Blog

  • Kayyım Atanması İstemi Dilekçesi ve Hukuki Süreç

    Kayyım Atanması İstemi Dilekçesi ve Hukuki Süreç

    Türk Medeni Kanunu uyarınca düzenlenen kayyımlık müessesesi, bir kimsenin belirli işlerini göremediği veya malvarlığını yönetemediği durumlarda, hukuk düzeninin sunduğu geçici bir koruma ve temsil makamıdır. Vasiliğin aksine genellikle belirli bir süre veya somut bir iş için öngörülen kayyımlık; temsil kayyımlığı ve yönetim kayyımlığı olmak üzere iki temel kategoride değerlendirilir. Bir davada menfaat çatışması yaşanması, bir kişinin hastalığı veya yokluğu nedeniyle işlerini takip edememesi ya da sahipsiz kalan bir malvarlığının korunması gerektiğinde, sulh hukuk mahkemesine sunulacak bir “kayyım atanması istemi dilekçesi” ile bu süreç başlatılır. Bu başvuru, hem bireylerin mülkiyet haklarını güvence altına alır hem de yargısal süreçlerin tıkanmasını önleyerek hukuki sürekliliği sağlar.

    Kayyım atanması talebinde bulunurken, atamayı gerektiren hukuki veya fiili nedenlerin somut verilerle ortaya konulması esastır. Örneğin, bir miras paylaşımında küçüğün menfaati ile velisinin menfaati çatışıyorsa “temsil kayyımı”; sahibi bilinmeyen bir taşınmazın idaresi gerekiyorsa “yönetim kayyımı” atanması talep edilmelidir. Mahkemeye sunulacak dilekçede, kayyım atanması istenen kişinin durumu, malvarlığının niteliği ve atamanın aciliyeti net bir dille ifade edilmeli; varsa ilgili deliller (nüfus kayıtları, menfaat çatışmasını gösteren belgeler, sağlık raporları) eklenmelidir. Usulüne uygun hazırlanmayan başvurular, telafisi imkansız hak kayıplarına ve mülkiyet üzerinde belirsizliklere yol açabilir. Aşağıda, hakların korunması ve temsil ihtiyacının giderilmesi amacıyla hazırlanan, teknik kriterlere uygun kayyım atanması istemi dilekçe örneği yer almaktadır.

    Kayyım Atanması İstemi Dilekçesi Örneği

     

    ….. SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

    İHBARDA BULUNAN (DAVACI)      :                                                                 TC No:

    ADRES                                                       :

    İHBARDA BULUNAN VEKİLİ          :

    ADRES                                                       :

    DAVALILAR                                           : Hasımsızdır.

    KONU                                                       : Müvekkilimiz … …’ın açacağı babalık davasında çocuğu küçük … …’ı temsil emek amacıyla kayyım atanması istemimizi içerir dilekçemizin sunulmasından ibarettir.

    A Ç I K L A M A L A R I M I Z

    1-) Müvekkilimiz … …’ın nikahsız ilişki yaşadığı … …’dan ../../…. tarihinde küçük … … dünyaya gelmiştir. ….. Hastanesi’nden alınmış doğum belgesi mevcuttur.

    2-) Müvekkilimizin babalık davası açabilmesi için kanununda öngörülen 1 yıllık süre henüz dolmamıştır. Bu nedenle müvekkilimizin açacağı babalık davasında çocuğu küçük … … ile menfaatleri çatışmaktadır.

    3-) Müvekkilimiz adına açacağımız babalık davasında küçük … …’i temsil etmek için kayyım atanmasını istemek amacıyla mahkemenize işbu dilekçe ile ihbarda bulunmak zorunluluğu  tarafımızca hasıl olmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER                      : 4721 S. K. m. 301, 303, 426, 6100 S. K. m. 119

    HUKUKİ DELİLLER                        : 1-) Küçük … …’ın … Hastanesi’nden alınmış doğum raporu.

    SONUÇ VE İSTEM                            :Yukarıda açıkladığımız nedenler ile müvekkilimiz adına açacağımız babalık davası nedeniyle menfaatleri çakışacak olmasından dolayı küçük … …’e kayyım atanmasını mahkemenizden saygıyla bilvekale talep ederiz.  …/…/….

    EK:

    İhbarda Bulunan Vekili

    Av.

     

  • Zorlama Hapsi Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

    Zorlama Hapsi Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

    6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında verilen önleyici tedbir kararları, aile birliğinin ve bireyin güvenliğinin korunmasını hedefler. Bu kapsamda verilen “evden uzaklaştırma” kararına aykırı hareket edildiği iddiasıyla, mahkemece duruşma açılmaksızın “zorlama hapsi” kararı tesis edilebilmektedir. Ancak bu karar, hürriyeti doğrudan kısıtlayan ağır bir yaptırım olduğundan; ihlalin gerçekleşmediği, tebligatın usulsüz olduğu veya mücbir sebeplerin varlığı durumunda kararın kaldırılması için itiraz yoluna başvurulması hayati önem taşır. Zorlama hapsine itiraz dilekçesi, maddi gerçeğin mahkemece yeniden değerlendirilmesini sağlayarak haksız hürriyet kısıtlamalarının önüne geçen yasal bir savunma aracıdır.

    Zorlama hapsine karşı itiraz süreci, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren başlayan iki haftalık dar bir süreye tabidir. İtirazda bulunurken; uzaklaştırma kararının usulüne uygun bildirilmediği, ihlal iddiasının somut delillere dayanmadığı veya söz konusu alana girişin zorunluluk (örneğin eşya alma, çocukla kişisel ilişki kurma gibi) nedeniyle gerçekleştirildiği hukuki argümanlarla desteklenmelidir. Mahkeme, itiraz dilekçesindeki delilleri ve olay örgüsünü inceleyerek, ihlalin sabit olmadığına kanaat getirirse hapis kararını ortadan kaldırabilir. Teknik detaylardan yoksun veya süresi geçirilmiş başvurular, kişinin doğrudan ceza infaz kurumuna sevk edilmesine yol açabileceğinden, sürecin titizlikle yönetilmesi gerekir. Aşağıda, zorlama hapsi kararına karşı yasal haklarınızı savunmanızı sağlayacak, profesyonel kriterlere uygun itiraz dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Evden Uzaklaştırma Kararına Uymama Nedeniyle Verilen Zorlama Hapsine İtiraz Dilekçesi Örneği

     

    … AİLE MAHKEMESİNE

    İTİRAZDA BULUNAN :     (TC Kimlik NO :   ) 

    VEKİLİ                            :

    (Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin)

    ADRES                             :

    (Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin)

     

     

    KONU                               : Uzaklaştırma kararına uymama nedeniyle verilen .. günlük hapis cesasına itirazlarımızdır.

    AÇIKLAMALAR           :

    1-) Müvekkilimizin eşi, …/…/… tarihinde müvekkilimizin evden uzaklaştırılması yönünde şikayette bulunmuştur. Konuya ilişkin olarak …Mahkemesi’nin … D. iş  sayılı dosyasında müvekkilin evden uzaklaştırması yönünde karar verilmiştir.

    2-) Müvekilin şikayette bulunan eşi ile müşterek çocukları .. ../../… tarhinde müvekkili arayarak derslerini anlayamadığını, ödevlerini yaparken zorlandığını bundan dolayı kendisine yardık etmesini istemiş, müvekkili yanına çağırmıştır.  Müvekkil her zaman çocuklarının isteklerine önem veren, ailesine karşı sorumluluklarının bilincinde bir babadır.  Çocuğunun kendisinden dersler konusunda yardım istemesine kayıtsız kalamamış olan müvekkil boşanmakta olduğu eşinin de bulunduğu eve gitmiştir. Eşine çocuğu aradığı için geldiğini, birlikte ders çalışacaklarını söylemiştir. Eşi de bu durumu kabullenmiş babasının müşterek çocuğun derslerinde yardımcı olması amacıyla müşterek konuta gelmesine izin vermiştir.  1-2 saat kadar çocuğuna ders çalıştıran müvekkil sonrasında müşterek konuttan olay çıkarmadan ayrılmıştır. Buna rağmen, ortada hiçbir sebep yokken davacının kendisine işbu davayı yönelttiğini öğrenmiştir.

    3-)  Kendisinin bilgisi dahilinde ortak konuta gelip müşterek çocukları ile ders çalışan müvekkile karşı yöneltilmiş bu davanın kötü niyetli olduğu ortadadır. Eldeki dava sebebiyle müvekkile .. gün zorlama hapis cezası verilmiştir. MÜVEKKİLİN SUÇ İŞLEME KASTI YOKTUR eşinin bilgisi dahilinde yanızca çocuğu ile ders çalışmak için uzaklaştırma kararına aykırı davranmıştır.

    5-) Yukarıda açıkladığımız nedenlerle,  her ne kadar müvekkil uzaklaştırma kararına aykırı hareket etmiş gibi görünse de bunu eşinin bilgisi dahilinde ve çocuğunun isteği üzerine yaptığı, suç kastı olmadığı açıktır.  Günümüz covid-19 salgın koşulları, cezaevi ortamının sağlık ve hijyen durumları göz önünde bulundurulduğunda .. gün zorlama hapsi cezasının müvekkil açısından oldukça ağır olduğu ortadadır.

    HUKUKİ NEDENLER  : 6284 S. K. m. 8, 13.

    HUKUKİ DELİLLER    : 1-  …  Mahkemesi’nin …d. işsayılı dosyası

    2-  Aile nüfus kayıtları

    3-  Mesaj dökümleri

    4- Tanıkların isimleri ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları gösteren tanık listesi

    5-…Mahkemesi’nin …/… E. …/… K. sayılı kararı

     

    SONUÇ VE İSTEM                    : Yukarıda ayrıntısıyla açıkladığımız ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle, müvekkil hakkında.. Mahkemesi .. E- .. K. sayılı ilamı ile  hükmedilmiş .. gün zorlama hapis cezasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ederiz

    İtiraz Eden Vekili

       Av.

     

  • Maaş Haczi Müzekkeresine İtiraz Dilekçesi Örneği

    Maaş Haczi Müzekkeresine İtiraz Dilekçesi Örneği

    İcra takibi süreçlerinde alacaklının talebi üzerine borçlunun çalıştığı iş yerine gönderilen maaş haczi müzekkeresi, borçlunun geçimini sağladığı temel gelirin bir kısmına el konulması sonucunu doğuran ciddi bir icra işlemidir. İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca, borçlunun maaşının en fazla dörtte biri haczedilebilirken, nafaka alacakları gibi istisnai durumlar bu oranın değişmesine neden olabilmektedir. Ancak uygulamada, borcun daha önce ödenmiş olması, takibin kesinleşmemesi, maaşın tamamına haciz konulması veya borçlunun ilgili iş yerinde artık çalışmıyor olması gibi nedenlerle bu müzekkerelere itiraz edilmesi gerekebilir. Maaş haczi müzekkeresine itiraz dilekçesi, bu tür hukuka aykırılıkların giderilmesi ve borçlunun asgari geçim standartlarının korunması amacıyla icra dairesine sunulan yasal bir başvurudur.

    Hukuki süreçte itirazın başarısı, müzekkerenin tebliğinden itibaren başlayan yasal sürelerin takibine ve itiraz gerekçelerinin somut delillerle desteklenmesine bağlıdır. Eğer maaş haczi usulsüz bir tebligata dayanıyorsa veya borç miktarı gerçeği yansıtıyorsa, bu durumun hukuki argümanlarla icra müdürlüğüne bildirilmesi takibin ilgili kısmının durdurulmasını sağlar. Özellikle “maaşın tamamına haciz konulması” gibi kanuna açıkça aykırı işlemlerde, şikayet yoluyla bu hatanın düzeltilmesi mülkiyet ve yaşam hakkının bir gereğidir. Dilekçede, iş yeri bilgileri, dosya numarası ve haczin hangi yasal gerekçeyle kaldırılması veya düzeltilmesi gerektiği net bir dille ifade edilmelidir. Aşağıda, maaş haczi işlemlerine karşı haklarınızı savunmanızı sağlayacak, profesyonel ve teknik kriterlere uygun maaş haczi müzekkeresine itiraz dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Maaş Haczi Müzekkeresine İtiraz Dilekçesi Örneği

     

    …  …… İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NE

    DOSYA NO: ……./…….. E.

    CEVAP VEREN 3. ŞAHIS :

    VEKİLİ :

    BORÇLU :

    ALACAKLI :

    VEKİLİ :

    KONUSU : Maaş haczi müzekkeresine cevabımızdır.

    AÇIKLAMALAR : Müdürlüğünüzün yukarıda numarası yazılı dosyasından borçlu ……………. hakkında gönderilen maaş haczi müzekkeresi müvekkil şirkete ………. tarihinde tebliğ olunmuştur.

    Dosyanız borçlusu ………., ……………. tarihi itibarı ile işten ayrılmış olup, müvekkil şirketten herhangi bir hak veya alacağı bulunmadığından, maaş haczi kesintisi talebiniz yerine getirilememiştir.

    Gereğini vekaleten talep ederim.   ………………………………

    Vekili Av. ………………………

     

  • Koşullu Salıverilmenin Geri Alınmasına İtiraz Dilekçesi

    Koşullu Salıverilmenin Geri Alınmasına İtiraz Dilekçesi

    Hükümlülerin ceza infaz kurumundaki iyi hallerine istinaden tanınan koşullu salıverilme hakkı, dış dünyada yeni bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması durumunda mahkeme kararıyla geri alınabilmektedir. İnfaz hukukunun en ağır sonuçlarından biri olan bu durum, hükümlünün “biçilmiş” cezasının geri kalan kısmını kapalı ceza infaz kurumunda tamamlaması anlamına gelir. Ancak koşullu salıverilmenin geri alınması kararı, bazen yeni işlenen suçun niteliğinin yanlış değerlendirilmesi, beraatle sonuçlanma ihtimali olan davaların kesinleşmiş gibi sayılması veya denetim serbestlik yükümlülüklerindeki usuli hatalar nedeniyle hukuka aykırı şekilde verilebilmektedir. Koşullu salıverilmenin geri alınmasına itiraz dilekçesi, bu kararın iptalini sağlayarak hürriyetin haksız yere kısıtlanmasını önleyen en temel hukuki yoldur.

    İtiraz sürecinde, geri alma kararına dayanak teşkil eden ihlalin maddi gerçekle uyuşup uyuşmadığı titizlikle analiz edilmelidir. Eğer karar, denetimli serbestlik müdürlüğünün bir raporuna dayanıyorsa mazeretin haklılığı; yeni bir suç iddiasına dayanıyorsa o suçun hukuki statüsü (kesinleşip kesinleşmediği) itirazın odak noktasını oluşturmalıdır. İnfaz Hakimliğine sunulacak dilekçede, koşullu salıverilmenin iadesi için yasal şartların halen mevcut olduğu ve geri alma işleminin ölçülülük ilkesine aykırılığı hukuki argümanlarla savunulmalıdır. Özgürlük hakkının iadesini hedefleyen bu başvuruda, teknik hataların ve mevzuat değişikliklerinin göz ardı edilmemesi davanın başarısı için kritiktir. Aşağıda, geri alma kararının kaldırılması ve tahliyenin yeniden sağlanması amacıyla hazırlanan, profesyonel koşullu salıverilmenin geri alınmasına itiraz dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Koşullu Salıverilmenin Geri Alınmasına İtiraz Dilekçesi Örneği

     

    ……………………………..’ NE;

     

    DOSYA NO                      :  …/… E.

     

    SANIK                              : 

     

    MÜDAFİİ                         :

               

    KONU                               :

     

    A Ç I K L A M A L A R

    1-) Müvekkilimiz hakkında ….. Ceza Mahkemesi’nin …/…/… tarih ve …./…. E. …./… K. sayılı dosyası ile verilen …/…/…. tarihinden itibaren şartlı tahliye edilmesine dair karar, müvekkilin …/…/…. tarihinde işlemiş olduğu başka suç sebebiyle şartla tahliyenin geri alınmasına karar verilmiştir.

    2-) Müvekkilimizin şartla tahliye kararına konu ceza süresi … ay … gün olup bihakkın tahliye tarihi …/…/… tarihidir. Şartla tahliye kararının geri alınmasına neden olan kasıtlı suçun bihakkın tahliye tarihinden sonra …/…/…tarihinde işlenmesi nedeniyle şartla tahliye kararının geri alınması şartları oluşmadığından aynen infaz kararı verilemeyecektir.

    3-) Belirtilen sebeple şartla tahliyenin geri alınması kararının tekrar incelemeye alınmasını müvekkil adına vekaleten talep ederiz. …/…/…

    EKLER:

    1-) … Mahkemesi …./…. E. …./… K. sayılı dosyası

    2-) Bir adet onaylı vekaletname örneği

    Hükümlü Müdafii

                                                                                                                           Av.

     

  • Avukatlık Reklam Yasağı Şikayet Dilekçesi Örneği

    Avukatlık Reklam Yasağı Şikayet Dilekçesi Örneği

    Avukatlık mesleği, ticari bir faaliyetten ziyade adaletin tecellisine hizmet eden bir kamu hizmeti olarak tanımlandığından, bu mesleği icra edenlerin her türlü reklam ve haksız rekabet oluşturacak faaliyetten kaçınması yasal bir zorunluluktur. Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği, avukatların iş elde etmek amacıyla kendilerini ön plana çıkarmalarını, ticari reklam araçlarını kullanmalarını veya mesleğin onuruyla bağdaşmayan tanıtım faaliyetlerinde bulunmalarını kesin bir dille yasaklamıştır. Avukatlık reklam yasağı şikayet dilekçesi, dijital mecralarda veya fiziksel alanlarda bu kuralları ihlal eden, meslektaşları arasında haksız rekabete yol açan eylemlerin tespiti ve ilgili baro tarafından disiplin sürecinin başlatılması için başvurulan resmi kanaldır.

    Şikayet sürecinde, reklam yasağının hangi yöntemle ihlal edildiğinin (sosyal medya reklamları, ücretli arama motoru optimizasyonları, tabela standartlarına aykırılık vb.) somut delillerle ortaya konulması büyük önem taşır. Yönetmelik hükümleri uyarınca; avukatların “en iyi”, “en hızlı” gibi ifadeler kullanması, müvekkil referansı göstermesi veya mesleki faaliyetlerini ticari bir meta gibi pazarlaması disiplin suçunu oluşturur. Mahkemeye veya baroya sunulacak dilekçede, söz konusu ihlalin mesleğin itibarına verdiği zarar vurgulanmalı ve ekran görüntüleri, linkler veya görsellerle desteklenen kanıtlar eklenmelidir. Bu başvuru, savunma makamının ciddiyetini korumayı ve hukuk sistemindeki güven erozyonunu önlemeyi amaçlayan etik bir denetim mekanizmasıdır. Aşağıda, reklam yasağı ihlallerini bildirmek ve disiplin soruşturması talep etmek amacıyla hazırlanan, teknik kriterlere uygun şikayet dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Avukatlık Reklam Yasağı Şikayet Dilekçesi Örneği

     

    … BAROSU BAŞKANLIĞI’NA

    ŞİKAYET EDEN :

    ŞÜPHELİLER     : www.avukat.av.tr sitesi sorumluları

    SUÇ                       :1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 55 ve 164. Maddelerine, TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 9.maddesine aykırılık

    SUÇ KONUSU :Avukatlık reklam yasağına aykırı olarak faaliyet gösteren internet sitesi

    AÇIKLAMALAR: Bilindiği üzere Avukatlık mesleği ticari faaliyet niteliğinde olmayıp, Anayasamızın 135.maddesi gereği  Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek kuruluşlarına bağlı olarak görevini ifa eden kamu görevi niteliğindedir.

    1136 SAYILI KANUNU Madde 55: Avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve hakarette bulunmaları ve özellikle tebalalarında ve basılı kağıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır. (Ek.2/5/2001-4667/35.m) Bu yasak, ortak avukatlık bürosu ve avukatlık ortaklığı hakkında da uygulanır. (Ek.2/5/2001-4667/35.m) Yukarıdaki yasaklara ilişkin esaslar Türkiye Barolar Birliğince düzenlenecek yönetmeliklerle belirlenir.

    Türkiye Barolar Birliği Reklam Yönetmeliği Madde 9/3-c: İş sağlama amacına yönelik ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açacak şekilde, internet kullanıcılarını kendi sitesinde veya kendi sitesinden başka siteye yönlendirecek internet kısa yolları kullanamaz, kullanılmasına izin veremez ve reklam veremez ve alamaz.

    İnternet ortamında Google arama motorunda yapılan Bursa En İyi Avukat, Bursa Avukat, Bursa Boşanma, Bursa Ceza gibi ifadeler yazıldığında www.avukat.av.tr web sitesi çıkacak şekilde internet ortamında reklam verilmiştir.

    İlgili internet sitesine girildiğinde çok açıkça görüleceği şekilde, ÜCRETSİZ DANIŞMA bölümü mevcuttur. Bu tür ücretsiz verilen hukuki danışmanlıklar mesleki etik kurallarına aykırı olduğu gibi Avukatlık Kanunu madde 164’e de aykırıdır.

    İnternet ortamında Google arama motorlarında en başta ve en üstte çıkmak için paralar yatırarak tıklanmanın sağlanması, yatırılan para karşılığında üste çıkma, paralı üste çıkma sebebiyle tıklanma nedeniyle yine üste çıkartılması, sosyal paylaşım hesapları ara yüzlerine gizli kelimeler koyarak paralı öne çıkarma yapılmasının Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliği ile bağdaşmadığı aşikardır.

    HUKUKİ AYKIRILIKLAR:

    • 1136 sayılık Avukatlık Kanunu’nun 55/1 numaralı maddesinde ‘reklam yasağı’ düzenlenmiştir. Buna göre; Avukatların iş elde etmek

    için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve hakarette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kağıtlarında avukat ünvanı ile akademik unvan kullanmaları yasaktır.

    • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164/4 numaralı maddesinde, Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir.(Değişik üçüncü ve dördüncü cümle:13/1/2004 – 5043/5 md.) Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.
    • Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 9/3-a numaralı maddesinde, (Değişik: RG 7/9/2010-27695)5 Site sahibi ya da sahiplerinin adı soyadı varsa akademik unvanı, avukatlık ortaklığı ise tescil unvanı, avukatlık bürosu ise büro unvanı, fotoğrafı, Türkiye Barolar Birliği ve baro sicil numaraları, mesleğe başlama tarihi, mezun oldukları üniversite, bildikleri yabancı dil, mesleki faaliyetin yürütüldüğü büro adresi, telefon ve faks numaraları, e-posta adresi, baro ve Türkiye Barolar Birliği seçimlerine yönelik oy verecek üye ve delegeleri kendileri ve diğer adaylar hakkında bilgilendirme gibi bilgilerin bulunmasını sağlar,
    • Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 9/3-b numaralı maddesinde,

    İş sağlama amacına yönelik olmamak ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açmamak kaydıyla internet sitelerini arama motorlarına kayıt ederken anahtar kelime (keyword) olarak; “adı ve soyadı”, “avukatlık ortaklığı unvanı”, ”avukatlık bürosu unvanı”, “bulunduğu şehir ve kayıtlı oldukları baro” “avukat, hukuk, hukukçu, adalet, savunma, iddia, eşitlik, hak” dışında bir sözcük ya da tanıtım tümcesi kullanamaz,

    • Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 9/3-c numaralı maddesinde,

    İş sağlama amacına yönelik ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açacak şekilde, internet kullanıcılarını kendi sitesine veya kendi sitesinden bir başka siteye yönlendirecek internet kısa yolları kullanamaz, kullanılmasına izin veremez ve reklam veremez ve alamaz.

    NETİCE VE TALEP: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle,

    1)Avukatlık kanununa aykırı danışmanlık hizmeti veren www.avukat.av.tr sitesinin yayından kaldırılmasına,

    2)Şüpheliler tespit edilerek haklarında eylemlerine uyan Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği Madde 12 hükümlerince gerekli soruşturmanın yapılarak, gereğinin yapılmasını saygılarımla talep ve arz ederim. ../../20..

     

  • Avukatı Baroya Şikayet Dilekçesi ve Disiplin Süreci

    Avukatı Baroya Şikayet Dilekçesi ve Disiplin Süreci

    Avukatlık mesleği, adaletin tecellisi adına yürütülen ve yüksek ahlaki değerlerle çerçevelenmiş onurlu bir kamu hizmetidir. Ancak her meslek grubunda olduğu gibi, avukatlık faaliyetleri sırasında da bazen Avukatlık Kanunu ve Meslek Kuralları ile bağdaşmayan, müvekkilin haklarını zedeleyen veya meslek onuruna aykırı durumlar ortaya çıkabilmektedir. Dosyanın takipsiz bırakılması, müvekkilden alınan paranın iade edilmemesi, sır saklama yükümlülüğünün ihlali veya hukuki sürecin kasıtlı olarak uzatılması gibi hallerde, ilgili baronun disiplin kuruluna sunulacak şikayet dilekçesi, hukuki denetim mekanizmasının işletilmesi bakımından zorunludur. Baro başkanlıkları, bu şikayetleri meslek etiği ve kanuni sorumluluklar ışığında inceleyerek yargının kurucu unsuru olan savunma makamının güvenilirliğini korumayı amaçlar.

    Şikayet sürecinin hukuki bir sonuç doğurabilmesi için, iddiaların somut vakıalara dayandırılması ve varsa tanık, mesajlaşma kaydı veya ödeme makbuzu gibi delillerle desteklenmesi büyük önem taşır. Soyut ve genel ifadelerle hazırlanan başvurular, disiplin soruşturmasının açılmamasına veya takipsizlikle sonuçlanmasına neden olabilir. Dilekçede; avukatın hangi yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu durumun hangi maddi veya manevi zarara yol açtığı ve meslek kurallarının hangi maddesinin ihlal edildiği net bir dille ifade edilmelidir. Unutulmamalıdır ki, bu başvuru bir tazminat davası değil, mesleki sorumluluğun denetlenmesi sürecidir. Aşağıda, hakkınızı aramanız ve mesleki kusurların tespiti amacıyla hazırlanan, teknik kriterlere uygun avukatı baroya şikayet dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Avukatı Baroya Şikayet Dilekçesi Örneği

     

    …….. BAROSU BAŞKANLIĞI’NA,

     

    ŞİKAYET EDEN            :

    ŞİKAYET EDİLEN

    AVUKAT                         :

    BARO SİCİL NO            :

    ŞİKAYET KONUSU      :….. isimli ve ….sicil Nolu avukatın meslek kurallarına aykırı

    hareketi sebebiyle şikayetimizdir.

     

    ŞİKAYET NEDENLERİ:

    1-) …. Barosu’na …. sicil No’su ile bağlı olarak avukatlık mesleğini icra etmekte olan avukat….……’ya tarafımca boşanma davamı takip etmek üzere …./…/…. tarihinde vekalet verilmiştir. (EK-1)

    2-) Vekalet görevini üstlenmiş olduğu …. Aile Mahkemesinin …. sayılı boşanma davasında vekalet ücretini peşinen almış olmasına rağmen davamı gereği gibi takip etmediği gibi, dava sonuçlanmış olmasına rağmen dosyanın ayrıca temyize Yargıtay’a göndereceğini söyleyerek ek olarak ….. TL. daha almış ve haksız menfaat temin etmiş bulunmaktadır. (EK-2)

    3-) Bunun üzerine kendisini …… Noterliğinin ….yevmiye numaralı azilnamesiyle vekilliğimden azletmiş bulunmaktayım. (EK-3)

    4-) Açıklamaya çalıştığım nedenlerle; ilgili avukat hakkında gerekli tahkikatın yapılması amacıyla Sayın Başkanlığınıza şikayet etme zarureti tarafımızca hasıl olmuştur.

     

    SONUÇ VE İSTEM                    : Yukarıda açıklamış olduğumuz nedenlerle; şikayet olunan hakkında gerekli tahkikatın yapılmasını saygıyla talep ederim. …/…/…

     

    Şikayet Eden

                                                                                                           ……………..

    EKLER:

    1-) …/…/… tarihli vekaletname örneği

    2-) Ödeme makbuzları,

    3-) …/…/… tarihli azilname

     

  • Tebliğ Edilmeden Kesinleşen Trafik Cezası İtirazı

    Tebliğ Edilmeden Kesinleşen Trafik Cezası İtirazı

    Trafik denetimlerinde düzenlenen idari para cezalarının hukuken geçerlilik kazanması ve ödeme sürecinin başlaması için, ilgili ceza tutanağının usulüne uygun şekilde muhatabına tebliğ edilmesi anayasal bir zorunluluktur. Ancak uygulamada, adres kayıt sistemindeki hatalar veya tebligat usulsüzlükleri nedeniyle, araç sahiplerinin haberi dahi olmadan cezaların kesinleştiği ve e-devlet üzerinden ya da vergi dairesi hacizleriyle öğrenildiği durumlarla sıkça karşılaşılmaktadır. Tebliğ edilmeden kesinleşen trafik cezası itiraz dilekçesi, bu noktada devreye girerek; savunma hakkı kısıtlanan vatandaşın cezadan haberdar olduğu “öğrenme tarihini” esas alıp, usulsüz kesinleşmiş işlemi yargı denetimine taşıyan temel hukuki araçtır.

    Hukuk devleti ilkesi gereği, usulüne uygun tebliğ edilmeyen bir idari işlem üzerinden gecikme zammı uygulanması veya icra takibi başlatılması hukuka aykırıdır. İtiraz sürecinde, ceza tutanağının neden tebliğ edilemediği veya tebliğ edilmiş gibi gösterilen işlemlerin hangi mevzuat hükümlerine aykırı olduğu somut verilerle ortaya konulmalıdır. Özellikle Tebligat Kanunu’nun 21. ve 35. maddelerindeki şartlar oluşmadan yapılan “muhtara bırakma” veya “ilinen adrese tebliğ” gibi işlemler, cezayı hukuken sakat hale getirir. Mahkemeye sunulacak dilekçede, öğrenme tarihinden itibaren yasal süresi içinde itiraz edildiği vurgulanmalı ve cezanın esasına dair savunmalar da eklenerek iptal talep edilmelidir. Aşağıda, hak kaybı yaşamamanız ve usulsüz borç yükünden kurtulmanız amacıyla hazırlanan, profesyonel tebliğ edilmeden kesinleşen trafik cezası itiraz dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Tebliğ Edilmeden Kesinleşen Trafik Cezası İtiraz Dilekçesi Örneği

     

    NÖBETÇİ (…) SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE,

     

     

    İTİRAZ EDEN                                    :

     TC KİMLİK NUMARASI               :

    ADRES                                                  :

    VEKİLİ                                                 :

     ADRES                                                :

     İTİRAZA KONU TUTANAĞIN

    DÜZENLEME TARİHİ                   :

     TUTANAĞIN

    TEBELLÜĞ TARİHİ                       :

     KONU                                                 : …..Trafik Denetleme Şube’nin …/…/… Tarihli  ve ………… Seri Numaralı Trafik Ceza

    Tutanağında Yazılı Para Cezasının İptali İstemimizi İçerir Dilekçemizden İbarettir.

    A Ç I K L A M A L A R                            

    1-) Müvekkilimize ait ………… tescil plakalı motosikletiyle ilgili olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu`nun 51. maddesine istinaden “Hız sınırlarına uymama suçu”nu işlendiği gerekçesiyle gıyabında kesilen toplam ………… -TL bedelli trafik cezası tutanağı düzenlenmiştir.

    2-) Müvekkilimiz Gelir İdaresi Başkanlığına ait internet sitesi üzerinden … yılı Motorlu Taşıtlar Vergisine ilişkin sorgulama yaparken bu trafik cezasından haberi olmuş; tarafına herhangi bir tebliğ yapılmadığından suçun içeriği ile ilgili bir bilgisi de bulunmamaktadır.

    3-) Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanaklarının Düzenlenmesinde, Tahsilinde ve Takibinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesi uyarınca “Trafik idari para cezası karar tutanaklarının tebliği,  5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20nci maddesinde yer alan soruşturma zamanaşımı süreleri içerisinde yapılır.”

    Ancak yasal süre içerisinde müvekkilimize söz konusu cezaya ilişkin olarak herhangi bir tebligatta bulunulmamıştır.

    4-) Yukarıda açıklanan nedenlerle mevzuata aykırı olarak, tebliğ edilmesi gerektiği halde tebliğ edilmeden kesinleştirilen itiraza konu trafik tutanağında yazılı para cezasının iptaline karar verilmesi için mahkemenize başvurma zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

     

    HUKUKİ NEDENLER                : 2918 S. K. m. 51, 116; Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanaklarının Düzenlenmesinde, Tahsilinde ve                                                                           Takibinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m. 10

     

    SONUÇ VE İSTEM                     : Yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığım nedenlerle itirazımızın kabulü ile mevzuata aykırı olarak düzenlenen ….-TL para cezasının iptaline karar verilmesini mahkemenizden saygıyla bilvekale talep  ederiz.  …/…/…

     

    İtiraz Eden Vekili

     Av.

     

  • Kayyımlığın Kaldırılması İstemi Dilekçesi Örneği

    Kayyımlığın Kaldırılması İstemi Dilekçesi Örneği

    Türk Medeni Kanunu çerçevesinde düzenlenen kayyımlık, belirli bir işin görülmesi veya malvarlığının yönetilmesi amacıyla mahkemece atanan geçici bir temsil makamıdır. Vasiliğin aksine genellikle sınırlı bir görev tanımına sahip olan kayyımlık, atama amacının gerçekleşmesi, görev süresinin dolması veya kayyım atanmasını gerektiren sebeplerin ortadan kalkmasıyla hukuki geçerliliğini yitirir. Kayyımlığın kaldırılması istemi dilekçesi, bu noktada devreye girerek, kişinin kendi hakları üzerinde yeniden tam tasarruf yetkisine kavuşmasını veya malvarlığı üzerindeki idari kısıtlamaların sonlandırılmasını sağlayan temel usul işlemidir. Bu dilekçe, kısıtlılık veya temsil ihtiyacının kalmadığını resmi makamlara bildirerek mülkiyet ve tasarruf hürriyetini yeniden tesis etmeyi amaçlar.

    Kayyımlık kararının kaldırılabilmesi için, karara dayanak teşkil eden hukuki veya fiili engellerin kalktığının somut delillerle mahkemeye sunulması esastır. Örneğin, bir dava için atanan temsil kayyımlığında davanın kesinleşmesi, gaip bir kimse için atanan yönetim kayyımlığında ise kişinin ortaya çıkması gibi durumlar, kayyımlığın sona ermesi için haklı sebep teşkil eder. Mahkemeye sunulacak talepte, kayyım atanmasına neden olan koşulların güncel durumu analiz edilmeli ve temsil ihtiyacının neden sona erdiği yasal dayanaklarla açıklanmalıdır. Eksik veya gerekçesiz başvurular, kişinin hakları üzerindeki kısıtlamanın gereksiz yere uzamasına yol açabilir. Aşağıda, idari ve hukuki engellerin bertaraf edilmesi amacıyla hazırlanan, profesyonel kayyımlığın kaldırılması istemi dilekçe örneği yer almaktadır.

    Kayyımlığın Kaldırılması İstemi Dilekçesi Örneği

     

    ….. SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

    DAVACI                             :                                                                           TC No:

    ADRES                              :

    VEKİLİ                             :

    ADRES                              :

    MADDİ İLGİLİ               :

    KONU                                : Kayyımlığın kaldırılması istemimizi içerir dilekçemizin sunulmasından ibarettir.

    A Ç I K L A M A L A R I M I Z

    1-) …. Sulh hukuk Mahkemesi’nin …/…/… T. …/… E. …/… K. sayılı dosyasında …. …. ‘nın nikahsız ilişki yaşadığı … …’dan …/…/…. tarihinde küçük … … dünyaya geldiği, buna dair olarak açılacak babalık davasında …. …. ile çocuğu küçük … …’ın menfaatlerinin çatışacağı gerekçesi ile küçük … …’a kayyım atanması istenmiş ve bu davanın neticesinde müvekkilimiz … …. kayyım olarak atanmış bulunmaktadır.

    2-) Sözü geçen babalık davası … Mahkemesi’nin …/…/… T. …/… E. …/… K. sayılı dosyasında …/…/… tarihinde açılmış,  işbu dava …/…/… tarihinde karara çıkmış ve …/…/… tarihinde de kesinleşmiştir.

    3-) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 447. Maddesi;

    “Temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erer.

    Yönetim kayyımlığı, kayyımın atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer.Yasal danışmanlık, vesayetin kaldırılmasına ilişkin hükümler uyarınca vesayet makamının kararıyla sona erer.” hükümlerine haizdir.

    Bu hüküm çerçevesinde babalık davasının açılmış ve kesinleşmiş olması nedeniyle müvekkilimizin kayyımlık görevi gereği üstlendiği iş sona ermiştir.

    4-) Açıklanan nedenlerle …. Sulh hukuk Mahkemesi’nin …/…/… T. …/… E. …/… K. sayılı kararı ile kayyım olarak atanan müvekkilimizin kayyımlığının kaldırılmasını mahkemenizden isteme zorunluluğu işbu dilekçe ile hasıl olmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER                : 6100 S. K. m. 1, 4, 5, 6; 4721 S. K. m. 403, 426,  428, 429, 430, 431, 477, 478.

    HUKUKİ DELİLLER                  : 1-) …. Sulh hukuk Mahkemesi’nin …/…/… T. …/…   …/… K.sayılı kararı

                                                                     2-)… Mahkemesi’nin …/…/… T. …/… E. …/… K. sayılı kararı

     

    SONUÇ VE İSTEM                          : Açıklanan nedenlerle …. Sulh hukuk Mahkemesi’nin …/…/… T. …/… E. …/… K. sayılı kararı ile kayyım olarak atanan müvekkilimizin kayyımlığının kaldırılmasını mahkemenizden saygıyla talep ederiz.  …/…/….

    EKLER                                                :

    Davacı Vekili

              Av.

     

  • Müddetnameye İtiraz Dilekçesi ve Hesaplama Rehberi

    Müddetnameye İtiraz Dilekçesi ve Hesaplama Rehberi

    Ceza infaz hukukunda müddetname, hükümlünün ceza infaz kurumunda geçireceği süreyi, koşullu salıverilme ve hak ederek tahliye tarihlerini gösteren en temel belgedir. İnfaz savcılığı tarafından düzenlenen bu belge, bazen karmaşık mahsup işlemleri, hatalı tekerrür uygulamaları veya yeni infaz düzenlemelerinin göz ardı edilmesi nedeniyle yanlış tarihler içerebilmektedir. Müddetnameye itiraz dilekçesi, hükümlünün hürriyetinden yoksun kaldığı sürenin yasal sınırlar içerisinde kalmasını sağlamak ve haksız yere fazladan infaz yapılmasını engellemek amacıyla İnfaz Hakimliğine sunulan hayati bir başvurudur. Bir günün dahi hürriyet bağlamında telafisi imkansız sonuçlar doğurduğu dikkate alındığında, bu itirazın teknik bir titizlikle yapılması elzemdir.

    İtiraz sürecinde özellikle gözaltında veya tutuklulukta geçen sürelerin ana cezadan düşülüp düşülmediği (mahsup), suçun niteliğine göre uygulanan infaz oranının doğruluğu ve denetimli serbestlikten yararlanma şartlarının oluşup oluşmadığı detaylıca analiz edilmelidir. Müddetnamede yer alan hatalar genellikle zincirleme suçlar, içtima kararları veya kanun değişikliklerinin infaz rejimine yansıtılmaması noktalarında toplanmaktadır. Dilekçede, hangi tarihler arasında nerede infazın gerçekleştiği ve yasal olarak hangi tarihte tahliye olunması gerektiği, güncel mevzuat hükümleri ve Yargıtay içtihatları ışığında somutlaştırılmalıdır. Aşağıda, hürriyet hakkının korunması ve doğru infaz hesabının yapılması taleplerinizde kullanabileceğiniz, profesyonel müddetnameye itiraz dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Müddetnameye İtiraz Dilekçesi Örneği

     

    …  CEZA MAHKEMESİ’NE

     

    İTİRAZ EDEN

    (HÜKÜMLÜ)                   :

     

    SAVUNMA:

     

    ADRESİ                            :

     

    KONU                               : Müddetnameye itirazımızdan ibarettir.

     

    AÇIKLAMALAR                   :

     

    1-) Müvekkilimiz hakkında … suçundan mahkemeniz ilamı ile hükümlü hakkında verilen … yıl … ay hapis cezasının infazı sırasında, Cumhuriyet Savcılığınca düzenlenen müddetnamede, şartla tahliye tarihi …/…/…, bihakkın tahliye tarihi ise …/…/… olarak belirtilmiştir.

     

    2-) Müvekkilimiz …/…/… tarihinde şartla tahliye edilmiş olup deneme süresi içinde ve …/…/… tarihinde … suçu nedeniyle …/…/… tarihinde gözaltına alınmış ve … ay … gün … Cezaevi’nde tutuklu kalmıştır. Kasten işlenen bu suç nedeniyle, müvekkilimiz hakkında verilen şartla tahliye kararı geri alınarak suç tarihinden, bihakkın tahliye tarihine kadar olan sürenin aynen infazına karar verilmiştir.

     

    3-) … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen …/…/… tarihli müddetnameye göre bu cezanın infazına …/…/… tarihinde başlandığı, … sayılı Yasa doğrultusunda çekmesi gereken cezadan … yıllık indirim uygulandığı, bihakkın tahliye tarihinin …/…/… olarak belirlendiği anlaşılmıştır.

     

    4-) Müvekkilimizin hürriyetinin kısıtlanmasına neden olan … ay … günlük sürenin mahkemeniz hükmünün infazı sürecinde mahsup edilmesi Türk Ceza Kanunu gereğidir. Bu temelde müvekkilimiz hakkında düzenlenen müddetnamenin yeniden düzenlenerek bihakkın tahliye tarihinin …/…/… olarak değiştirilmesi için mahkemenize başvurma zorunluluğu doğmuştur.

     

    HUKUKİ NEDENLER  : 5237 S. K. m. 7; 5275 S. K. m. 107, 108.

     

    SONUÇ VE İSTEM                    : Yukarıda açıklanan nedenlerle itirazımızın kabulüne ve müvekkilimiz hakkında Cumhuriyet Savcılığınca düzenlenen müddetnamede belirtilen bihakkın tahliye tarihinin …/…/… olarak değiştirilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz. …/…/…

     

    Hükümlü Müdafii

     

  • Müteselsil Borçlu Fazla Ödeme Tahsili Dilekçesi

    Müteselsil Borçlu Fazla Ödeme Tahsili Dilekçesi

    Hukuk sistemimizde müteselsil borçluluk, alacaklının borcun tamamını borçlulardan herhangi birinden talep edebilmesine imkan tanıyan, alacağı güvence altına alan bir müessesedir. Ancak bu durum, borcun tamamını ödeyen borçlunun, kendi payından fazlasını üstlenerek diğer borçluların yükünü hafiflettiği gerçeğini değiştirmez. Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde, borcun tamamını veya kendi payından fazlasını ödeyen müteselsil borçlu, diğer borçlulara karşı rücu hakkına sahip olur. Müteselsil borçlu fazla ödeme tahsili dilekçesi, bu noktada devreye girerek, alacaklıya yapılan ödemenin diğer borçluların payına düşen kısmının yasal faiziyle birlikte geri alınmasını sağlayan temel hukuki başvurudur.

    Rücu sürecinin başarıyla yönetilmesi, yapılan ödemenin miktarının, tarihinin ve diğer borçluların iç ilişkideki sorumluluk oranlarının net bir şekilde belgelendirilmesine bağlıdır. Kanun gereği, borçlular arasındaki iç ilişkide aksi kararlaştırılmadıkça her borçlu eşit paydan sorumludur. Dilekçede, alacaklıya yapılan ödemeye dair icra dosyası makbuzları veya banka dekontları somut delil olarak sunulmalı; ödemeyi yapan borçlunun, alacaklının haklarına halef olduğu vurgulanmalıdır. Diğer borçluların ödemeden kaçınması durumunda, bu dilekçe ile başlatılacak süreç, haksız zenginleşmenin önüne geçerek borçlular arasındaki mali adaleti sağlar. Aşağıda, rücu hakkınızı etkin bir şekilde kullanmanızı ve fazla ödediğiniz tutarları tahsil etmenizi sağlayacak profesyonel müteselsil borçlu fazla ödeme tahsili dilekçesi örneği yer almaktadır.

    Müteselsil Borçlu Fazla Ödeme Tahsili Dilekçesi Örneği

     

    … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE;

    DAVACI                           :

    ADRES                             :

    VEKİLİ                            :

    ADRES                             :

    DAVALI                           :

    ADRESİ                            :

    KONU                               : Müteselsil borçlu sıfatıyla yapılan fazla ödemenin diğer borçludan tahsili istemimizi içerir dilekçemizdir.

    DAVA DEĞERİ              :

    AÇIKLAMALAR           :

    1-) Müvekkilimiz ve dosyamız davalısı (diğer dosya borçlusu) aleyhine ……… İcra Müdürlüğü’nün ……/…… esas sayılı dosya ile bono sebebiyle icra takibi başlatılmıştır. Toplam dosya borcu…….- TL olup müvekkilimiz dosyamız davalısı (borçlu) ile bonoyu kefil hanesini de boş bırakarak birlikte imzalamıştır.

    2-) Müvekkilimiz icra dosya borcunun tamamı olan ……..-TL’yi …/…/… tarihinde dosya alacaklısına ödemiş bulunmaktadır. Ancak yukarıda belirtilen sebeplerden ötürü ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde belirtilen “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.” Hüküm de dikkate alınarak müvekkilimizin davalı ile müteselsil borçlu olmasından ötürü asıl borç olan ………-TL’nin 1/2’sinden sorumlu olması gerekmektedir.

    3-) Müvekkilimizin davalı ile birlikte imzaladıkları bonoya dayalı olarak bono alacaklısına yaptığı fazladan ……-TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsili için işbu davayı açma zorunluluğumuz doğmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER  :  6098 S. K. m.167; 6100 S. K. m. 2, 6

    HUKUKİ DELİLLER    :

    1-) ……… İcra Müdürlüğü’nün ……/…… esas sayılı dosyası

    SONUÇ VE İSTEM        : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, bono alacaklısına müvekkilimiz tarafından yapılan …….-TL ödemenin müteselsil borçludan temerrüt faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. …/ …/ …

                                                                                                        Davacı Vekili

    Av.