2918 Sayılı KTK Uyarınca Trafik Kazalarında Kusur Halleri

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK), Türkiye’deki trafik düzeninin ve güvenliğinin yasal çerçevesini belirlerken, meydana gelen kazalarda sorumluluğun paylaştırılması için “kusur” kavramını temel alır. Kanun, sürücülerin ve yayaların uyması gereken kuralları açıkça tanımlamış ve bu kuralların ihlal edilmesini belirli derecelerde kusur saymıştır.

Hukuk sistemimizde kusur, tazminat miktarının belirlenmesinde doğrudan bir “indirim sebebi” olarak kullanılır. 2026 yılı itibarıyla, kaza tespit tutanakları ve bilirkişi raporları hazırlanırken KTK’nın ilgili maddeleri esas alınarak kusur dağılımı yapılmaktadır. Kanun kapsamında kusur durumları, genellikle “Asli Kusur” ve “Tali Kusur” olarak iki ana başlık altında toplanarak değerlendirilmektedir.

2918 Sayılı Kanun Madde 84: Asli Kusur Sayılan Haller

Asli kusur, kazanın meydana gelmesinde birinci derecede etkili olan, ağır kural ihlallerini ifade eder. KTK’nın 84. maddesinde sayılan bu haller, genellikle tartışmaya kapalı olan ve sürücünün tam veya ağırlıklı kusurlu sayılmasına neden olan durumlardır.

  • Kırmızı Işık ve Dur İşareti İhlali: Trafik ışıklı işaretlerinde kırmızı yanarken geçmek veya yetkili memurun dur işaretine uymamak en net asli kusur halidir.
  • Arkadan Çarpma: Seyir halindeki bir araca arkadan çarpmak, güvenli takip mesafesini korumama kuralının ihlali nedeniyle asli kusur kabul edilir.
  • Geçme Yasağı Olan Yerlerde Geçme: Hatalı sollama olarak da bilinen, görüşün kısıtlı olduğu virajlarda veya çizgili yasak bölgelerde şerit ihlali yapmak bu kapsamdadır.
  • Karşı Şeride Geçme: Bölünmüş yollarda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride veya bölüme girilmesi ağır bir ihlaldir.

2026 yılındaki yargı pratiklerinde, asli kusur işleyen sürücülerin sadece maddi tazminat değil, aynı zamanda yüksek manevi tazminat ve ceza davalarıyla da karşı karşıya kaldığı görülmektedir. Maddi hasarlı kazalarda, asli kusur işleyen tarafın sigorta şirketi, karşı tarafın zararını %100 oranında (aksi bir durum yoksa) karşılamakla yükümlü tutulur.

Tali Kusur ve Kural İhlalleri

Tali kusur, kazanın oluşumunda doğrudan sebep olmasa da, zararın büyümesine veya kazanın önlenememesine katkıda bulunan ikincil derecedeki kural ihlallerini ifade eder. Kanun metninde açıkça “tali kusur” başlığı olmasa da, 84. madde dışındaki kural ihlalleri yargı doktrininde bu şekilde nitelendirilir.

Hukuki Detay: Örneğin, bir sürücünün hız sınırını cüzi miktarda aşması (KTK Madde 50-51) veya kavşağa yaklaşırken hızını yeterince azaltmaması (KTK Madde 52), kazanın ana sebebi başka bir sürücünün asli kusuru olsa bile tali kusur olarak dosyaya işlenebilir.

2026 yılındaki bilirkişi raporlarında, “hızın yol ve hava durumuna göre ayarlanmaması” maddesi, tali kusur dağılımında en sık başvurulan gerekçelerden biridir. Kusur oranları genellikle 25/75, 50/50 veya 0/100 şeklinde paylaştırılırken, tali kusura sahip olan tarafın tazminat alacağından kendi kusuru oranında indirim yapılır.

Manevra Kuralları ve Kavşaklarda Geçiş Önceliği

KTK’nın 67. ve 57. maddeleri, özellikle şehir içi kazalarda kusur durumunun belirlenmesinde kilit rol oynar. Dönüşlerde (sağa veya sola) sinyal vermemek, kontrolsüz kavşaklarda “sağdan gelen araca yol vermemek” gibi ihlaller, kaza raporlarında temel veri olarak kullanılır.

Kavşak kazalarında kusur tespiti yapılırken, yolun “ana yol” veya “tali yol” ayrımı (trafik levhaları ile belirlenmişse) ilk bakılan unsurdur. Tali yoldan ana yola çıkan bir sürücünün, ana yoldaki trafiği durduracak şekilde yola girmesi asli kusur teşkil eder.

2026 yılı itibarıyla akıllı kavşak sistemlerinden alınan kamera kayıtları, bu manevra hatalarının saniyeler bazında analiz edilmesini sağlamaktadır. Bu durum, “Ben kavşağa önce girdim” şeklindeki sürücü savunmalarının doğruluğunun matematiksel olarak test edilmesine olanak tanır.

Yayaların Kusur Durumları ve 2918 Sayılı KTK Madde 68

Trafik kazalarında sadece sürücüler değil, yayalar da kusurlu bulunabilir. KTK’nın 68. maddesi yayaların uyması gereken kuralları belirler. Yaya geçidi olmayan yerlerden ana yola fırlamak, kırmızı ışıkta geçmek veya otoyol gibi yayalara kapalı alanlara girmek yayanın kusurlu sayılmasına neden olur.

Yayanın asli kusurlu olduğu kazalarda, sürücünün kusursuz veya tali kusurlu bulunması durumunda, sürücüye karşı açılan tazminat davaları reddedilebilir veya tazminat miktarı sembolik düzeylere inebilir.

2026 yılı yargı içtihatlarında, özellikle “yaya öncelikli trafik” anlayışının bir sonucu olarak, yaya geçitlerinde meydana gelen kazalarda sürücülerin “öngörülebilirlik” sınırı aşılmadığı sürece çok daha ağır kusur oranlarına (%100 gibi) maruz kaldığı görülmektedir. Yayanın alkollü olması veya dikkatsizliği, sadece kaza anında sürücünün yapabileceği hiçbir manevranın kalmadığı durumlarda tam kusur olarak yansıtmaktadır.

 

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir