açılan kamu davasında mahkemeniz, müvekkilin 3.360 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. İşbu kararın katılan vekilince istinaf edilmesi üzerine .. Bölge Adliye Mahkemesi .. Ceza Dairesi.././2020 tarihli 2020/.. E. – 2020/… K. Sayılı ilamı ile dosyanın, “Basit Yargılama Usulü yönünden yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu” bulunduğu gerekçesiyle .. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/.. E. – 2019/.. K. Sayılı kararının BOZULMASINA karar vermiştir.

    2-Dava konusu kaza, müvekkil 16.04.2018 tarihinde aracı ile Liman Mahallesi Akdeniz Bulvarı istikametinde ilerlemekteyken katılan Gülşat YÜCEL’in bisikleti ile müvekkilin önüne aniden çıkması suretiyle gerçekleşmiştir.

    3-Davaya konu olay ile ilgili olarak her ne kadar 04.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda ve 28/08/2019 tarihli Adli Tıp raporunda müvekkilin tali kusurlu olduğundan bahsedilmişse de tanzim edilen raporlara bu yönüyle katılmıyoruz. Müvekkil kaza anı ve öncesinde üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmiştir. Dolayısıyla olayda kusuru bulunmamaktadır.

    Bu hususta mahkemenizce verilen 26.12.2019 tarihli kararda “…katılanın banket üzerinden seyirle yaya geçidine gelip kısa mesafeden sol tarafa dönüş manevrası ile yolun karşı tarafına KONTROLSÜZCE geçmeye çalışması neticesi sol gerisinden gelen sanık sürücü idaresindeki otomobilin seyir istikametini kapatarak kazaya neden olması …” şeklinde gerekçe gösterilerek katılanın asli kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Dikkat edileceği üzere katılanın sola dönüş hareketinin kontrolsüz ve müvekkil tarafından öngörülemez olduğu hem tanzim edilen raporlarca hem de mahkemenizce kabul edilmiştir. Hal böyleyken, MÜVEKKİLİN ARAÇLA SEYİR HALİNDEYKEN YAYA GEÇİDİNE YAKLAŞMIŞ OLMASI SEBEBİYLE KANUNİ SINIRLAR DÜZEYİNDE YAVAŞLAMIŞ OLDUĞU ve tüm dikkatini yola vermiş olduğu; katılanın ise gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kontrolsüzce yola girdiği göz önünde bulundurulduğu takdirde müvekkile kusur yüklenmesi yanlıştır. Kazanın oluşumunda hiçbir kast ve kusuru olmayan müvekkilin BERAATİNE karar verilmelidir.

    4- Mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde; dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkilin kusuru bulunmamaktadır. Ayrıca kaza dolayısıyla meydana gelen zarara bizzat katılanın kendi kusuru sebebiyet vermiştir. Hal böyleyken müvekkilin, katılanın uğramış olduğu zararları gidermek gibi bir yükümlülüğü yoktur. Dolayısıyla müvekkil hakkında HAGB hükümlerinin uygulanmasında bir sakınca yoktur.

    5- Tüm bu açıklamış olduğumuz nedenler doğrultusunda müvekkil hakkında mahkemenizce verilmiş olan 3.360 TL ADLİ PARA CEZASI kaldırılarak müvekkilin beraatına karar verilmelidir. Mahkemeniz aksi kanaatte ise dosyanız hakkında verilen … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi’nin
    ../../2020 tarihli 2020/.. E. – 2020/.. K. Sayılı kararı ve diğer lehe kanun hükümleri doğrultusunda karar verilmesi gerekmektedir.

    SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda ayrıntısı ile açıklamış olduğumuz ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle müvekkil hakkında verilen ADLİ PARA CEZASInın kaldırılarak BERAATINA karar verilmesini aksi takdirde .. Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi’nin../..2020 tarihli 2020/.. E. – 2020/.. K. Sayılı kararı, HAGB ve diğer lehe kanun hükümlerinin uygulanmasını talep ediyoruz. Saygılarımızla.09.02.2021

    Sanık Müfadi
    Av.

     

  • Müsadere Kararının Kaldırılması İstemi Dilekçesi

    Müsadere Kararının Kaldırılması İstemi Dilekçesi

    Ceza yargılamasında bir eşya veya kazancın mülkiyetinin devlete geçirilmesi sonucunu doğuran müsadere kurumu, mülkiyet hakkına doğrudan müdahale eden en ağır güvenlik tedbirlerinden biridir. Türk Ceza Kanunu’nun 54. ve 55. maddelerinde düzenlenen bu tedbirin uygulanabilmesi için eşyanın suçun işlenmesinde kullanılması, suçtan elde edilmesi veya suçun konusunu oluşturması gibi katı yasal şartların varlığı aranır. Ancak yargılama sürecinde suçla illiyet bağı kanıtlanamamış, iyi niyetli üçüncü kişilere ait olan veya müsaderesi hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuran taşınır ve taşınmaz mallar üzerinde kurulan bu hükmün kaldırılması yasal bir zorunluluktur. Müsadere kararının kaldırılması istemli dilekçe, bu noktada mülkiyet hakkının iadesini sağlamak amacıyla başvurulan temel hukuki yoldur.

    Müsadere edilen eşyanın suçun işlenmesine tahsis edilmediği, toplumsal tehlike arz etmediği veya delil değerini yitirdiği durumlarda, söz konusu kararın hukuki dayanağı ortadan kalkmaktadır. Özellikle beraat kararı verilen dosyalarda veya suçla doğrudan bağlantısı olmayan eşyalar üzerinde sürdürülen müsadere kararları, bireyin ekonomik özgürlüğünü haksız yere kısıtlamaktadır. Bu tür durumlarda, mahkemece verilen kararın maddi gerçekle bağdaşmadığı, yasal unsurların oluşmadığı ve eşyanın iadesinin gerektiği somut delillerle gerekçelendirilmelidir. Hak kaybına uğramamak ve el konulan malvarlığının iadesini hızlıca gerçekleştirmek adına teknik detaylarla örülmüş bir hukuki savunma şarttır. Aşağıda, mülkiyet hakkınızın korunması ve müsadere şerhlerinin silinmesi taleplerinizde kullanabileceğiniz kapsamlı müsadere kararının kaldırılması istemli dilekçe örneği yer almaktadır.

    Müsadere Kararının Kaldırılması İstemli Dilekçe Örneği

     

    … CEZA MAHKEMESİ’NE

     

     

    DOSYA NO          : …/ … E.

     

    SANIK                  :

     

    MÜDAFİİ             :

     

    ADRESİ                :

     

    SUÇ                       :

     

    KONU                   : Müsadere kararının kaldırılması istemimize ilişkindir.

     

    AÇIKLAMALAR   

     

    1-) Müvekkilimiz hakkında …/ …/ … tarihinde … Cumhuriyet Savcılığı’nın …/… Hazırlık nolu dosyasının kabulü ile mahkemenizde … suçundan kamu davası açılmış ve emanetin …/ … sırasında kayıtlı … marka av tüfeği ile emanetin …/ … sırasında kayıtlı … marka kuru sıkı tabancanın müsaderesine karar verilmiştir.

     

    2-) Olayın gerçekleştiği …/…/… tarihinde … Polis Karakolu’nda görevli polis memurları tarafından düzenlenen ve dosyada yer alan … sayılı tutanakta; dava konusu eylemin … marka av tüfeği ile gerçekleştirildiği yer almaktadır.

     

    3-) İlgili tutanaklardan da anlaşılacağı üzere, suçta kullanılmadığı kabul edilen ve bulundurulması da bizatihi suç teşkil etmeyen … marka kuru sıkı tabancanın müsaderesine karar verilemeyeceği açıktır.

     

    4-) Buna göre; emanetin …/ … sırasında kayıtlı bulunan ve suçta kullanılmadığı sabit olan … marka kuru sıkı tabanca hakkında verilen müsadere kararının kaldırılması için mahkemenize başvurulması zorunluluğu doğmuştur.

     

    HUKUKİ NEDENLER          : 5237 S. K. m. 54; 5271 S. K. m. 256, 257, 258, 259.

     

    SONUÇ VE İSTEM                       

    Yukarıda açıkladığımız sebeplerden dolayı, emanetin …/ … sırasında kayıt altına alınan müvekkilimize ait … marka kuru sıkı tabanca hakkında verilen müsadere kararının kaldırılmasına karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. …/ …/ …

     

     

    Sanık Müdafii

        Av.

     

  • Muhabere Dilekçesi Nedir ve Nasıl Yazılır?

    Muhabere Dilekçesi Nedir ve Nasıl Yazılır?

    Hukuki süreçlerde zaman yönetimi ve usul ekonomisi, davanın seyri açısından belirleyici unsurlardır. Farklı bir il veya ilçedeki mahkemede görülmekte olan bir dava dosyasında işlem yapılması gerektiğinde, coğrafi uzaklık engelini aşmak adına “muhabere” usulü devreye girer. Muhabere dilekçesi, en genel tanımıyla, davanın açıldığı mahkemeye ulaştırılmak üzere, ilgilinin bulunduğu yerdeki nöbetçi mahkemeye sunduğu bir aracı dilekçedir. Bu yöntem sayesinde taraflar, bizzat davanın görüldüğü şehre gitmek zorunda kalmadan cevap dilekçesi sunabilir, delil bildirebilir veya temyiz/istinaf başvurularını yasal süresi içerisinde gerçekleştirebilirler. Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve kalem yönetmelikleri uyarınca yürütülen bu işlem, hak arama hürriyetinin etkin kullanımını sağlar.

    Bir muhabere dilekçesinin hukuki sonuç doğurabilmesi için gönderilecek mahkemenin bilgilerinin, dosya numarasının ve muhabere numarasının doğru şekilde belirtilmesi esastır. Özellikle süreli işlemlerde, dilekçenin muhabere masrafı ile birlikte sunulması ve evrakın sisteme işlendiği tarihin esas alınması, hak kaybı yaşanmaması adına kritiktir. Yanlış mahkemeye veya eksik bilgilerle gönderilen evraklar, usul hatalarına ve davanın aleyhe sonuçlanmasına yol açabilir. Bu nedenle muhabere yoluyla yapılacak başvuruların titiz bir teknikle hazırlanması ve sürecin takibi profesyonel bir yaklaşım gerektirir. Aşağıda, yargılama sürecindeki aksaklıkları gidermek ve evrak akışını usulüne uygun sağlamak amacıyla hazırlanan, her türlü dosyaya uyarlanabilir muhabere dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Muhabere Dilekçesi Örneği

     

    X AİLE MAHKEMESİ’NE

    Gönderilmek Üzere

    Y AİLE MAHKEMESİ’NE

    DAVACI: ( ADRES , TC , AD SOYAD )

    VEKİLİ (VARSA) : ( ADRES , TC , AD SOYAD )

    DAVALI: ( ADRES , TC , AD SOYAD )

    VEKİLİ (VARSA): ( ADRES , TC , AD SOYAD )

    KONU: (Bu kısma dilekçenizin hangi konuda  yazıldığını kısaca belirtmelisiniz.)

     

    AÇIKLAMALAR:

    (Bu kısımda mahkemenin dikkatine sunmak istediğiniz hususları ve taleplerinizi ayrıntılı bir şekilde belirtip var ise delillerinizden de bahsetmeli ve delili Ek ksımına yazmalısınız.)

    HUKUKİ SEBEPLER: (Dilekçenizi hangi hukuki mevzuata dayandırdığınızı burada belirtmelisiniz)

     

    HUKUKİ DELİLLER: (Bu kısımda açıklamalar kısmında ayrıntılı şekilde anlattığınız olayları ispatlayacak delillerinizden, toplanmasını istediğiniz belgelerden ve yargılama sırasında dinlenmesini istediğiniz tanıklarınızın isim ve adreslerini bildirmelisiniz.)

     

    İSTEM VE SONUÇ: (Bu kısımda mahkemeden bulunduğunuz taleplere ilişkin bilgilere yer vermelisiniz)

     

    EK: 

    Davacı İsim Soyisim

    İmza

     

  • Hapis Cezasının Konutta Çektirilmesi İstemli Dilekçe Rehberi

    Hapis Cezasının Konutta Çektirilmesi İstemli Dilekçe Rehberi

    Hukuk sistemimizde infaz rejimi, sadece cezalandırmayı değil, aynı zamanda hükümlünün durumuna göre insani gerekçeleri de gözeten bir yapıya sahiptir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 110. maddesi, belirli şartların varlığı halinde hapis cezasının ceza infaz kurumu yerine hükümlünün konutunda çektirilmesine imkan tanımaktadır. Bu düzenleme; özellikle yaşlılık, ağır hastalık veya belirli bir süre altındaki cezaların infazında hükümlünün sosyal ve ailevi bağlarının korunmasını amaçlar. İnfazın konutta gerçekleştirilmesi talebi, kendiliğinden uygulanan bir usul olmayıp, hükümlü veya müdafi tarafından infaz hakimliğine sunulacak gerekçelendirilmiş bir dilekçe ile başlatılan hukuki bir süreçtir.

    Konutta infaz kararı verilebilmesi için kanunda öngörülen ceza süreleri ve yaş sınırları gibi objektif kriterlerin yanı sıra, hükümlünün sağlık durumunu belgeleyen raporlar da büyük önem taşır. Örneğin, yetmiş beş yaşını bitirmiş kişilerin üç yıla kadar, kadın veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerin ise altı aya kadar olan hapis cezaları bu kapsamda değerlendirilebilir. Şikayet ve talep sürecinde, infazın konutta yapılmasının yasal gerekliliği net bir şekilde ortaya konulmalı, hükümlünün bu haktan yararlanmasını engelleyecek istisnai durumların bulunmadığı vurgulanmalıdır. Aşağıda, infaz sürecinin seyrini değiştirebilecek teknik detayları içeren ve mahkeme denetimine uygun şekilde hazırlanan hapis cezasının konutta çektirilmesi istemli dilekçe örneği yer almaktadır.

     

    Hapis Cezasının Konutta Çektirilmesi İstemli Dilekçe Örneği

     

    …. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE;

     

     

    İSTEM SAHİBİ

    (HÜKÜMLÜ)                            :

     

    MÜDAFİİ                           :

     

    KONU                                 : Mahkemeniz …/…/… tarih ve …/… Karar sayılı                                                                                                                                               kararıyla … … hakkında hükmedilen 5 ay hapis cezasının  konutta çektirilmesine karar verilmesi istemimizi içerir dilekçemizden ibarettir.

     

     

                       A Ç I K LA M A L A R                   

     

    1 – Müvekkil hükümlü … …, mahkemenizin …/…/… tarihli, …/… esas ve …/… karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151. maddesi hükmü gereğince beş ay hapis cezasına çarptırılmış, kararın kesinleşmesini müteakip yakalanarak cezası infaz edilmek üzere … Kapalı Cezaevi’ne konulmuştur.

     

    2 – Ekli kimlik bilgilerinde de görüleceği gibi müvekkilim halen 68 yaşındadır. Mahkemenizce hükmedilen hapis cezasının süresi ve müvekkilin yaşı dikkate alındığında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 110/2 maddesinde sayılan koşulların gerçekleşmiş bulunduğu görülecektir. Kronik şeker hastalığından rahatsızlığı bulunan  müvekkilim halen tutulduğu … Kapalı Cezaevi’nin bulunduğu ilçede ikamet etmekte ve ekonomik ve sosyal konumu açısından mahkumiyetinin konutunda infazına herhangi bir engel bulunmamaktadır. Müvekkilin hastalığı ve bakıma ihtiyaç duyduğu gerçeği karşısında cezasının kapalı infaz kurumunda çektirilmeye devam edilmesi telafisi imkansız zararlara yol açabilecektir.

     

    HUKUKİ NEDENLER              : 5275 S. K. m. 110. , 5237 S. K. m. 151.

     

    İSTEM VE SONUÇ                       

    Yukarıda ortaya koyduğumuz nedenlerle, 68 yaşında olup 5 ay hapis cezasına çarptırılan müvekkilim … …’nin …/…/… tarihinde infazına başlanan hapis cezasının kalan kısmının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 110/2 maddesi hükmü doğrultusunda konutunda çektirilmesine karar verilmesini mahkemenizden saygıyla bilvekale arz ve talep ederiz. …/ …/ …

     

    Hükümlü … …

    Müdafii Av.

     

     

     

    EK: Nüfus Bilgileri