Yazar: admin

  • Adli Tıp Kurumu Raporuna İtiraz Dilekçesi

    Adli Tıp Kurumu Raporuna İtiraz Dilekçesi

    Ceza ve hukuk yargılamalarında, uyuşmazlığın çözümü için teknik ve tıbbi bilgi gerektiren hallerde Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporlar, mahkemenin hükmüne esas teşkil eden en güçlü deliller arasındadır. Ancak bu raporlar zaman zaman eksik inceleme, tıbbi verilerin yanlış yorumlanması veya olayın oluş şekliyle bağdaşmayan sonuçlar içerebilmektedir. Adli Tıp Kurumu raporuna karşı itiraz dilekçesi, bilimsel temelden yoksun veya çelişkili tespitlerin hukuki bir dille sorgulanmasını ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için yeni bir inceleme yapılmasını sağlayan kritik bir savunma aracıdır. Raporun somut olayın özelliklerini yansıtmadığı veya tıbbi literatüre aykırı olduğu durumlarda, süresi içerisinde yapılacak etkili bir itiraz, yargılamanın seyrini bütünüyle değiştirebilir.

    Hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma ilkesi gereği, bilimsel niteliği tartışmalı bir raporun hükme esas alınması kabul edilemez. İtiraz dilekçesinde; rapordaki tıbbi terimlerin yanlış kullanımı, tahlil sonuçlarının göz ardı edilmesi veya mağdurun/şüphelinin beyanlarıyla raporun çelişmesi gibi hususlar madde madde ortaya konulmalıdır. Özellikle maluliyet oranları, kusur tayini veya akıl sağlığına dair raporlarda görülen eksiklikler, dosyanın Üst Kurul’a gönderilmesi veya farklı bir üniversite hastanesinden heyet raporu alınması talebiyle desteklenmelidir. Usulüne uygun hazırlanmayan ve teknik dayanaklardan yoksun itirazlar, mahkemece “soyut iddia” olarak değerlendirilip reddedilebilir. Aşağıda, raporun bilimsel geçerliliğini denetlemek ve yeniden inceleme talebinde bulunmak amacıyla hazırlanan profesyonel Adli Tıp Kurumu raporuna itiraz dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Adli Tıp Kurumu Raporuna Karşı İtiraz Dilekçesi Örneği

     

    DOSYA NO                                   : …/… E.

    MÜŞTEKİ  (T.C)                        :

    ADRES                                          :

    VEKİLİ                                          :

    ADRES                                          :

    SANIK                                           :

    ADRESİ                                        :

    VEKİLİ                                         :

    ADRES                                          :

    KONU                                            : …/…/… tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna karşı itirazlarımızı

    içerir.

    AÇIKLAMALAR               

    1-) Mahkemenizin yukarıda belirtilen esasında kayıtlı bulunan dosyasında …/…/… tarihinde alınan ilk bilirkişi raporunda “sağ omuz üstte künt cisimle oluşmuş darp izi, sağ el 2. parmakta çıkık olduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği” belirtilmiştir. Bunun üzerine alınan …/…/… tarihli bir başka raporda ise “yaralanma anında oluşan çıkığın son genel muayenesinde düzelmiş olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebileceğine” karar verilmiş olup iki rapor arasında çelişki olması sebebi ile mahkemenize …/…/… tarihinde yaptığımız itiraz ile Adli Tıp Kurumu ….. İhtisas Dairesinden rapor alınması hususunda mahkemeniz karar vermiştir.

    2-) Bunun üzerine Adli Tıp Kurumu ….. İhtisas Dairesi tarafından bir rapor hazırlanmış olup bu rapor da mahkemenizce verilecek hükme esas teşkil edecek derecede açık ve gerekçeli değildir. Daha önce verilmiş olan ve çelişkiler içeren iki adet bilirkişi raporunda yer alan konular aydınlatılmamış olup söz konusu raporun hükme esas alınmasım ümkün bulunmamaktadır.

    3-) Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, söz konusu Adli Tıp Kurumu ….. İhtisas Dairesi raporuna raporuna itiraz ediyoruz.

    HUKUKİ NEDENLER           : 5271 S. K. m. 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73.

    SONUÇ VE İSTEM                 : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, …/…/… tarihli Adli Tıp Kurumu ….. İhtisas Dairesi itirazlarımızın kabulü ile, yeniden ve itirazlarımızda belirttiğimiz hususları da kapsar şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini, vekaleten talep ederiz. …/…/…

     

    Müşteki Vekili

     

                                                                                                                       Av.

     

  • Zilyetliğin Tespiti Dava Dilekçesi Örneği

    Zilyetliğin Tespiti Dava Dilekçesi Örneği

    Hukuk sistemimizde zilyetlik, bir eşya üzerinde fiili hakimiyetin kurulmasıyla doğan ve mülkiyet hakkından bağımsız olarak korunan hukuki bir durumdur. Taşınır veya taşınmaz bir mal üzerindeki hakimiyetin haksız bir müdahale ile sarsılması ya da zilyetlik sıfatının uyuşmazlık konusu olması durumunda, zilyetliğin tespiti davası hayati bir önem kazanır. Bu dava, mülkiyetin kime ait olduğundan ziyade, eşya üzerindeki fiili kullanım hakkının kimde olduğunun mahkeme marifetiyle resmileştirilmesini amaçlar. Özellikle kadastro çalışmaları öncesi veya gayrimenkulün kullanım şekline dair doğan ihtilaflarda, zilyetlik olgusunun tespiti, ileride açılacak mülkiyet davalarına da güçlü bir delil teşkil etmektedir.

    Zilyetliğin tespiti talebinde bulunan davacının, söz konusu mal üzerindeki kullanımını, bu kullanımın süresini ve niteliğini somut verilerle ispatlaması zorunludur. Mahkemeye sunulacak dava dilekçesinde; zilyetliğin hangi tarihten bu yana devam ettiği, kullanımın nizasız ve fasılasız (çekişmesiz ve aralıksız) olduğu ve varsa üçüncü kişilerin müdahalesinin haksızlığı net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Tanık beyanları, yerel bilirkişi incelemeleri ve varsa vergi kayıtları gibi unsurlar, zilyetlik iddiasını güçlendiren temel dayanaklardır. Usulüne uygun hazırlanmayan ve zilyetlik iradesini (animus) tam olarak yansıtmayan dilekçeler, mülkiyet haklarının korunmasında gecikmelere ve hak kayıplarına yol açabilir. Aşağıda, zilyetliğin tespiti ve korunması taleplerinizde kullanabileceğiniz, teknik kriterlere uygun olarak hazırlanmış profesyonel dava dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Zilyetliğin Tespiti Dava Dilekçesi Örneği

     

    … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE;

    DAVACI                            :                                                                                   TC No:

    ADRES                              :

    VEKİLİ                             :

    ADRES                              : 

    DAVALILAR                       :

    ADRESİ                            :

    KONU                               : Zilyetliğin tespiti istemimizi içerir dilekçemizin sunulmasından ibarettir.

    DAVA DEĞERİ               :

    A Ç I K L A M A L A R I M I Z

    1-) Müvekkilimiz, …. …. , … ili, … ilçesi, … Köyü … ada … parsel sayılı tarlasının yanında bulunan ve tapu kaydı bulunmayan taşınmazı … yıldır tarımsal faaliyetler için kullanmaktadır. …/ …/ … tarihinde yapılan kadastro tespitinde, müvekkilimizin tarımsal faaliyetler için kullanmakta olduğu taşınmaz, sehven … …. ve …. …. kişileri adına tescil edilmiştir.

    2-) Zilyet olarak gözüken ve adlarına tescil yapılan bu kişilerin aslında zilyetlikleri bulunmadığı kendi ifadeleri ile de sabit durumdadır. 

    3-) Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde mahkemenizce gerçekleştirilecek keşif ve bilirkişi incelemesi ile Mahkemenizce uygun görülmesi halinde duruşmalar sırasında dinleteceğimiz tanık beyanları durumu tüm açıklığı ile izah edecektir.

    3-) Yanlış yapılan tescilin iptali ve zilyetliğin tespiti için Mahkemenize başvurma zorunluluğu hasıl olmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER    : 3402 S. K. m. 12, 4721 S. K. m. 981, 982, 983, 984, 6100 S. K. m. 240, 266, 288

    HUKUKİ DELİLLER      : 1. …/ …/ … kadastro tespit tutanağı                                                                                                                                                                  2.   İfade tutanakları                                                                                                                                                                                              3.  Tanıkların isimleri ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları gösterir tanık listesi,

    SONUÇ VE İSTEM               : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, …/ …/ … tarihli kadastro tespitinin iptali ile müvekkil adına zilyetliğin tespitine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla bilvekale talep ederiz. …/…/…

    EKLER                                     : 

                                                                                                Davacı Vekili

                                                                                                         Av.

     

  • Basit Yargılama Usulü Beyan Dilekçesi Örneği

    Basit Yargılama Usulü Beyan Dilekçesi Örneği

    Yargı sistemimizde dava süreçlerini hızlandırmak ve usul ekonomisini sağlamak amacıyla uygulanan basit yargılama usulü, tarafların iddia ve savunmalarını daha kısa sürede, genellikle duruşma açılmaksızın dosya üzerinden tamamlamalarına imkan tanır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 316. ve devamı maddelerinde düzenlenen bu usulde, tarafların dilekçeler aşamasında tüm delillerini hasretmeleri ve mahkemece verilen kesin süreler içerisinde beyanlarını sunmaları hayati önem taşır. Basit yargılama usulü beyan dilekçesi, davanın seyrini belirleyen en temel argümanların mahkemeye iletildiği, usulü hataların düzeltildiği ve maddi gerçeğin dosya kapsamına dahil edildiği kritik bir belgedir. Yazılı yargılamadan farklı olarak bu usulde cevap ve ikinci cevap dilekçesi gibi aşamaların sınırlı olması, sunulacak beyanların teknik derinliğini ve hukuki netliğini daha da önemli kılmaktadır.

    Bu süreçte hak kaybına uğramamak adına, mahkemenin tanımış olduğu iki haftalık kesin sürenin aşılmaması ve davanın esasına yönelik tüm itirazların somut delillerle desteklenerek dilekçeye yansıtılması gerekir. Basit yargılama usulünde, delillerin bildirilmesi ve sunulması için verilen bu sürelerin kaçırılması, iddiaların ispatlanamaması riskini doğurur. Mahkemeye sunulacak beyanda; uyuşmazlığın çözümüne yönelik hukuki dayanaklar, varsa tanık beyanları ve bilirkişi incelemesine dair talepler açıkça ifade edilmelidir. Profesyonel bir üslupla hazırlanan beyan dilekçesi, duruşmasız ilerleyen bu süreçte hakimin kanaatini doğrudan etkileyecek en güçlü savunma aracıdır. Aşağıda, yargılama sürecinde haklarınızı eksiksiz savunmanızı sağlayacak ve mahkeme denetimine uygun şekilde kurgulanmış basit yargılama usulü beyan dilekçesi örneği yer almaktadır.

     

    Basit Yargılama Usulü Beyan Dilekçesi Örneği

     

    … ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE 

     

    DOSYA NO            : …/… E.

     

    MÜŞTEKİ             :

     

    VEKİLİ              : Av. 

     

    SANIK               :

     

    MÜDAFİİ             :

     

    KONU                : Basit yargılama usulüne beyanlarımızı içerir dilekçemizdir.

     

    AÇIKLAMALAR         :

     

    1-) Mahkemenizin …/…/…. tarihli basit yargılama usulüne ilişkin ara kararı gereğince, tarafımıza tebliğ edilen dosya inceleme tutanağı ile tarafımıza verilen süre içinde sunduğumuz esasa ilişkin beyanlarımız aşağıdaki gibidir.

     

    2-) Müvekkilimiz suç duyurusu dilekçemizde de açıkça belirtmiş olduğumuz gibi sanığın cinsel tacizine maruz kalmıştır. Sanığın müvekkilimizin aile dostu ve aynı zamanda komşuları da olması sebebiyle olay daha vahim bir durum arz etmektedir. Müvekkilimiz sanığa bir abi yakınlığı ve güveni duyarak yaklaşmış ve sanığın eylemine maruz kalmıştır.

     

    3-) Sanık müdafii, …/…/… tarihli dilekçesinde yaşanan cinsel taciz suçunu inkar etme yoluna gitmiştir. Oysa müvekkilimizin bu durumu kendi kafasında yaratma ya da uydurma gibi bir durumu söz konusu olamaz. Olayın şoku ve korkusu içinde evine döndüğünde birlikte yaşadığı aile üyelerinin hareketlerinden şüphe duyarak üzerine gitmesi ve tabiri caizse ağzından laf almaya çalışmasıyla olay ortaya çıkmıştır.

     

    4-) Yaşanan hadise sebebiyle müvekkilimizin psikolojisi de oldukça bozulmuş, kendi başına yalnız olarak sokağa çıkmaktan çekinir hale gelmiştir. Alınacak adli tıp kurumu raporu ile bu durum daha net olarak ortaya çıkacaktır.

     

    5-) Yaşanan bu olay neticesinde sanık hiçbir şey olmamış gibi davranmaya ve müvekkilin evine bir şey bahane ederek ve komşu ve aile dostu olmalarına dayanarak girip çıkmaya devam etmiş ve müvekkilimiz onu her gördüğünde korku yaşayarak odasından çıkamayacak hale gelmiştir.

    Sanık müdaafii esas hakkındaki savunmasında “müvekkilimizin herhangi bir kastı yoktur” şeklinde bir savunma yapmıştır. Oysa işlenen cinsel taciz suçunun sanığın iradesi ve kastı dışında işlenmesi mümkün değildir.

     

    SONUÇ VE İSTEM     : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, suçun maddi ve manevi unsurları oluştuğundan, sanığın üzerine atılı bulunan suçtan cezalandırılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz. …/…/…

     

    Müşteki Vekili

     

  • Tanıklık Mazeret Dilekçesi Örneği ve Sunum Usulü

    Tanıklık Mazeret Dilekçesi Örneği ve Sunum Usulü

    Duruşmaya katılamayacak tanıklar için mazeret dilekçesi örneği, geçerli mazeretler ve yasal zorunluluklar. Hak kaybı ve disiplin hapsini önleme rehberi.

     

    Tanıklık Mazeret Dilekçesi Örneği

     

    … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

    Esas No: 2015/142

    Konu: Tanıklık hususunda mazeretimin sunulmasından ibarettir.

    Yukarıda esas numarasını belirttiğim dava için mahkemeniz tarafından tanık olarak çağrılmış idim. Sağlık problemlerim nedeni ile duruşma tarihi olan 25/08/2015 tarihinde Okmeydanı Devlet Hastanesi’nde ameliyat olacağım. Bu nedenle tanık olarak çağrıldığım duruşma gün ve saatinde mahkeme huzurunda hazır bulunabilmem mümkün değildir. Mazeretimin kabulü ile tanık beyanımın bir sonraki duruşma günü alınmasını talep ederim.

    Ek:

    Duruşma günü ameliyat olacağıma dair hastane yazısı.

    Varsa başka delillerinizi, eklerinizi de burada belirtin.

     

    Tanık

    Buraya isminizi ve soy isminizi yazınız.

    Buraya tarihi yazınız, 15/08/2015 gibi.

    Buraya imzanızı atınız.

     

  • Menfi Tespit Davası Dilekçesi Örneği ve Hukuki Rehber

    Menfi Tespit Davası Dilekçesi Örneği ve Hukuki Rehber

    Hukuk sistemimizde menfi tespit davası, bir kişinin kendisinden talep edilen bir borcun aslında mevcut olmadığını veya hukuken geçersiz olduğunu mahkeme kanalıyla tescil ettirmesini sağlayan en etkili koruma yoludur. İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenen bu dava, henüz icra takibi başlamadan açılabileceği gibi, devam eden bir takibin her aşamasında da ikame edilebilir. Özellikle sahte imzalı senetler, karşılıksız kalan çekler veya ödenmiş olmasına rağmen tekrar talep edilen alacaklar karşısında borçlu, menfi tespit istemi talepli dava dilekçesi ile mülkiyet hakkını ve ekonomik geleceğini güvence altına alır. Bu dava, borçlu olunmadığının tespitiyle birlikte, haksız takibin iptali ve alacaklı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini de beraberinde getirebilen çok yönlü bir hukuki mekanizmadır.

    Menfi tespit davasının en kritik unsurlarından biri, icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebidir. Takip öncesi açılan davalarda alacağın %15’i oranında teminat yatırılarak takibin durdurulması mümkünken, takip sonrası açılan davalarda icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı alınabilmektedir. Dilekçede borcun neden var olmadığına dair delillerin (banka dekontları, ibranameler, sahtelik iddiaları) profesyonel bir üslupla ve eksiksiz sunulması, mahkemenin kanaatini doğrudan etkiler. Yanlış hazırlanan veya yasal dayanakları zayıf olan bir dilekçe, yalnızca davanın reddine değil, borçlu aleyhine ağır tazminat yükümlülüklerine de yol açabilir. Aşağıda, hak mahrumiyetlerini önlemek ve haksız borç iddialarını bertaraf etmek amacıyla hazırlanan, teknik ve kapsamlı menfi tespit davası dilekçe örneği yer almaktadır.

    Menfi Tespit İstemi Talepli Dava Dilekçesi Örneği

    … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

    DAVACI                           :

    TC KİMLİK NUMARASI   :

    ADRES                              :

    VEKİLİ                             :

    (Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin)

     

    ADRES                              :

    (Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin)

    DAVALI                           :

    ADRESİ                            :

    DAVA DEĞERİ               : …….. TL

    (Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda)

    KONU                                           : … İcra Müdürlüğü’nün …/… sayılı Takip Dosyasında 89/3’e dayalı Menfi Tespit İstemimizden ibarettir.

     

    AÇIKLAMALAR                        :

    1-) Davalı takip alacaklısı …  müvekkil … .‘ne, dava dışı takip borçlusu … ’nin müvekkil kendisi yaptığı sözleşmeden doğduğu iddia edilen … TL. alacağı için …/…/… tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesi göndermiş, süresinde itiraz edilmemesi üzerine …/…/… tarihinde ikinci ihbarname tebliğ edilmiştir.(EK 1)

    2-) Müvekkilin takip borçlusu … ’ne söz edildiği gibi bir borcu bulunmamaktadır. Müvekkilin takip borçlusu dava dışı …  ile …/…/… tarihinde imzaladığı satım sözleşmesine (EK 2) konu 3 adet kamyonet ayıplı çıkmış bunun üzerine söz konusu sözleşme müvekkil  tarafından feshedilerek … aleyhine … Mahkemesi’nin …/… esas sayılı dosyasıyla tazminat davası açılmıştır. (EK 3) Açılmış olan bu tazminat davası …/…/… tarihinde sonuçlanmış ve ayıplı maldan doğan zararın dava dışı …  tarafından karşılanmasına karar verilmiştir.

     

    3-) Açıkladığımız bu nedenlerle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 89/3. maddesinde belirtilen sürede müvekkilin takip borçlusu … .’ne borçlu olmadığının tespit edilmesi için işbu davayı açmak zorunluluğu doğmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER              : 2004 S. K. m. 89.

     

     

    HUKUKİ DELİLLER                :

    SONUÇ VE İSTEM                                : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, müvekkilimin dava dışı takip borçlusu … ’ne borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötüniyetli icra takibi yapmış olması nedeni ile dava değerinin % 20sinden aşağı olmamak üzere;  kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz.  …/…/…

     

    EKLER     :

     

    Davacı Vekili

    Av.

     

  • 150-C Şerhinin Kaldırılması Talep Dilekçesi Örneği

    150-C Şerhinin Kaldırılması Talep Dilekçesi Örneği

    İcra ve İflas Kanunu’nun 150/c maddesi uyarınca tapu kaydına işlenen şerh, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibin taşınmaz siciline verilmiş resmi bir şerhidir. Bu şerh, taşınmazın satış hazırlıklarının başladığını ve üçüncü kişilerin iyi niyet iddialarının önüne geçilmesini amaçlasa da borcun ödenmesi, takibin iptali veya yasal sürelerin geçmesi durumunda hükmünü yitirir. Tapu kütüğünde yer alan bu kısıtlama, taşınmazın devri veya üzerinde tasarrufta bulunulması önünde ciddi bir engel teşkil ettiğinden, hukuki dayanağı kalmayan 150-c şerhinin kaldırılması istemli dilekçe ile icra müdürlüğüne başvurulması elzemdir. Taşınmazın serbestçe tasarruf edilebilmesi adına bu şerhin sicilden terkin edilmesi, mülkiyet hakkının tam anlamıyla tesisi bakımından kritiktir.

    Bir taşınmaz üzerindeki 150-c şerhinin kaldırılabilmesi için takibin feragat nedeniyle sona ermesi, borcun tamamen itfa edilmiş olması veya icra dosyasının işlemden kaldırılması gibi hukuki nedenlerin varlığı aranır. Özellikle ipotekli takibin satış aşamasına geçilmeden durması veya süresinde satış istenmemesi gibi usuli eksiklikler, şerhin terkini için haklı sebep teşkil eder. İcra müdürlüğüne sunulacak talep dilekçesinde, dosya numarası ve taşınmaz bilgileri net bir şekilde belirtilmeli; şerhin kaldırılmasını gerektiren yasal dayanaklar somut verilerle ortaya konulmalıdır. Yanlış veya eksik talepler, tapu sicilindeki kısıtlamanın devam etmesine ve mülkiyet üzerindeki belirsizliğin sürmesine yol açabilir. Aşağıda, tapu kaydınızdaki kısıtlamayı usulüne uygun şekilde kaldırmanızı sağlayacak profesyonel 150-c şerhinin kaldırılması talep dilekçesi örneği yer almaktadır.

    150-C Şerhinin Kaldırılması Talep Dilekçesi Örneği

    … GENEL İCRA MÜDÜRLÜĞÜ

    DOSYA NO : ……….. E.

    KONU : Tapu üzerindeki 150/C şerhinin kaldırılmasından ibarettir.

    AÇIKLAMALAR :

    1-) Alacaklı …………Anonim Şirketi tarafından borçlular ………………. Limited Şirketi ve……………….. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yaptığı, müdürlüğünüz ………….. Esas sayılı icra takip dosyasından yazılan müzekkere ile müdürlüğünüzce , Borçlu/malik …………….t Limited Şirketi adına kayıtlı aşağıda bilgileri yazılı olan gayrimenkul üzerine İİKm.150/C şerhi konulmuştur.

    2-) Tarafımızca………….-TL tahsil harcı müdürlüğünüz dosyasına yatırılmıştır. Borçlu ……………….Limited Şirketi adına kayıtlı ……………TAŞINMAZ üzerindeki İİK.m.150/C şerhinin kaldırılmasını saygılarımızla talep ederiz.

    ALACAKLI VEKİLİ
    Av…………

     

  • Vesayet Davası Cevap Dilekçesi Örneği

    Vesayet Davası Cevap Dilekçesi Örneği

    Türk Medeni Kanunu kapsamında düzenlenen vesayet kurumu, kişinin kendi işlerini yönetemeyecek durumda olması halinde, haklarını ve malvarlığını korumak amacıyla öngörülmüş bir koruma mekanizmasıdır. Ancak uygulamada, vesayet davası açılan kişinin kısıtlanmasını gerektirecek yasal şartlar oluşmamış olabileceği gibi, vasi olarak atanması istenen kişinin liyakati de uyuşmazlık konusu olabilmektedir. Bu noktada, tarafınıza yöneltilen kısıtlılık iddialarına karşı sunulacak vesayet davası cevap dilekçesi, kişinin fiil ehliyetinin korunması ve hürriyetine yönelik haksız müdahalelerin önlenmesi bakımından hayati bir önem taşır. Akıl sağlığı, savurganlık, kötü yaşam tarzı veya alkol bağımlılığı gibi iddiaların hukuki bir dille ve somut delillerle çürütülmesi, mahkemenin hatalı bir kısıtlama kararı vermesinin önüne geçecektir.

    Vesayet davasında yapılacak savunmada, kısıtlanması istenen kişinin sosyal, fiziksel ve zihinsel durumunun güncel tıp normları ve hukuki kriterler ışığında analiz edilmesi gerekir. Şayet vasi tayini kaçınılmaz bir durumsa, bu kez vasi adayının dürüstlüğü, tarafsızlığı ve kısıtlı adayıyla olan menfaat çatışmaları titizlikle ele alınmalıdır. Mahkemeye sunulacak cevap dilekçesinde, iddia edilen kısıtlılık sebeplerinin maddi gerçekle bağdaşmadığı veya vasi adayı olarak gösterilen kişinin bu görevi kötüye kullanma potansiyeli taşıdığı hukuki argümanlarla ortaya konulmalıdır. Hak kaybına uğramamak ve bireysel özgürlüklerin korunmasını sağlamak amacıyla hazırlanan, teknik ve kapsamlı vesayet davası cevap dilekçesi örneği aşağıda yer almaktadır.

    Vesayet Davası Cevap Dilekçesi Örneği

    … SULH HUKUK MAHKEMESİNE

    DOSYA NO : E.

    KISITLI ADAYI :

    VEKİLİ :

    DAVACI :
    VEKİLİ :

    KONU : Davaya cevap ve delillerimizin sunulmasıdır.

    AÇIKLAMALAR :

    Mahkemenizin yukarıda esas numarası verilen dosyasında davacı, müvekkilin yaşı ve yaşadıkları gereği akıl sağlığının yerinde olmadığını, şahsi işlerini dahi yerine getiremediğini, kandırılmaya oldukça elverişli olduğunu, bu sebeplerle mal varlığını erittiğini öne sürerek davacı olarak kendisinin, müvekkile vasi olarak atanmasını talep etmiştir. Davacı tarafın müvekkile vasi olma isteği haksız, maddi çıkar sağlamaya yönelik olup, kötü niyetlidir kabul etmiyoruz. Şöyle ki;

    Davacı tarafın iddialarının aksine müvekkil, kendi hayatını tek başına devam ettirecek akıl sağlığına sahip olup, herhangi bir fiziki engeli bulunmayan, dolayısıyla korunmaya ve bakıma muhtaç olmayan birisidir. Davacının iddiaları gerçeğe aykırı ve tamamen soyut iddialardan ibarettir. Zira,

    Mahkemenizce … İlçe Jandarma Komutanlığı’na yazılan ../../2022 tarihli müzekkere ile “..kısıtlı adayı ile vasi adayı arasında menfaat çatışması olup olmadığı ve vasi adayının kısıtlı adayına vasi olarak atanmasında sakınca olup olmadığı hususlarının araştırılmasının” istenilmesi üzerine, … İlçe Jandarma Komutanlığınca araştırma yapılmış ve ../../2022 tarihli tutanak ile “.. kısıtlı adayı ve vasi adayı arasında menfaat çatışmasının olduğu ve vasi adayının kısıtlı adayına vasi olarak atanmasının sakıncalı olduğu, uygun olmadığı ..” tespit edilmiştir.

    Yine mahkemenizce … İlçe Jandarma Komutanlığı’na yazılan../../2022 tarihli müzekkere ile “..davacı ile kısıtlı adayı olan babası arasında menfaat çatışması bulunduğu ve vasi olarak atanmasının sakıncalı olacağının tespit edilmesinin gerekçesinin bildirilmesi, kimlerden bilgi alındığının belirtilmesi, menfaat çatışmasının ne olduğu, hangi olaydaki menfaatlerinin çatıştığının tespit edilmesi..” istenilmiş olup, … İlçe Jandarma Komutanlığınca yapılan araştırma neticesinde düzenlenen ../../.2022 tarihli tutanak ile “……. Ve … isimli şahıslardan alınan bilgilere göre, şahıslar arasında çatışmanın baba ve oğul arasında meydana gelen miras paylaşımındaki anlaşmazlık sebebinden kaynaklandığı, kısıtlı adayı davalının şahsına ait bir araziyi bir derneğe bağışlaması sebebi ile davacının iş bu davayı açmış olabileceği, davalının akıl sağlığının yerinde olduğu, fiziki olarak bir engelinin olmadığı …” tespit edilmiştir.

    Mahkemenizce yaptırılan bu araştırmalardan açıkça anlaşılacağı üzere, davacı ile vekil eden davalı arasında miras paylaşımındaki anlaşmazlık nedeni ile menfaat çatışması bulunmakta olup, davacı, vekil edenin yurt dışında bulunmasını fırsat bilerek, vekil edeni fiili ve hukuki olarak etkisiz hale getirip, vekil edene ait menkul ve gayrimenkuller üzerinde serbestçe tasarruf etme amacıyla eldeki davayı ikame etmiştir. Üstelik davacının müvekkili sadece maddiyat olarak gördüğü, müvekkilden sürekli para koparmaya çalıştığı tüm çevrelerince bilinmektedir.Davacı yanın amacı vasi olmaktan çok uzaktır.

    Sayın mahkemenizce Sıhhi Kurul Raporu aldırılması için her ne kadar Elmalı Devlet Hastanesine yazı yazılmış ise de, müvekkil için tanzim edilecek olan Sıhhi Kurul Raporunun, Antalya’da konu ile ilgili uzmanlık alanı olan tam teşekküllü bir sağlık kuruluşundan alınmasını talep ediyoruz. Vekil eden önümüzdeki günlerde Türkiye’ye gelecek olup, vekil eden geldiğinde Sayın mahkemenize müracaat edilecek olup, konu ile ilgili uzmanlık alanı olan mahkemenizce takdir edilecek tam teşekküllü bir hastahaneye sevkinin yapılmasını talep ediyoruz. Zira, davacının kötü niyeti ve eldeki davayı açmakla amaçladığı menfaati göz önünde bulundurulduğunda, davacının halihazırda yaşamakta olduğu ilçe dışında, bağlı olduğu ilde yer alan bir hastaneden rapor aldırılması maddi gerçeğe ulaşmak bakımından daha uygun olacaktır.

    Sonuç olarak, müvekkilin akıl sağlığı son derece yerinde, korunması ve bakımı için herhangi bir yardıma muhtaç olmadan kendi işlerini görebilecek durumdadır. Müvekkil, yılının bir kısmını Almanya’da bir kısmını ise Türkiye ‘de geçirecek kadar sağlıklı ve hareket özgürlüğüne de sahiptir. Sağlık yönünden birtakım tedaviler görmesi onun akıl sağlığının zayi olduğu anlamına gelmemektedir. Ayrıca vekil eden adına kayıtlı malvarlıkları dikkate alındığında, sadece iki arazisini bağışlamış olması kendisini veya ailesini yoksulluğa düşüreceği sonucuna da varılamaz. Bu nedenlerle davacının hukuki dayanaktan yoksun, soyut iddialar ile kötü niyetli olarak açtığı davanın reddi gerekmektedir.

    HUKUKİ NEDENLER : TMK, TBK, HMK ve sair ilgili her türlü mevzuat

    DELİLLER :

    Nüfus Kayıtları,
    Tapu Kayıtları,
    Banka kayıtları,
    Bilirkişi,
    Sağlık Kurulu Raporu,
    Tanık,
    Yemin ve sair her türlü yasal delil.

    SONUÇ : Yukarıda açıklanan ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle, fazlaya dair talep ve diğer yasal haklarımız saklı kalmak kaydı ile;

    Düzenlenecek Sıhhi Kurul Raporunun konu ile ilgili uzmanlık alanı olan mahkemenizce takdir edilecek tam teşekkülü bir hastaneden aldırılmasını,
    Haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE,
    Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ederiz.
    Saygılarımızla…/../..

    Kısıtlı Adayı Vekili
    Av.

     

  • Sıra Cetveline İtiraz Davası Cevap Dilekçesi

    Sıra Cetveline İtiraz Davası Cevap Dilekçesi

    İcra ve iflas hukukunda, satıştan elde edilen paranın tüm alacaklıların talebini karşılamadığı durumlarda düzenlenen sıra cetveli, alacaklılar arasındaki öncelik sıralamasını ve pay oranlarını belirleyen en temel belgedir. Ancak bu cetvelin düzenlenmesiyle birlikte, kendisine pay ayrılmayan veya sırası hatalı belirlenen alacaklıların açtığı “sıra cetveline itiraz” davaları, takibin seyrini doğrudan etkileyebilmektedir. İcra ve İflas Kanunu’nun 142. maddesi kapsamında açılan bu davalara karşı sunulacak cevap dilekçesi, alacağın gerçekliğini, muvazaalı olmadığını ve yasal öncelik hakkının bulunduğunu ispatlamak bakımından hayati bir önem taşır. Davacı tarafın, alacağın miktarına veya sırasına yönelik iddialarını çürütmek, davanın reddini sağlayarak alacağın bir an önce tahsil edilmesine zemin hazırlar.

    Sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, genel hükümlerin aksine alacağın gerçek olduğunu iddia eden ve kendisine pay ayrılan davalı alacaklı üzerindedir. Bu nedenle mahkemeye sunulacak cevap dilekçesinde, alacağın dayanağı olan faturalar, banka kayıtları, ticari defterler ve diğer somut delillerin eksiksiz bir şekilde ortaya konulması gerekir. Davacının, alacağın danışıklı (muvazaalı) olduğu veya borcun aslında mevcut bulunmadığı yönündeki iddialarına karşı, hukuki ve mali verilerle güçlendirilmiş bir savunma hattı kurulmalıdır. Usul ekonomisi ve hak kaybı yaşanmaması adına, mahkemece belirlenen dar süreli cevap verme hakkının profesyonel bir üslupla kullanılması kritiktir. Aşağıda, alacağınızın hukukiliğini ve sıradaki yerinizi korumak amacıyla hazırlanan, teknik detayları içeren sıra cetveline itiraz davası cevap dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Sıra Cetveline İtiraz Davasında Cevap Dilekçesi Örneği

     

    ……….İCRA HUKUK MAHKEMESİ’NE

    Dosya No:

    DAVALI:

    VEKİLİ:

    DAVACI:

    VEKİLİ:

    KONU: Dava dilekçesine karşı cevaplarımızın ve delillerimizin sunulmasıdır.

    AÇIKLAMALAR:

    USUL YÖNÜNDEN BEYANLARIMIZ:

    Sayın Mahkemeniz huzurunda görülmekte olan işbu sıra cetveline itiraz davasının, aynı alacağa ilişkin yine Mahkemeniz … E. Sayılı dosyasında görülmekte olan aynı tarihli sıra cetveline itiraz dosyası ile birleştirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Zira gerek Sayın Mahkemeniz huzurundaki işbu dava ve gerekse Mahkemenizin … E. Sayılı dava dosyası incelendiğinde her iki davanın da … İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosyasından … tarihinde düzenlenmiş olan sıra ve derece kararına yönelik davalar olduğu görülecektir.

    Bu sebeple Mahkemeniz huzurunda aynı sıra ve derece kararına yönelik olarak açılmış davalardan … E. Sayılı dosyasında görülmekte olan davasının, … E. Sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın bu dosya üzerinde devam edilmesine karar verilmesini talep ediyoruz.

    ESASA İLİŞKİN BEYANLARIMIZ:

    Öncelikle davacı tarafın itirazlarının yasal süresi içerisinde yapılıp yapılmadığının tespitini ve süresinde yapılmadığının tespiti halinde itirazlarının reddini talep ediyoruz. 

    Davacı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi gerekmektedir. Şöyle ki;

    Dava dışı … A.Ş. ile yine dava dışı … A.Ş. arasında akdedilmiş ve dava konusu taşınmaz maliki …’ün de müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığı genel kredi sözleşmeleri uyarınca krediler kullandırılmıştır. Kullandırılmış olan kredilerden kaynaklanan borçların geri ödemesinde temerrüde düşen şirket ve kefillerine hesap kat ihtarnameleri keşide edilerek kredi borçlarının ödenmesi ihtar edilmişse de ihtara rağmen borçlar ödenmemiştir.

    İhtara rağmen kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle, alacağını müvekkil şirkete temlik eden dava dışı alacaklı … A.Ş. tarafından fazlaya ilişkin talep hakları saklı tutularak … TL tutarındaki alacağın tahsili istemiyle, dava dışı borçlunun da yer aldığı tüm borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı alınmış, akabinde … İcra Müdürlüğü’nün … Es. sayılı dosyasından esas takibe geçilmiş ve takip kesinleşmiştir.

    Borçlular hakkında başlatılan icra takibine müteakip dava dışı alacaklı … A.Ş. ile müvekkil … Varlık Yönetim A.Ş. arasında akdedilen … Noterliği’nin … tarih ve … yevmiye sayılı Alacak Temlik Sözleşmesi hükümleri uyarınca alacaklı dava dışı … A.Ş.’nin dava dışı … A.Ş.’den olan tüm alacak hakları, alacağın tahsiline yönelik her türlü resmi mercie ve yasal yollara başvurma hakları da dahil olmak üzere müvekkil … Varlık Yönetim A.Ş.’ne devir ve temlik edilmiştir.

    Konu … İcra Müdürlüğü’nün … Es. sayılı icra takibinde … Tapu Sicil Müdürlüğü’ne yazılan … tarihli müzekkere ile dava dışı borçlu … adına kayıtlı tüm taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz şerhi işlenmesi talep edilmiş ve ilgili tapu müdürlüğünce dava konusu dava dışı … adına kayıtlı … İli, … İlçesi, … mahallesi, … ada, … parsel olan taşınmazın … ve … payı üzerinde … tarih ve … yevmiye no ile ihtiyati haciz tesisi işlemi yapılmıştır. Konu taşınmazın … hissesi üzerindeki haczimiz konulduğu tarihte 2. Sırada, … hissesi üzerindeki haczimiz ise, konulduğu tarihte 1. Sıradadır.

    Davacı tarafından başlatılan … İcra Müdürlüğü’nün … Es. sayılı icra takip dosyasından dava dışı …adına kayıtlı dava konusu … İli, … İlçesi, … mahallesi, … ada, … parsel olan taşınmazın … payına ve … payına konulmuş olan haczin tarihi ise …’dür. Buna göre davacı taraf haczi tapu kaydından da açıkça görüleceği üzere … Sıradadır. DOLAYISI İLE DAVACI TARAFIN İLERİ SÜRDÜĞÜ DAVACIDAN ÖNCE BAŞKACA BİR ALACAKLININ HACZİNİN BULUNMADIĞI İDDİASI MESNETSİZ VE GERÇEĞE AYKIRIDIR.

    Davacı tarafın alacaklısı olduğu … İcra Müdürlüğü’nün … Es. sayılı icra dosyasına … tarihinde açmış olduğu talepte dava dışı borçlu … adına kayıtlı … İli, … Bölge, … Mıntıka, … parsel, … cilt, … sayfa noda kayıtlı taşınmaz üzerine haciz şerhi konması talep edilmiş ancak dava konusu taşınmaz hisselerine (… İli, … İlçesi, … mahallesi, … ada, … parsel olan taşınmazın … ve …) haciz şerhi konması talep edilmemiştir. Davacı tarafça ilgili tapu sicil müdürlüğüne gönderilmiş olan  … tarihli müzekkereye verilen cevabi yazıda … tarihli yazıya istinaden dava konusu taşınmazlar üzerine haciz konduğu, … yılında ise, konu taşınmazların isim ve T.C. ile yapılan sorgulamaya rağmen tespit edilemediğinden bahisle haciz şerhi işlenemediği bildirilmiştir.

    Devam eden süreçte dava konusu taşınmaz hisseleri dava dışı alacaklıya ait … İcra Müdürlüğü’nün … Es. sayılı dosyasından satışa çıkartılmış ve … tarihinde satılmıştır. Satıştan kalan meblağ müvekkil şirketin alacaklısı olduğu … İcra Müdürlüğü’nün … Es. sayılı dosyası haczinin 1. Sırada olması sebebiyle sıra cetveli yapılmak üzere işbu icra dosyasına gönderilmiştir. Davaya konu taşınmaz hisseleri üzerindeki haciz sırası değerlendirildiğinde müvekkil şirket alacağı birinci sırada yer almakta olup yapılmış olan sıra cetvelinde iptal edilecek herhangi bir husus bulunmamaktadır.

    HUKUKİ SEBEPLER: İİK., HMK. ve ilgili sair yasal mevzuat.

    DELİLLER : İcra takip dosyaları, tapu kayıtları, icra dosyaları, bilirkişi incelemesi ve sair her türlü yasal delil. Karşı delil sunma hakkımız saklıdır.

    İSTEM VE SONUÇ: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla;

    1. Sayın Mahkemeniz huzurundaki işbu dava dosyasının, yine Mahkemenizin … E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın mahkemeniz … Es. sayılı dosyası üzerinden devamına,
    2. Davacının sıra ve derece kararına yapmış olduğu itirazın reddine,
    3. … İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosyasından düzenlenmiş olan sıra ve derece kararının kabulüne,
    4. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi arz ve talep ederiz.

    Saygılarımızla,

    Davalı Vekili

     

  • Tapu Sicil Müdürlüğü Başvuru Dilekçesi Örneği

    Tapu Sicil Müdürlüğü Başvuru Dilekçesi Örneği

    Gayrimenkul üzerindeki mülkiyet haklarının korunması ve tescil işlemlerinin güvenliği, Tapu Sicil Müdürlükleri nezdinde yürütülen titiz kayıt sistemine bağlıdır. Ancak tapu kütüğündeki isim hataları, yüzölçümü yanlışlıkları veya mevcut bir şerhin/rehnin kaldırılması gibi durumlarda hak sahiplerinin resmi bir başvuru ile süreci başlatması gerekmektedir. Tapu Sicil Müdürlüğü’ne hitaben hazırlanan başvuru dilekçesi, mülkiyet hakkına dair verilerin güncellenmesi veya mevcut bir uyuşmazlığın idari yoldan çözülmesi için yasal bir dayanak teşkil eder. Bu başvurular, taşınmazın hukuki durumunu netleştirmenin yanı sıra ileride doğabilecek mülkiyet ihtilaflarının da önüne geçen koruyucu bir idari mekanizmadır.

    Tapu sicilinin aleniliği ve doğruluğu ilkeleri gereği, yapılan her türlü talebin somut delillere ve ilgili mevzuata dayandırılması zorunludur. Özellikle miras yoluyla intikal, isim düzeltme veya ipotek fekki gibi işlemlerde, başvuru dilekçesinin teknik bir dille yazılması ve gerekli ek belgelerin eksiksiz sunulması işlemin hızlanmasını sağlar. Eksik veya hatalı hazırlanan dilekçeler, talebin reddine veya mülkiyet haklarının kısıtlanmasına neden olabilecek bürokratik gecikmelere yol açabilir. Bu nedenle, sicil kayıtlarındaki maddi hataların düzeltilmesi veya resmi belge temini gibi amaçlarla hazırlanan dilekçelerin hukuki bir titizlikle kurgulanması esastır. Aşağıda, tapu kayıtlarındaki işlemlerinizi usulüne uygun şekilde tamamlamanızı sağlayacak, profesyonel Tapu Sicil Müdürlüğü başvuru dilekçesi örneği yer almaktadır.

     

    Tapu Sicil Müdürlüğü’ne Başvuru Dilekçe Örneği

     

    (…)TAPU SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ’NE,

    BAŞVURAN                   :

    VEKİLİ :

    ADRES                                       :

    KONU                                           : Tapuda …. Parsel, …. Pafta, …..Ada, ………….. adreste bulunan taşınmazın tapu kaydında yer alan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemimizden ibarettir.

    AÇIKLAMALAR                           

    1-Müvekkilimiz …./…/… tarihinde yapılan satım akdi ile tapuda …. Parsel, …. Pafta, …..Ada, ………….. adreste kain olan taşınmazı … …’dan satın almıştır.

    2-…./…/…tarihinde gerçekleşen satım akdi ve tapuda yapılan işlemler sonucunda taşınmazın yeni maliki müvekkilimiz olmuştur.Ancak, tapuda söz konusu taşınmaza yönelik yapılan işlem sırasında müvekkilimizin ismi yanlış yazılmış olup, bahse konu yanlışlık müvekkile ……Belediyesi’nden …./…./… tarihinde gönderilen emlak vergisi burcunun tebliği sırasında fark edilmiştir.

    3-Yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkilin tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesini saygıyla talep ederiz. ……/……../……

    …….Vekili

    Av.

     

  • Davanın Konusuz Kalması Hakkında Dilekçe Sunumu

    Davanın Konusuz Kalması Hakkında Dilekçe Sunumu

    Yargılama süreci devam ederken, dava açıldığı sırada var olan uyuşmazlığın tarafların iradesiyle veya dışsal bir etkenle ortadan kalkması durumunda davanın konusuz kalması söz konusu olur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde bu durum; talep edilen hakka tarafların rızasıyla kavuşulması, borcun ödenmesi veya uyuşmazlık konusunun varlığını yitirmesi gibi çeşitli nedenlerle gerçekleşebilir. Bu aşamada mahkemenin davanın esası hakkında bir hüküm kurması imkansız hale gelir ve “esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına” dair bir hüküm tesis edilmesi gereği hasıl olur. Davanın konusuz kaldığına ilişkin dilekçe sunumu, mahkemenin dosyayı usulden kapatmasını sağlayan ve gereksiz yargılama mesaisinin önüne geçen hayati bir usul işlemidir.

    Davanın konusuz kalması halinde mahkemenin dikkate alacağı en kritik husus, uyuşmazlığın sona erdiği tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hangi taraf üzerinde bırakılacağıdır. Eğer davalı taraf, dava açıldıktan sonra borcu ödeyerek veya talebi yerine getirerek davanın konusuz kalmasına sebebiyet vermişse, davanın açılmasına neden olduğu için yargılama giderlerinden sorumlu tutulacaktır. Bu nedenle mahkemeye sunulacak bildirim dilekçesinde, uyuşmazlığın hangi tarihte ve ne şekilde sona erdiği net bir biçimde belgelendirilmeli, karşı tarafın dava açılmasına sebebiyet verip vermediği hukuki argümanlarla ortaya konulmalıdır. Aşağıda, yargılama sürecini usul ekonomisine uygun şekilde sonlandırmak ve hak kaybını engellemek amacıyla hazırlanan, davanın konusuz kaldığına dair profesyonel dilekçe örneği yer almaktadır.

     

    Davanın Konusuz Kaldığına İlişkin Dilekçe Örneği

     

    ANTALYA …………….TÜKETİCİ MAHKEMESİ’NE

    DOSYA NO : …………….. E.

    DAVACI : ………….

    VEKİLLERİ : Av…………….

    DAVALI : …………………..

    KONU : Davanın konusuz kaldığının bildirilmesinden ibarettir.

    AÇIKLAMALAR :

    Yukarıda dosya numarası ve tarafları belirtilen dosyaya ilişkin olarak, taraflar arasında protokol imzalanmış olup borçlu/davalı tarafça ilgili icra dosyasına ödeme taahhüdü verilmiştir.

    Bu kapsamda, her neviden talep, dava ve şikayet hakkımız saklı kalmak kaydıyla, ödeme taahhüdü alındığı için davanın konusuz kaldığını beyan ederiz.

    Davalıların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığına ilişkin dilekçesi de dosyada mevcuttur.

    Saygılarımızla.

    SONUÇ ve İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle davanın konusuz kaldığını bildirir gereğinin yapılmasını vekâleten arz ve talep ederiz.

    Davacı Vekilleri
    Av…………………